EkoYapı Dergisi - Ekolojik Yapılar ve Yerleşim Dergisi

​Toprak Eski Değil Yeni/Geleneksel

Bütün bereketi ve tecrübesiyle toprak; gezegene verdiğimiz zararı geri döndürmeye hazır. Bizim için en iyisini büyüklerimiz bilir deyip, mimariyi toprak ananın bağışlayıcı kollarına bırakmak, son yıllarda geliştirilen yeni tekniklerle giderek daha yaygın olarak kullanılmakta. Modern ve kullanışlı toprak bloklar ve tuğlalar her konuda betonarmeye taş çıkarıyor.

Her geçen gün artan nüfusla birlikte gelen doğal kaynaklardaki azalma, hava kirliliği ve benzeri sebepler; ekolojik, düşük maliyetli ve enerji tasarruflu evler inşa eden insan sayısında hissedilir artış sağladı. İç mekan iklimi ve sağlıklı olması açısından toprak malzemeler doğal olması sebebiyle de tekrar tercih edilmeye başlandı. Yeni geliştirilen tekniklerle inşa edilen toprak yapılar farklı bir boyut kazanıp, endüstriyel inşaat sektörlerinin de dikkatini çekmeye başardı.

Bir yapı malzemesi olarak toprak, kullanım şekli ve yerine göre farklı isimler alır. En yaygın olarak kullanılan killi toprak diğer ismiyle lam; kil, alüvyon, kum ve genellikle çakıl ve taş benzeri malzemelerle yoğunlaştırılmış bir karışımdır. Pişirilmemiş tuğladan bahsederken; kerpiç ve killi tuğla terimlerini kullanabiliriz, sıkıştırılarak özel bir form ve boyuta getirilmiş haline sıkıştırılmış toprak ve pişirilmeden üretilen sıkıştırılmış tuğlalar içinse blok toprak denir.

Neredeyse her sıcak ve kurak yerleşim bölgesinde yapı malzemesi olarak tarih boyunca toprak kullanılmış ve hatta günümüzde halen insan nüfusunun üçte biri toprak evlerde ikamet ediyor, bu rakam yeni gelişmekte olan ülkelerde nüfusun yarısına kadar yükseliyor. Çünkü gelişmekte olan bu ülkelerde halk barınma gereksinimlerini yerel malzemelerle, kendi kendilerine inşa ederek karşılamayı tercih ediyor. Toprak en önemli doğal yapı malzemesi ve neredeyse her bölgede kolayca tedarik edilebilmesi bakımından da oldukça avantajlı. Kaldırım ve peyzaj havuzlarının hafriyatı sırasında direkt olarak arsadan sıkça sağlanmaktadır.

Mimaride kerpiç, toprak, tuğla ve kil kullanımı 9000 yılı aşkın süredir görülmekte. Kerpiç tuğla milattan önce 8000-6000 yıllarına kadar dayanıyor, sıkıştırılmış toprak ise daha eski tarihlerde dahi kullanılmış.

Endüstriyelleşmiş ülkelerde, umarsızca harcanan kaynaklar ve kazanç merkezli yoğun enerji kullanımına sebep olan aşırı üretim- tüketim çoğunlukla israftan başka bir şey değil; ayrıca çevreyi kirletmekle kalmayıp bir de işsizlik oranını arttırıyor. Durum böyle olunca, bu ülkelerde de toprak tekrar kullanılmaya başlandı.

Mimaride kerpiç, toprak, tuğla ve kil kullanımı 9000 yılı aşkın süredir görülmekte. Kerpiç tuğla milattan önce

8000-6000 yıllarına kadar dayanıyor, sıkıştırılmış toprak ise daha eski tarihlerde dahi kullanılmış. Antik medeniyetlerde toprak bir mimari elemen olarak yalnızca barınma amaçlı değil, aynı zamanda dini yapılarda da sıkça karşılaşılan bir malzeme. Bundan 3200 yıl önce Mısır’daki II. Ramses Tapınağı ve hatta 4000 yaşındaki Çin Seddi de toprak bazlı malzemelerle inşa edilmiştir. Sıkıştırılmış toprak üzerine yerleştirilen kil tuğlalar bu yapılara taş bina izlenimi verir. Kuru iklime sahip her bölgede ağaç zor bulduğundan toprak tercih edilmektedir; aynı yapımında yaklaşık 2 milyon ton sıkıştırılmış toprak kullanılan Meksika’daki Güneş Piramidi gibi dünyanın her yerinde bu tip örneklere rastlamak mümkün.

Toprak malzemeler tamamen yenilenebilir ve doğada çözünebilir malzemelerdir. Üretimi, tedarik edilmesi ve nakliyesi sırasında yalnızca %1 enerji harcanır. Defalarca geri dönüştürülmesi mümkündür.

Toprak malzemelerle inşa edilmiş yapıların sıradan endüstri ürünleriyle inşa edilenlere kıyasla birçok avantajı vardır. Bunlardan en önemlisi; toprağın nemi çekerek havayı dengelemesidir. Kassel Üniversitesinin, Almanya’da yeni inşa edilmiş toprak duvarlı bir evde yaptığı araştırmalara göre; pişirilmemiş toprak iki günlük bir periyotta pişirilmiş topraktan 30 kat daha fazla nem emmiştir. %95 nem oranına sahip bir odada bekletilen bu tuğlalarda ıslanma ya da sağlamlığını yitirme görülmemiştir. Üstelik bahsedilen evin yılsonunda sabit olarak %50 nem seviyesine dengelendiği ve mevsim değişimlerinde bu dengenin korunduğu gözlemlenmiş. Bir başka avantajı ise her ağır yapı malzemesi gibi ısıyı hapseden bir malzemedir. Bu da mevsim değişimlerinden etkilenmemesini açıklıyor.

Tüm bu özelliklerinin yanı sıra toprak malzemeler tamamen yenilenebilir ve doğada çözünebilir malzemelerdir. Üretimi, tedarik edilmesi ve nakliyesi sırasında yalnızca %1 enerji harcanır. Defalarca geri dönüştürülmesi mümkündür. Ne kadar eski olursa olsun toprak tuğla suda bekletildikten sonra tekrar kullanıma hazırdır. Bu nedenle de asla atık olarak doğaya zarar vermez.


Yorum yaz...

Teşekkür ederiz. Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Üzgünüm. Yorumunuz gönderilemedi. Lütfen tekrar deneyin.
  • (Yayınlanmayacak)