EkoYapı Dergisi - Ekolojik Yapılar ve Yerleşim Dergisi

“SU”dan Sebeplerden “SU”dan Meydanlar

Buzulların erimesi, deniz su seviyesinin yükselmesi, içme suyu kaynaklarının azalması, bunların yol açtığı yüzlerce kaos teorileri ve binlerce çözüm olduğunu iddia eden fikirler... Küresel iklim değişikliği kuşkusuz en çok konuşulan kısmı; “su”. Yaşanacak değişimler, ileride bütün su kaynaklarının maksimum derecede değerlendirilmesini gerektirecek gibi görünüyor.

Hollanda’nın sahip olduğu dümdüz topografik yapısı, yağışların artması, şehir alt yapısının yeterli kapasiteye sahip olmayışı ve benzer çeşitli durumların birleşmesiyle, “su” büyük bir mesele haline dönüşüyor.

Hollanda yağmur sularının boşaltımını, kanalizasyon sistemiyle yeraltından sağlıyor. Ülkede su kanalları olmasına rağmen yağmur suyunun yüzeyinden drenajının sağlanabileceği çok az yer bulunuyor. Ayrıca yağışın yoğun olduğu dönemlerde kanalizasyon sistemi yetersiz kalıyor.

İklim değişikliğinin sağanak yağışları arttırması öngörülürken ileride kanalizasyon sisteminin yetersizliğiyle beraber su taşkınlarına ve buna bağlı olarak günlük yaşamda zorluklara ve hasara yol açacağı düşünülüyor.

De Urbanisten ve Studio Marco Vermeulen, “Watersquare” ismini verdikleri bir tasarımla yağmur sularının değerlendirilmesi ile ilgili bir proje ortaya çıkartıyorlar.

Rotterdam için tasarlanan projenin, şehirde 25 farklı noktada uygulanması planlanıyor. Watersquare, yani su meydanı, kent içinde kamusal alanlar için tasarlanan geçici bir yağmur suyu muhafaza alanı. Böylece bir su taşkını durumunda sular burada toplanarak hasar ve karmaşa engellenmiş olacak. Tasarım sürecinde dikkate alınan önemli unsurlardan biri, ayrılan bütçeyi aşmayacak şekilde optimum özelliklere sahip bir alan yaratmak. Bundan dolayı geliştirilen projede, yeraltı sisteminin değiştirilmesindense, yer üzerinde alternatif bir çözüm yaratarak maliyetin düşürülmesi hedeflendi.

Tasarımcılar, bir kent meydanı olarak tasarladıkları projenin su sorununu, halkın gözlemleyebilecekleri şekilde çözmelerinin birçok avantaj sağladıklarını belirtiyorlar. Projede, su için yapılan harcamaların herkes tarafından algılanması sağlanarak sorunun önemine dikkat çekilmesi hedefleniyor. Yapılan masrafların kentsel mekanın tanımlanmasında değerlendirilmesi, aynı zamanda önemli bir işlevselliğe sahip olması, mali avantaj sağlıyor. Ayrıca kent planında yarattığı değişimle, şehrin kimliğine katkıda bulunuyor.

Su meydanı değişik alanlarda farklı şekillerde uygulanabileceği gibi pilot tasarımı, spor alanı ve engebeli oyun alanı olmak üzere iki ana bölüme ayrılıyor. Spor alanı, yerin yaklaşık 1m altında yer alıyor ve etrafı insanların oturabileceği basamaklarla çevreli. Oyun alanı da yer seviyesinin altına yerleştiriliyor. Ama spor sahasından farklı olarak, engebeli yapısıyla farklı kotlarda çeşitli mekanlar oluşturuyor. Meydan, çim ve ağaçlarla yeşil bir çerçeve içine alınarak sınırlandırılıyor. Yılın %90’ı kuru kalacağı tahmin edilen alanın, geriye kalan %10’luk zaman diliminde aşırı yağış olduğunda, alanın çevresinde biriken sular toplanarak kademeli bir şekilde toprağa karışması sağlanıyor.

Watersquare, normalin üzerinde yağış olduğunda görüntüsünü değiştiriyor. Tasarımda, spor sahasının ortasında yer alan giderden toplanan su, hem görsel hem de işitsel olarak algılanabilecek şekilde suyu yerin altına iletiyor. Kısa süreli sağanak yağışlarda sadece engebeli oyun alanının bazı bölümleri dolarak çocukların oynayabilecekleri su oluklar, küçük su yatakları ve göletler oluşuyor. Yağmur suyu, şehrin su sistemi normale dönene kadar alanda kalıyor.

Daha uzun süreli ve yoğun yağışlarda su, alanı aşama aşama dolduracak. Alanın dolmasıyla beraber spor alanına yönelecek olan su, o bölgeyi de doldurduktan sonra tasarım tamamıyla bir su depolama havzasına dönüşecek. Gerçekleştirilecek pilot uygulamanın kapasitesinin toplam 950 m3’lük suyu tutabileceği belirtiliyor.

Hijyen

Projede bir diğer önemli konu ise hijyen. Çünkü su, halka açık meydanda toplanacağından dolayı insan sağlığını olumsuz etkilemeyecek nitelikte olması gerekiyor. Bunun sağlanması için, çatılardan ve çevreden gelen sular ilk önce su odası olarak adlandırılan su temizleme sisteminde toplanıyor ve alana verilmeden önce süzülüyor. Biriken su, çevrede bulunan en yakın su yatağına boşaltılana kadar bu alanda bekletiliyor. Böylece şehrin su kalitesi artıyor. Alanda bekletilen suyun herhangi bir sağlık sorunu oluşturmaması için bir takım tasarımsal ve yönetimsel önlemler alınması planlanıyor. Su alandan çıkarıldıktan sonra, geriye kalan kirliliğin ve birikintinin temizlenmesi de önemli bir gereklilik. Tasarımda suyun toplanacağı alanlarda sivri köşeler yerine daha yumuşak kenarlar kullanılıyor olması, temizleme sürecinde kolaylaştırıcı bir unsur. Ayrıca “su odaları” ana su şebekelerine bağlı olarak tasarlanıyor. Böylece yüksek basınçla çekilen suların temizlenmesi daha kolay gerçekleşiyor.

İşlev

Proje, yağmur suyunun alanda sürekli değil, maksimum 32 saat süreyle bekletilecek şekilde tasarlanmış. Bu durumun da iki yılda bir gerçekleşmesi öngörülüyor. Su bulunmadığı durumlarda, alan farklı yollarla suyla doldurulup daha çeşitli işlevlendirmeler gerçekleştirilmesi planlanıyor. Yazın meydanın suyla doldurulup çocuklar için hem oyun hem de serinleme yeri olarak kullanabilmeleri, kışın ise doldurulan suyun donmasıyla beraber kent içinde bir buz pistinin oluşabilmesi tasarlanıyor. Bu tip sistemlerin kurulması her ne kadar yüksek bir maliyet gerektirse de, gerekli olan teknik gereçler yağmur suyu pompalama sistemi içine dâhil edilerek ekonomik olarak tasarruf sağlanıyor.

Malzeme

Projenin hayata geçirilmesi için kullanılacak materyalin önemi büyük. Betonun tasarım için uygun bir malzeme olmasına rağmen, şekil vermesi açısından zor olduğunu belirten tasarımcılar, alternatif çözüm arayışındalar. Şu aşamada beton üzerinde farklı figür ve desenler oluşturabilecekleri bir teknik üzerinde çalıştıklarını belirtiyorlar.

Güvenlik

Bir diğer önemli konu ise oyun alanının suyla kaplı olduğu zamanlarda kullanıcıların güvenliği. Proje ile ilgili Rotterdam halkıyla yapılan görüşmelerde ortaya çıkan en büyük belirsizlik; çocukların güvenliği…

Tasarımcılarda bu sonuçtan yola çıkarak bir uyarı sistemi hazırlıyorlar. Kamu alanının estetiği de göz önünde bulundurarak alternatif yollar bulmaya çalışan mimarlar, farklı renklerde ışıklarla suyun derinliğini belirten bir sistem üzerinde yoğunlaşıyorlar. Örneğin ışığın renkleri sarıdan turuncuya, turuncudan kırmızıya değişerek suyun derinliği hakkında kullanıcılara bilgi veriyor. Suyun derinliği arttıkça kırmızı renkli ışıkların sayısı artıyor. Ayrıca basit bir sınırlandırma sistemiyle küçük çocukların alana girmesinin engellenmesi düşünülüyor.

Pilot Uygulama

Rotterdam’ın Oud Zuid bölgesinde Bloemhof’da projenin pilot uygulaması 2011 yılında gerçekleştirilecek. Bu alanın taban su seviyesinin oldukça yüksek olmasından dolayı ilk uygulamanın burada gerçekleştirilmesine karar verildi. Su seviyesinin bu denli yüksek olmasının beraberinde getirdiği zorlukların, örneğin su meydanının zemin kotunun altına nasıl yerleştirileceği, yapılacak çeşitli hesaplamalarla çözüleceği belirtiliyor. Biriken suyun, su kanallarına iletilmesinde kullanılacak drenaj sisteminin aynı zamanda taban suyu sorununda da kullanılabileceği düşünülürken su taşıma kapasitesinin de 950 m3 olması planlanıyor.2011’de, Oud Zuid’de hayata geçecek proje, kentte yapılması planlanan diğer ‘watersquare’ler için bir örnek teşkil ederken, aynı zamanda yeni bir meydan kavramı da ortaya atılmış oluyor. Sadece su sorunu için kullanılan bir alan olmaktan çıkan meydan, çeşitli kesimlere hitap eden, oturmak, spor yapmak, oyun oynamak ve vakit geçirmek için kullanılan yeni bir çekim merkezi oluşturuyor.


Yorum yaz...

Teşekkür ederiz. Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Üzgünüm. Yorumunuz gönderilemedi. Lütfen tekrar deneyin.
  • (Yayınlanmayacak)