EkoYapı Dergisi - Ekolojik Yapılar ve Yerleşim Dergisi

Suya Duyarlı Şehirler

DUSTY GEDGE, Avrupa Yeşil Çatı Dernekleri Federasyonu Başkanı

GARY GRANT, Ekolojist, Yeşil Çatı ve Yaşayan Duvarlar Uzmanı

Şehirler, kırsal alanlardan daha sıcak ve daha kurudur. Izgara sistemlerinin ve yeraltı kanallarının çok olması, yüzey drenajının hemen su yollarına taşındığını göstermektedir. Bu durum, nehirlerin zarar görmesine ve kirlenmesine sebep olurken, su yollarının taşmasına neden olmaktadır. Günümüzde drenaj anlayışı, sudan bir an önce kurtulmak üzerine kurulmaktadır. Fakat bu yaklaşım savurgan, kirli bir duruma ve verimsiz, çirkin bir kentsel çevreye neden olur. Ek olarak bu yaklaşımla beraber diğer problemler de şiddetlenmektedir: Yoğun kuru bina yüzeyleri güneş tarafından ısıtıp, güneş enerjisini depolayıp, gece tekrardan etrafa yaymakta ve bu “kent ısı ada etkisi”ne neden olmaktadır. Isı ada etkisinin iklim değişikliği ile daha kötü bir hal alacağı ve klimalara olan talebin artacağı öngörülmektedir.

Bazı şeyler değişiyor…

Şimdi şehir planlamacılar, mühendisler ve tasarımcılar, bütün iklim kuşaklarında yaşayan insanları birleştiren bir konu olarak su ve şehirler üzerine devrim niteliğinde düşünceler ortaya çıkartıyorlar. Örneğin; 2010 yılında İngiltere’de, yerel yetkililerin sürdürülebilir drenaj sistemlerini düzenlemelerini öngören kanun kabul edildi. Sürdürülebilir Drenaj Sistemi (SUDS), drenaj mühendislerinin, yüzey suyunu yavaşlatmak ve temizlemek için doğayı taklit etmeleri gerekliliği üzerine kuruludur. Mümkün olan her yerde boruların kullanımından kaçınılmalı, böylece suyun kalitesinin artması ve sellerin engellemesi sağlanırken, biyolojik çeşitliliğin arttırılması hedeflenir.

SUDS mühendisleri drenaja belirli bir yolla yaklaşılmasını önermektedirler. Önemsenen ilk konu suyu bir kaynakta nasıl tutulacağıdır. Bunun anlamı yağmur sularını bir depoda toplanarak, yeniden kullanımının veya yeşil çatılarda emilmesini sağlamaktır. 800mm yağış alan bir iklimde, 100mm derinliğinde geniş bir yeşil çatı her yıl yağan yağmurun %50 sini absorbe edebilir ve buharlaştırabilir. Daha derin toprakla oluşturulmuş çatı bahçeleri üstüne yağan bütün yağmur suyunu emebilir. Yeşil çatılar, ısı adası etkisini ve yaz ısı dalgalarının neden olacağı olumsuzlukları azaltamakta çok önemlidir. Bunu bir kısım güneş ışınlarını yansıtarak ve ayrıca buharlaşma ve terleme soğutması ile binanın ve çevrenin serin kalmasını sağlayarak yapmaktadır. Şikago’da yapılan bir araştırma göstermiştir ki bu gibi bir yaklaşım, bir binada binlerce dolar bütün şehirde ise milyonlarca dolar enerji (soğutma) masrafından tasarruf sağlamaktadır.

İkinci olarak, yeşil çatınızdan akıp giden veya tanklarda depolanan suyu süzmek ve kanala dökmek için yerel bir su çukuruna aktarılabilir. Kentte yer döşeme elemanlarında boşluklar yaratılarak ilgi çeken su öğeleri oluşturulabilir. Bahçeler, suyu depolamak ve süzmek için “yağmur bahçeleri” ne dönüştürülebilir ve eğer jeolojik yapı uygunsa yeraltı sularının yeniden dolumunu kolaylaştırabilir. Sokakta ağaç dipleri ve bitki parterleri, sulama ihtiyaçlarını düşürmek için binalardan, kaldırımlardan ve yollardan su akışını sağlayacak şekilde tasarlanabilir.

Üçüncü olarak, uygun olan boşluklardan (bu yerler şehirlerde genellikle parklardır) yüzey suları göletlere veya havzalara yönlendirilebilir. Bunlar daimi su birintileri veya yoğun yağmurlardan sonra dolan, normalde kuru olan alanlarda (bekletme havzaları) oluşan kalıcı göletler olabilir. Kent içi sulak alanlarda bulundurulabilecek su bitkileri sayesinde biriken suyun boşaltımından önce doğal olarak temizlenmesi sağlanabilir. Avustralya’da, parklarda su sonra sulamada kullanılmak üzere depolanıyor.

Kuzey Amerika’da buna benzer bir yaklaşım, Low Impact Development (LID) adındaki konseptin bir parçası olarak benimsenmiştir . Son 10 yıl içerisinde, Birleşik Devletleri Oregon eyaletinin Portland şehrinde, büyük ilerlemeler kaydedilmiştir. Federal hükümetin, Willamette Nehrinin somon balıkları için su kalitesinin korunmasıyla ilgili talebi üzerine şehrin peyzaj mimarı, Tom Liptan, kent su boşaltım havzalarındaki, otoparklardaki, sokaklardaki, okullardaki ve şehir merkez alanlarındaki suyun sürdürülebilir drenaj öğeleriyle boşaltımını sağlayan müdahelelerde bulundu. Özellikle dikkat çekilen konulardan biri, otoparklarda ve caddelerde yer alan yağmur bahçeleriydi. Asfalt ve yer kaplamaları kaldırılıp yerlerine küçük su baskınları sırasında drenajı sağlayabilecek çakıl, toprak ve yerel bitkilerle oluşturulmuş yeşil alanlarla doldurulmuş küçük havzalar kullanıldı. Ev sahipleri, yağmur suyu drenaj borularının engellenip, kendi yağmur bahçelerini yaratma şanslarına sahip oldular.

Su drenajına geleneksel yaklaşımın etkilerinden biri de kent su yollarının kanallaştırılmasının ve düzeltilmesinin doğal yaşamda ve sosyal alanlarda kayıplara yol açmasıdır. 20. yüzyıl içerisinde insanlar sudan keyif almak yerine suya arkalarını dönmüşlerdir. Kanallaştırma süreci su yollarının yeraltı borularıyla akıtılmasını geri döndürülebilir. Nehir restorasyonu, bilinen bir süreç olarak yaygınlaşmakta ve bazı konularda kent alanlarının yenilenmesinde başı çekmektedir. Dikkat çekici bir örnek olarak Güney Kore, Seul’de Chonggyecheon nehri gösterilebilir. Nehir, yeraltı kanalına alınarak önemli bir otoyolla üstü kapatılmış fakat şimdi nehirin bir kilometreden fazla bölümü yeniden eski haline getirilerek ilgi çeken bir park oluşturulmuştur. Şimdilerde nehre manzarası olan binalar yerel ekonominin verdiği ivmeyle bir yeniden doğma yaşamıştır .

Güney Doğu Londra’da kanallaştırılmış Quaggy Nehrinin yeşil kıyıları ve kıvrımlı yatağı geri verilerek yerel bir park olarak yeniden düzenleşmiştir . Bu yaklaşım, istisna olarak yoğun yağmurların sebep olacağı selde suyu yerleşim alanları yerine parklara yönlendiriyor. Buna benzer başka projeler de İngiltere’nin başkentinde planlanmakta ve ilerlemektedir.

Avustralya’da, kent yetkilileri sürdürülebilir drenaj kavramının da ilerisine gitmişlerdir. Bunun yerine “suya duyarlı kent tasarımı” (WSUD) fikrini geliştirmişlerdir. WSUD, şehirleri, sadece fırtına sularını değil bütün su döngüsünü göz önünde tutarak daha sürdürülebilir yapmanın yollarını aramaktadır. Bu yaklaşım şehirleri su havzası olarak görerek, yağmur sularını toplayıp, kullanıldıktan sonra tekrar değerlendirmektedirler. Ayrıca işlenmiş atıkların tekrar kullanımına dikkatlice yaklaşmaktadır. Kanalizasyon suyu, merkezileşmiş arıtma işlemleri olmadan kolayca üstesinden gelinememesine rağmen, gri suyun işlenmesi her binada veya yerleşimde kolaylıkla uygulanabilir. Banyolardan ve lavabolardan toplanan gri su kolayca temizlenebilir ve tekrar kullanılabilir. Süzme işleminden sonra, gri su kurulmuş sulak alanlardan geçirilebilir, tuvalet sifonlarında ve sulamada yeniden kullanılabilir. Böylece musluk suyuna olan talep azalır, buharlaşma soğutması için uygun su hacmi artar. Avustralya Melbourne’da, şu an bu yaklaşımın düzinelerce örneği mevcuttur

Hindistan’ın Chennai şehri 1980’lerin sonunda ciddi bir su stoğu sorunuyla karşı karşıya kaldı ve ayrıca korkutucu düzeyde yeraltı sularının tükenmekte olduğu anlaşıldı. O zamandan beri yüzey suları toplanarak yeraltı sularının yeniden oluşturulmasında ve içme suyu olarak kullanılmasında değerlendiriliyor. Chennai’de yağış oranı (yıllık yaklaşık 1200mm) yüksektir, fakat diğer birçok yerdeki gibi nispeten çok kısa bir sürede çok yoğun yağmaya eğilimlidir. Yeterli düzeyde depolama sağlayarak, 100m² hacimli çatı alanına sahip bir ev, kişi başı günlük yaklaşık 200 litre su gerektiği hesaplandığında 10 kişi için yeterli suyu toplayabilir. Böylece yağışın sadece yüzde 60’ı toplanmıştır .

Singapur, su ithalatına bağlılığını düşürmenin yollarını ararken, suya duyarlılık fikrini benimsemiştir. Bu durum, kent yağmur su havzalarının ve suyun geri dönüşümü’nün sağlanmasına olanak sağlamıştır. Kanalizasyon suyu yüksek standartlarda işlenip tekrar rezervuarlara yönlendirilmiştir. Bir zamanlar betondan drenaj hatlarından başka bir şey olmayan Kallang gibi nehirler, keyif verici nehirler haline dönüşmüşler, sadece yüzey akıntıları alan yerler olmaktan çıkıp, doğal yaşamı sağlayan ve insanların ziyaret edeceği çekici yerler olmuşlardır . Kallang gibi temiz su akıntıları rezervuar havzalarına daha sonra tekrar kullanım için yönlendirilmiştir.

Geleceğin suya duyarlı şehirleri kirletilmiş suyu nehirlere boşaltmayacak. Atık su yüksek standartlarda işlenecek ve geri kazandırılacak. Yağmur suları yeşil çatılar ve yağmur bahçeleri tarafından toplanacak, yazın binalarımızı ve yerleşimlerimizi soğutulmasına yardımcı olacak. Gri su, su havzalarında toplanarak temizlendikten sonra tuvalet sifonlarında ve sulamada kullanılacak. Sokak ağaçları ve yağmur bahçeleri sokaklardan suları alacak, suyollarını korumaya yardımcı olacak. Nehirler restore edilecek ve doğrusal parklar olarak açılacak, sahillerimiz ve diğer su yolları daha temiz bir şekilde çok sayıda balıklara ve diğer doğal yaşamlara destek verecek. Suya duyarlı şehirler daha yeşil, daha serin, daha enerji verimli, daha çok doğal yaşama sahip ve yaşamak için daha hoş ve sağlıklı yerler olacak. Gelecek yıllarda çevrenizde bu yaklaşımın sonuçlarına şahit olmanızı umuyor ve sizinle bunu başarmak için sabırsızlanıyoruz.

Gary Grant

Bağımsız bir ekolojist ve çevreci olarak 30 yıllık deneyimiyle ekolojik incelemeler ve değerlendirmelerde bulunan Gary Grant, yaşam ortamı oluşturma / restorasyon çalışmalarında, yeşil altyapı planlamasında, yerleşim tasarımı ve yönetimi konularında çeşitli çalışmalar yapıyor. Yapılı çevre tasarımcılarıyla çalışarak onları ekosistem yaklaşımını kullanma konusunda teşvik eden Grant, Bedford Nehri Vadisi Parkı, London 2012 Olimpiyat Parkı, Qatar’daki Eğitim Şehri, Rusya’daki Zavidovo Resort, Abu Dhabi’daki Saadiyat Adası ve Whitehill-Bordon Eko Kasaba gibi büyük ölçekli projelerde çalışmıştır.

Dusty Gedge

15 yıl sirklerde aktörlük ve sokak sanatçılığı yaptıktan sonra son 10 yıldır kent ekolojisti olarak çalışmalarda bulunan Dusty Gedge, özellikle yeşil çatılar ve ıslah gerektiren araziler konusunda uzmanlık kazanmıştır. 2004 yılında www.livingroofs.org internet adresini yeşil çatılar konusunda bağımsız bir kaynak olarak kurmuş, halen Avrupa Yeşil Çatı Dernekleri Federasyonu başkanlığını yürütmektedir. Ayrıca bir doğal yaşam TV programında sunuculuk yapmaktadır.

KAYNAKÇA

1 http://www.defra.gov.uk/enviro...

2 http://www.explorechicago.org/...

3 http://www.lowimpactdevelopmen...

4 http://english.sisul.or.kr/gro...

5 http://www.therrc.co.uk/rrc_case_studies1.php?

6 http://wsud.melbournewater.com...

7 http://www.chennaimetrowater.t...

8 http://www.pub.gov.sg/abcwater...


Yorum yaz...

Teşekkür ederiz. Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Üzgünüm. Yorumunuz gönderilemedi. Lütfen tekrar deneyin.
  • (Yayınlanmayacak)