EkoYapı Dergisi - Ekolojik Yapılar ve Yerleşim Dergisi

Sabancı Center’da Akıllı Otomasyonla Hedeflenenler

1993’te hizmete açılan Sabancı Center, Türkiye’nin ilk akıllı binası olma özelliğini taşıyor. Kendi teknik kadrosunu bünyesinde bulunduran oluşum, bina alt yapısının sürdürülebilirliğini, yani yaşamsal ömür anlamında bakımlı ve yeni olmasının devamlılığını sağlamış. Bu devamlılık ise tesisin görüntüsü, yaşamsal ömrü, işletme ve bakım giderleri ile birlikte tüketim değerleri gibi somut göstergelerle ölçülebilmiş. Mühendislik Hizmetleri Müdürü Eser Çizer, bu görüntüyü Sabancı Center’ı hızla çoğalan diğer “akıllı” binalardan ayıran önemli bir farklılık olarak yorumluyor.

Düzenli bakım ve işletmenin enerji verimliliğinin sürdürülebilirliği anlamında çok önemli olduğunu düşünen işletme ekibi, Sabancı Center’da sürekli izleme ve kontrolü eksiksiz enstrüman ile ölçü aletleri kullanımı, hassasiyet, enstrüman kalibrasyonlarının prosedürlere uygun olarak zamanında yerine getirilmesini sağlıyor.

Eser Çizer, binada 1999 yılından beri enerji verimliliği üzerine yoğunlaşan çalışmaların aralıksız sürdüğünü belirtiyor. 1999 yılındaki enerji tüketim analizi ve 2008 yılında yapılan ara değerlendirme analizi ile tüketimin bina içindeki dağılımı ve meydana gelen değişimlerin çalışma dönemi içinde karşılaştırmaları yapılmış: Veriler akıllı sistemlerin katkısını gösterir şekilde.

Binada enerji ve su tüketiminin en büyük etkenlerinden biri olan soğutma kulesine sonradan yapılan eklentiler sayesinde yeni otomasyon sistemine adapte olmasıyla, kule su seviyeleri, fanlar, frekans ve kWh tüketim değerleri, yağmurlama pompaları, damperler, iletkenlik değerleri ile blof vana pozisyonu, hepsi otomatik veya manuel ekrandan tek tek kontrol edilir hale getirilerek, otomasyon merkezi üzerinden tam kumanda sağlanmış (Bkz. Görsel 1).

Benzeri birçok dönüşümden sonra altyapının hazırlanması ile birlikte 2010 yılı icinde 5 yıllık projenin en büyük kalemi olan otomasyon sistemi yenilenmesine gidilmiş.

Otomasyon sisteminin yeniden yapılanmasında sistem mantığı değişikliklerinin uygulanması ile birlikte, otomasyon sistemi işletimi, ekran tasarımı ve kullanımı geçmişte yaşanan tecrübeler ve tamamen iç kaynaklarla, ekrandan sistemin bütününe hâkimiyet, az grafikte yoğun bilgi, müşteri memnuniyeti sağlayacak proaktif kullanım, işletme ve teknik servis için harcanacak iş gücünü azaltacak şekilde, binanın kullanım ihtiyacına göre tek tek ve yeniden tasarlanmış. Eser Çizer bu sayede örneği olmayan bir otomasyon sistemi ortaya çıktığını belirtiyor (Bkz. Görsel 2).

Tüm bu dönüşüm sonucunda binanın yapmış olduğu enerji ve CO2 tasarrufu, otomasyon ekranı üzerinden anlık olarak izlenebilir halde. Örneğin, Holding kule Elektrik enerjisi tuketiminde, 18 yıl icinde %37,4 duşuş sağlandığı görülmüş. Bugüne kadar yapılan toplam tasarruf ise 29.186.000 kWh. Doğalgazda 1996-2011 yılları arasındaki düşüş %40 iken, geçmişe dönük toplam doğalgaz tasarrufu 2.739.745 m3’e ulaşmış. %47,8 oranında düşen su kullanımındaki gecmişe dönük toplam tasarruf ise 362.329 ton. Devreye alınan otomasyon sistemi kontrolünde ve yeni sistem mantığı ile 2010 ve 2011 yılı Holding Kule elektrik tüketimi karşılaştırılmasında, Eylül ayları karşılaştırması 1.511.000 kWh/yıl, 2010 yılının, proje etkisinden arındırılmış hali ile yapılan karşılaştırma 1.339.000 kWh/yıl, 2010 yılı icindeki proje etkisi ile birlikte, faturalar uzerinden 01Ocak- 31 Aralık tüketim karşılaştırması ile 1.099.000 kWh/yıl tutuyor.

Doğalgaz ve su kullanımında da benzer şekilde büyük oranda tasarruf sağlayan binada, proje iç getirisi IRR (Internal rate of return) ise %68. Bu, projenin 2 yıl içinde kendini amorti ettiğini gösteriyor (Bkz. Görsel 3).

Altyapı teknolojisi sürekli yenilenen binada, yapılması gerekli olabilecek çalışmalar tamamlanmakla birlikte, geleceğe dönük yeni bilgi ve teknolojik yeniliklerle yapılmaya devam edeceği belirtiliyor.


Yorum yaz...

Teşekkür ederiz. Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Üzgünüm. Yorumunuz gönderilemedi. Lütfen tekrar deneyin.
  • (Yayınlanmayacak)