EkoYapı Dergisi - Ekolojik Yapılar ve Yerleşim Dergisi

Ekoyapı Dergisi 41. Sayı Editörden...

‘‘Her zaman yeniden başlamak duygusu ile karşıladık sonbaharı…’’

Görsel: Vincent Willem van Gogh Kırmızı Üzüm Bağı Tablosu, 1888

Eylül'ün ilk günleridir. Bütün bir yıl boyunca emek verilen bağlardaki üzümlerin toplandığı bağbozumu,  üzüm, sakınmış, hastalığa veya doluya tutulmasın diye çalışmış çabalamıştır. Bütün şarap ve pekmez üreticileri için yılın en önemli günlerindendir.  Bağbozumu demek gerek üzümü gerekse şarabı üretenler için yoğun bir çalışmanın başladığı an demektir. Üzüm üreticisi sonbahardan bu yana üzüm bağına hizmet etmiş, bağı ve üzümü gözü gibi yıl verdiğiniz emeğin mahsulünü alacağınız zaman olan ve yılda bir kez gerçekleşen bağbozumu, bu nedenle neredeyse kutsanmıştır. Öyle ki yıl boyunca bağın başına gelen her şey, üzümün kalitesini belirler. O yıl aldığı yağış miktarı, gördüğü güneş, yılın genel sıcaklık ortalaması da şaraba yansır.

Son yıllardaki iklim değişikliği şuan için rekoltenin iyi olmasını sağlasa da bu şekilde sürmesi uzun vadede şarapçılık bölgelerini de olumsuz etkileyeceğe benziyor.  Sera gazı salınımının etkisiyle sıcaklıkların daha da yükselmesini yorumlayan uzmanlar, bu bölgelerde hakim olan iklimin, bazı popüler üzüm türlerinin yetiştirilmesi için artık uygun olmaması anlamına geleceğini ifade ediyor.

Bizim dergiyi yayınlama hikayesi de biraz bu bağbozumuna benziyor. Sonbahar, Eylül, bağbozumu festivalleri derken derginin 41. Sayısının bu doğallıkta romantik bir heyecanla çıkarılması hepimizin gizli bir hayaliydi. Ama gel gelelim öyle olmadı… Mevsimleri karşılamak eskisi kadar masum olmuyor. Çünkü iklim değişikliği kapımızda ve bilim adamları küresel iklim değişikliği ile mücadele edebilmek adına gerekli adımları atmamız için maksimum 3 yılımızın kaldığını söylüyorlar. … Aynı zamanda ekonomik piyasanın dengeleri alt üst olunca, her şeye rağmen ayakta durabilmemize karşın bir nazar boncuğu gördüğümüz 41. Sayıyı mevsimin hayalinden uzak, yoğun bir gerçeklik kaygılarıyla hazırladık.

Ve sonunda… 

İlhamın bir aracısı olan, kağıt ve kalemden vazgeçmeyenler olarak 41. Sayıda da yine dolu dolu içerikler hazırladık.  

Sanata, mimariye ve mekâna hitap ederek tasarıma yön veren seramikleri Ege Seramik sponsorluğu ile Malzeme Yöntem Uygulama bölümünde yer verdik. Toz boyanın

Yapılara renk veren geniş paletini hep beraber göreceğimiz TOP 10-Renklerin Keşfini ise Pulver Sponsorluğunda okuyucularımıza sunuyoruz. Ülkemizin değerli mimarlarıyla yaptığımız Mimari Bakış dosyasında Ergün Mimarlık’ tan Eser ve Cavit Ergün, Habif Mimarlık’tan Hakan Habif, Tamirci Mimarlık’tan Can Tamirci ve Ven Mimarlık’ tan Gül Güven kıymetli bilgileri ve görüşleri ile bize eşlik ettiler…

Sıradanlığı bozmak, hep yeni şeyler üretmek iliklerimize işlemiş, bu nedenle yeni sayımızla  beraber geçmişte kurulan bir dostluğun eşliğinde bir köşe açtık; ‘İstanbul Çözüldü’… Özlem Bahadır Karaoğlu’nun geçen sene Yeni İnsan Yayınevi’nden çıkan kitabının adını taşıyor köşemiz. Dergimizin eski takipçileri bilirler. Özlem Hanım dergimizin kuruluşunda birlikte emek verdiğimiz bizim için çok değerli bir dost. Mimar ve bu alanda doktora yaptı ancak kitabı alışılagelmiş yayınlardan çok farklı… Onu tanıyan bizler buna hiç şaşırmadık tabi… Kendisi İstanbul Çözüldü serisiyle, kent okuma alışkanlıklarımızı sarsmak, İstanbul’la aramızda çıplak gözle görülmesi zor bağları güçlendirmek istediğini söylüyor. Bize göre bunu başarmış bile… Eminiz ki bu çalışmada sizin de içinizdeki kente dokunan bir şeyler olacaktır.

Daha fazlası sayfalarımızda sizi bekliyor, keyifli okumalar diliyoruz… 




Yorum yaz...

Teşekkür ederiz. Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Üzgünüm. Yorumunuz gönderilemedi. Lütfen tekrar deneyin.
  • (Yayınlanmayacak)