EkoYapı Dergisi - Ekolojik Yapılar ve Yerleşim Dergisi

Mimarlıkta Kadının Rolü

Mimarlık tarihi ve teorileri üzerine yazılmış eserlerin pek çoğunda kadınların mimarlığa katkılarından söz edilmez. Gerçekten de, M.Ö.1 yüzyılda Vitruvius tarafından kaleme alınan ve tarihteki ilk mimarlık kitabı olarak bilinen Mimarlık Üzerine On Kitap’tan başlayarak mimarlıkla ilgili yazılı eserlerde son yıllara kadar kadın mimarların rolü göz ardı edilmiştir. Oysa, insanlığın başlangıcında kadınlar tarihteki ilk yapı ustaları (builder) olarak görülmektedir.

Toplumdaki ilk iş bölümünden sonra erkekler avcılık, kadınlar ise önce toplayıcılık, daha sonra ise ekili alanların denetimi görevlerini üstlendiklerinde, mekansal ve fonksiyonel olarak belli bir lokaliteye bağımlı kalan kadın, ilk barınakların da sorumlusu olmuştur. Kadınlar ilk yapı ustaları oldukları halde, kültürün fonksiyonu olan mimarlığın, barınma ve hayatta kalabilmenin fonksiyonu olan inşaat yapımından farklılaşması sürecinde marjinal bir rol üstlenmişlerdir. M.Ö. 3000 yıllarında Orta Doğu’daki kentsel devrim sırasında gerçekleşen toplumsal işbölümünde, bazı grupların tarım dışı işleri üstlenebilmeleri ile mimarların ilk kez ortaya çıktığı dönemden itibaren kadına pasif, erkeğe yaratıcı bir rol uygun görülmüştür.

Mekanın oluşmasında kadına önemsiz rollerin verilmesi 18. yüzyılın ortalarından 19. yüzyılın başlarına kadar Batı’da mimarlık mesleğinin tanımlanması sürecinde de geçerli olmuştur. Erkeklerin egemen olduğu Beaux-Arts atölye geleneğinin uygulandığı bu dönemde, konut mimarisi ve özellikle iç mekanlar kadınların uzmanlaştığı alanlar olarak belirmiştir çünkü bu tür bir mimarlık diğer kadınların gereksinmeleri ile ilgilidir ve erkek mimarlar tarafından cazip bulunmamaktadır. 19. yüzyılın ikinci yarısında Viktoryan toplumun katı cinsiyet ayrımı kadınların daha karmaşık projeleri üstlenmelerini engellemiştir. Ev, duygusal olan kadına, rekabete açık dış dünya ise erkeğe uygun görülmektedir. Kadınların çalışma hayatını tercih ettiği durumlarda da evle ilgili konulara eğilmesi beklenmektedir. Renk ve kumaş seçiminde kadının uzman olduğu düşünülmekte, dolayısıyla konut tasarımında daha başarılı olacağı tahmin edilmektedir. Kadınlar bu dönemde, mesleki düzeni değiştirmek için belli bir dayanışma içinde olmadıklarından, meslekleriyle ilgili olarak ancak küçük ölçekli iyileştirmelerle yetinmek zorunda kalmışlardır.

21. yüzyılın başlarında kadın mimarlarla ilgili sorunların değişik boyutlarda devam etmekte olduğunu görmekteyiz. Mimarlık alanındaki gelişmelerde özellikle 19. yüzyıl sonundan itibaren dünyada ön planda olan Amerika Birleşik Devletleri’nde bile kadın mimarların konumunun günümüzde tatmin edici bir aşamaya ulaştığı söylenemez. 1970’lere gelindiğinde Amerikan mimarlık okullarında bayan öğrenci oranı %8.4 iken), daha sonra bu oran giderek artmış ve 1990’larda lisans ve yüksek lisans programlarındaki toplam öğrenci sayısının üçte birine ulaşmıştır. Sayılardaki bu artışa rağmen kadın mimarların tanınması erkek meslektaşlarına oranla daha sınırlıdır.Gerçekten de, mimarlık dergilerinde ve kitaplarında eserleri yayınlanan en az on yıllık mimarlardan pek azı kadındır. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki meslek odalarına kayıtlı kadın mimarların düşük oranı 1970’lerde tüm mimar sayısının %3.7’si kadınların mesleklerini daha az oranda uygulayabildiklerini göstermektedir.

Bunun en büyük nedeni, kadının anne olma sürecinin, onun mesleki açıdan ilerleyebilmesinde önemli bir engel teşkil etmesidir. Kadınların oranı sadece serbest büro sahipliğinde değil, mimarlık eğitimi alanında da düşüktür.

Kısacası, mimarlıkta kadının rolü irdelendiğinde, toplumdaki ilk işbölümünden sonra kadınların ilk yapı ustası görevini üstlendikleri, ancak Amerika Birleşik Devletleri örneğinde izlenebildiği gibi tarih boyunca kadınların mimarlık mesleğinde arka planda kaldıkları görülmektedir. Benzer gelişmeler Türkiye’de yaşayan kadın mimarlar için de söz konusu olmuştur.

Kaynak: Neslihan TÜRKÜN DOSTOĞLU,  Mimarlıkta Kadının Rolü:Dünya’ya ve Türkiye’ye Genel Bir Bakış

Görsel: TMMOB, Şehir Plancıları Odası, Haber Bülteni, Kadın Özel Eki Sayı:220, 2013.


Yorum yaz...

Teşekkür ederiz. Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Üzgünüm. Yorumunuz gönderilemedi. Lütfen tekrar deneyin.
  • (Yayınlanmayacak)