EkoYapı Dergisi - Ekolojik Yapılar ve Yerleşim Dergisi

​Cephe Teknolojisinin Türkiye’deki Gelişimi ve Sürdürülebilirlik

Priedemann Cephe Danışmanlığı ve

H. Kaan Kuran , Y. Mak. Mühendisi (İTÜ)- Uzman Cephe Mühendisi (Augsburg Uygulamalı Bilimler Üniversitesi)

 destekleriyle hazırlanmıştır...

Cephe danışmanlığının yalnızca mimari tasarımı ve en düşük bütçeyi sağlayan bir pratik olmaktan ziyade; bir çok disiplini bir arada barındıran, tüm mühendislik disiplinlerinin koordine edildiği detaylı ve entegre bir mühendislik pratiği içerdiği  kabul edilmelidir.

H.Kaan KURAN

Bir yapının iç mekan ile dış mekanını ayırarak bir iklim sınırı oluşturan, yapıyı ve yapıda yaşayanları olumsuz dış etkilerden koruma amacı ve işlevini yerine getiren yapı elemanları sistemine veya bu elemanların tümüne ‘Cephe’ adını veriyoruz. 

Her ne kadar cephe kavramı ışık geçirimsiz, doğal veya yapay malzemelerin kullanıldığı sistemler ile şeffaf malzemelerin birlikte kullanıldığı tüm sistemleri içerse de iç mekan ile dış çevrenin görsel bağlantısının sürekli mümkün olduğu camlı sistemler mimarlar tarafından özellikle de yüksek yapılar ve konut dışındaki yapı grupları için daha cazip bulunmuştur. 80’li yılların sonlarından itibaren Avrupa’ da geliştirilen ‘ısı yalıtımlı alüminyum’ sistemlerin Türkiye’de de yerli üreticiler tarafından önce pencere sistemleri sonrasında giydirme cephe sistemleri olarak üretilmesinden itibaren mimari tasarımdaki olanaklar hızla artmıştır. 

Priedemann Cephe Danışmanlığı Türkiye Ekibi

Özellikle 1999 depremi sonrasında Türkiye’ de  yönetmeliklerde yapılan değişiklerle yapıların statik tasarımı ve uygulama kontrolü genel olarak güvence altına alınmıştır. Buna ek olarak İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlerdeki değişim ve yeni proje sayısının artmasına bağlı olarak arsa fiyatlarının hızla artması ve Türkiye genelinde yaşanan hızlı ekonomik büyüme sayesinde yüksek yapılara bir yönelme ve rağbet gözlenmiştir. Bu gelişme elbette diğer disiplinlerde olduğu gibi cephe sistemlerinin de önemini ve cephe sistemlerinden beklenenleri artırmıştır. 

Devamında 2010’ lu yıllardan itibaren ön üretimli panel cephe sistemlerin yaygınlaşması cephe imalatlarında önemli bir kalite gelişimi sağlamıştır. Bunun yanında şeffaf olmayan cepheler için de arkadan havalandırmalı sistem ve malzemelerin de hızla gelişmesiyle ve gerek  yerli üretilen malzeme çeşidinin artması, gerekse genelde Avrupa menşeili malzemelerin tamamının ülkemizde temin edilebilir hale gelmesi ile dinamik Türkiye Cephe Sektörü ülke dışına da açılarak uluslararası boyutta önemli projelere imza atabilmiştir. 

Serdika Center

Son yıllarda yukarıdaki gelişmelere paralel olarak  yapı sektöründeki standartlarımızın çoğu Avrupa standartları ile uyumlu hale getirilmiş, Enerji Koruma Kurulu ile de yapı sektöründeki enerji sarfiyatı ve ekolojik  konularındaki bilinçlendirme artırılmıştır. Ayrıca TSE 825 ve binalarda yangın önlemleri başta olmak üzere kritik öneme sahip standartlarda ve yönetmeliklerde,  cephelerin enerji etkinliği konusunda, güvenliği konusunda birim alandaki ısı geçirgenliğini  ifade eden U değeri gibi, malzemelerin yangın sınıflaması gibi bir çok kriter sıkılaştırılarak tariflenmiştir. 

Ayrıca başta Çevre Dostu  Yeşil  Binalar Derneği olmak üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ nın da katkıları ile çevre koruma ve sürdürülebilirlik hakkındaki bilinç yükseltilmiş, her iki tarafça Türkiye için Yeşil Bina sertifikasyon çalışması yapılmış; ancak bakanlık tarafı maalesef kendi dışındaki çalışmalar ile koordine olma ve ortak bir sertifikasyon çalışmasına girme imkanını sunamamıştır. 

Hans Otto Theatre

Standartlarda olduğu gibi sürdürülebilir yapı teknolojileri hakkında da halen çok önemli bir eksiğimiz, bu standartlara ve kriterlere uyulma zorunluluğunun yeterince açık ve net tarif edildiği, kimler tarafından nasıl takip ve kontrol edileceğinin ve de uyulmadığı zaman caydırıcı yaptırımların neler olacağının yer aldığı hukuki düzenlemeleri içeren kanuni ve yönetimsel düzenlemelerden yoksun kalmış olmamızdır. Bu düzenlemeler yapılmadığı sürece de bu konudaki ilerlemelerin uygulamaya yansıması hep gecikmeli ve eksik olacaktır.  

Günümüzde son derece rekabetçi, dinamik, esneklik kabiliyeti yüksek ve dünyadaki gelişmeleri oldukça yakın dan takip eden bir cephe sektörümüz mevcuttur. En önemli genel sorunlarımızı sıralayacak olursak; 

• Yapı sektöründe planlamaya verilen önem henüz şekilsel kalmaktadır. Görünüşte oldukça profesyonel mimari tasarım ve mühendislik takımları oluşturulmakta  ancak planlama için gereken bütçe ve zaman ayrılmadığı için planlama ekibinin tüm paydaşları ile gerçekten entegre olmaya, koordine olmaya ve projelerin boyutlarının  gerektirdiği derinlikte çalışma ve inceleme yapmaya olanağı maalesef kalmamaktadır. Bu soruna elbette ülkemizdeki gayrimenkul sektörünün hem pozitif hem de negatif yöndeki ani değişimlere açık yapısal şartları ve yatırımcıların çok kısıtlı ve zorlayıcı ekonomik şartlarla mücadele zorunluluğunun sebep olduğunu söyleyebiliriz. 

Dom Aquaree

• Yüksek kaliteye ve ileri teknolojilere olan talebin eksikliği ve zayıflığı cephe sektörünün gelişmesinde önemli bir engel teşkil etmektedir. Dünyada cephe sektörünün yönelimi, değişen iklim koşullarına uyum sağlayabilen ‘Uyum kabiliyetli’ (‘Adaptive’) cephe sistemlerine doğrudur. Ancak üst düzeyde yapı fiziği tasarımı, otomasyon için elektrik mühendisliği çözümleri ve genel iklimlendirme uyumu açısından da mekanik müellifler ile koordineli ve entegre bir çalışma gerektiren bu sistemlere ülkemizde henüz bir talep ve bu taleple birlikte sağlanması gereken, planlama zamanlaması, yalnızca ilk maliyeti değil kullanım ve işletme maliyetlerini de hesaba katan uzun vadedeki  ekonomiklik kriteri gibi çerçeve  şartları oluşturulamamıştır. Bunun başlıca sebebi, yatırımcının yapıp satmak amacıyla geliştirdiği, kullanıcısının ise işletme maliyetlerini, enerji etkinliğini sorgulamadığı konut piyasası gelişimidir. Nadiren de olsa yatırımcısının mülkiyetini 10 yıl ve daha uzun süreler elinde tutmayı planladığı projelerde, yapının tümü için olmasa bile cephe sistemleri için örneğin otomasyon içeren veya yeni ürün geliştirme gereken bazı ileri teknoloji ve uygulama talepleri gözlenmektedir. Danışmanlığını yaptığımız kendi projelerimizden örnek verecek olursak 6 yıllık bir süreç içinde çalıştığımız, sayısı  50’yi aşan proje arasından ancak 3-5 projeyi bu gruba sokabilmekteyiz. 

Dom Aquaree

• Kalite ve ileri teknolojiye talebin, sadece arz tarafından yani yapı sektöründen değil, kullanıcıdan ve politika belirleyicilerden gelmesi çok önemli bir kriterdir. Bunun için de eğitim, tasarruf ve çevre bilincinin yükselmesi, gayrimenkulün sadece alırken değil, kullanırken de kazandırabileceğinin ve nihayet dünya üzerinde yalnız yaşayan bir ulus olamayacağımızın kamuoyunca anlaşılması gerekmektedir. 

Cephe sektörüne uzman yetiştirme ve cephe konusunda kendi yerel ihtiyaçlarımıza göre bilgiyi ‘sadece transfer etmek’ değil, üretmek için  gerekli adımların atılması, akademik kuruluşlarımız ile  endüstrinin yakın iş ve güç birliğinin sağlandığı, cephe konusunda uzmanlaşacak işçi, teknisyen, mühendis ve mimarlarımızın yetiştirildiği, her seviyede paratik eğitimler, lisans ve lisans üstü programlarının ülke genelinde planlanarak uygulamaya geçirilmesi elzem bir ihtiyaçtır.  

Cephe danışmanlığının yalnızca mimari tasarımı ve en düşük bütçeyi sağlayan bir pratik olmaktan ziyade; bir çok disiplini bir arada barındıran, dolayısı ile  projedeki tüm mühendislik disiplinlerinin koordine edildiği detaylı ve entegre bir mühendislik pratiği içerdiğinin kabul edilerek; bu anlayış ile mühendisliği de gerçekten öne çıkarıp uygulayabilen kurumsal cephe danışmanlığına gittikçe daha çok projede yer verilmesi cephe ve yapı sektörünün teknoloji, sürdürülebilirlik ve genel kalitenin iyileştirilmesi açılarından mutlaka önemli bir gelişme olacaktır. 

Yorum yaz...

Teşekkür ederiz. Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Üzgünüm. Yorumunuz gönderilemedi. Lütfen tekrar deneyin.
  • (Yayınlanmayacak)