EkoYapı Dergisi - Ekolojik Yapılar ve Yerleşim Dergisi

Modern Kahramanlar Ordusu AFH

Mimarlar, gelir düzeyi dünyanın %1’lik dilimindeki çok sıfırlı ödemeler yapabilen müşterileriçin çalışırken, açlık sınırının altındakiler için kimler tasarım yapıyor? Afet sonrası yeniden yapılanma sürçlerinde tasarımcılar na- sıl rol oynuyor? Toplumları sosyal ve ekonomik olarak iyileştiren tasarımlar yapmak mümkün mü? İşte bu sorulara cevabı olan bir insani yardım kuruluşudur. Architecture for Humanity (AFH).

İNSANLIK İÇİN MİMARLIKAFH, İngiliz mimar Cameron Sinclair ve Amerikalı gazeteci Kate Stohr tarafından “kay- nakların ve uzmanlığın kısıtlı olduğu yerlerde, yenilikçi, sürdürülebilir ve işbirlikçi tasarımın fark yaratabileceği” felsefesiyle oluşturulmuştur. Kurulduğu Nisan 1999’dan beri dünyanın dört bir yanında, afet mağdurlarından insani sorunlar nedeniyle risk altında olanlara kadar, ihtiyaç içindeki her türlü grupla mimar ve tasarımcıları bir araya getirmeyi ve onlara profesyonel tasarım çözümleri sunmayı hedeflemektedir.

İnsani sorunlarla uğraşmak, AFH için – çoğunluğun düşündüğünün aksine – bir sorumluluk konusu değil; tam tersine ofislerinde bilgisayar başında günlerini tüketen tasarımcıların, toplumlara değer katarken, yeteneklerini ortaya çıkarabilecekleri ve geliştirebilecekleri fırsatlardır.

AFH’nin bünyesinde bireysel tasarımcıların yanı sıra mimarlık ve tasarım firmaları da yer almaktadır. Hatta yazarlardan müzisyenlere, sporculardan antropologlara, dans hocaların- dan mühendislere pek çok meslek grubundan insan da AFH projelerinde görev almaktadır. UN Habitat, Habitat for Humanity, UNICEF gibi büyük uluslararası sivil toplum kuruluşları-nın yanı sıra daha küçük, bölgesel sivil toplum kuruluşlarıyla da projeler yürütülmektedir.

Yapılan projelerde sunulan hizmetler, proje sürecinin tamamını (tasarım, yapım, kullanım) kapsamaktadır. Örneğin; bir okul projesinde – ihtiyaca göre – ders programının içeriğine varana kadar teknik destek sağlanabilmektedir. Bugüne kadar AFH tarafından desteklenmiş projelerde yaşayan, öğrenim gören ve çalışan insanların sayısı 700 binin üzerindedir.

İLK KIPIRTILAR

Olanaksızlıklarla mücadelesindeki başarısından dolayı “ebedi optimist” sıfatıyla tanınan Cameron Sinclair, yaşadığı sorunlu mahalle dolayısıyla daha çocukken mimarlığın insanlar üzerindeki etkisini fark etmiş, iyi tasarlanmış yapıların içinde yaşayanları nasıl etkilediğini gözlemlemişti. Mimarlık okuluna girdiğinde ise mimarlık dünyasının tasarım ve yapılara odaklandığı, insanları tamamen göz ardı ettiği gerçeğiyle yüz yüze gelmesi onu hayal kırık- lığına uğratmıştı. Yirmili yaşlarının başında, kendisini çeşitli ülkelere iş yapan bir tasarım firmasında, bir tanesinin fiyatı, satılacağı yerdeki pek çok insanın haftalık gelirine eşit bir rujun kutusunu tasarlarken bulunca, mimarların sosyal sorunları irdelemesi gerektiğini sorgular olmuş, ancak sesinin yalnız başına çıktığını fark etmişti. Sinclair; “Mimarın rolü politik bir roldür. Bir projeyi yapıp yapmayacağın konusunda bilinçli bir seçim yaparsın,” sonucuna varmıştı. Ona göre, tasarımla toplumu ya geliştirir ya da o topluma zarar verirsiniz. “Eğer topluma zarar veriyorsanız bu iyi bir mimari midir? Şüpheli işler yapan bir firma için çok pahalı bir bina yapmak? Eğer bir mimar olsaydın ve silah üreten bir firma senden ana merkezlerini tasarlamanı isteseydi – hem de kesenin ağzı sonuna kadar açık – o projeyi almalı mısın?”

Sinclair, her fırsatta tasarımcıların tasarımlarını arzu edilen mücevherler olarak düşünmelerini eleştirir; çünkü tasarımlar yalnızca kullanıcılar için değil, aynı zamanda tüm toplum içindir de. Bu görüş, AFH’nin felsefesinin de özünü oluşturur.

YARIŞMAYLA BAŞLAYAN YOLCULUK

Sinclair ve Stohr, 1999’da Kosova Savaşı’nın sona ermesiyle evlerine dönen binlerce mülte- cinin konut sorununa acil bir çözüm gerektiğini düşündüler. Mültecilerin karşılaştıkları sorunlarla ilgili yaptıkları araştırmalar onları bölgedeki sivil toplum kuruluşları ve diğer yardım kuruluşlarıyla bir araya getirdi. Edindikleri bilgiler ışığında, ihtiyacın geçici konutlar değil, “geçiş” dönemi konutları olduğunda fikir birliğine vardılar. Yani yeni konutlarinşa edilene kadar geçecek olan 5–10 yıllık sürede kullanılabilecek, kolay uygulanabilir ve pahalı olmayan sistem çözümleri gerektirecek tasarımlar. Bu ölçütleri belirleyip, internet üzerinden uluslararası bir yarışma düzenlediler.

Yarışma, umulmadık bir ilgiyle karşılandı. Kullanıcıların tarafından, dilediklerince hayata geçirebilecekleri “geçiş dönemi konutları” tasarım yarışmasına 30 ülkeden 220 tasarım ekibi katıldı. Bunların 10 tanesi ödüle değer görülürken, 20 tanesi de mansiyon ödülü aldı. Projeler, Londra’dan Paris’e çeşitli kentlerde sergilendi. Hatta 3 tanesi 2000 Venedik Bienali’nde yer aldı.

Yarışmanın düzenlenmesi 700 $ tutarken, katılım ücretlerinden 5000 $ toplandı. Buna, sergiler ve İngiliz Guardian dergisinin yardım- larıyla 100.000 $ daha eklendi. Ancak, Koso- va hükümetinin konuya “ya 20.000 konut ya hiç” prensibiyle yaklaşması nedeniyle, ne yazık ki hiçbir proje gerçekleştirilemedi. Toplanılan yardım paraları da Kosova’da yaraların sarılmasında aktif görev yapan bir yardım kuruluşu olan War Child’a, okul ve hastane gibi kamu binalarının yapımında kullanılmak üzere devredildi.

AFRİKA DENEYİMİ

Sinclair ve Stohr, Kosova yarışmasının buruk- luğunu henüz üstlerinden atmamışken Güney Afrika’ya gittiler. Yolculuklarının daha üçüncü gününde, buradaki sorunlar hakkında bir şeyler yapmaları gerektiğine karar vermişlerdi bile. Araştırmalar ve görüşmeler sonucu esas ihtiyacın tahmin ettikleri gibi konut değil, “HIV ve AIDS’le mücadele için gezici klinikler” olduğunda karar kıldılar. (Daha sonradan, bu fikrin tıp dünyası tarafından zaten yıllardır dile getirildiğini öğreneceklerdi.) 2002’de, yeni bir yarışma açılmadan önce kimliklerini yasallaş- tırmanın uygun olacağını düşündüler ve AFH sadece bir web sitesi olmaktan öte bir resmi statüye ulaştırılarak kurulmuş oldu.

Bu kez, 53 ülkeden 550 projenin katıldığı yarışma, yeterli ekonomik destek bulunamadığı ve bazı fikri mülkiyet hakları sorunları nedeniyle yine hayata geçirilemedi.

BÖLGESEL BİRİMLER DOĞUYOR

Ancak bu engeller bazı tasarımcıları durdurmadı. Yarışmaya başvurdukları projelerin kişisel çabalarla hayata geçmesini ve kullanılmasını sağladılar. Bu bireysel atılımlar, 2004’te AFH’nin bölgesel birimlerinin oluşmasına zemin hazırladı. AFH ana merkezindeki 3 kişilik ekibin gelen yardım çağrılarına yetişemez hale gelmesi bölgesel birimleri kaçınılmaz kıldı. “Tüm sorunlar ve tüm çözümler yereldir.” felsefesiyle oluşumları desteklenen bölgesel birimlerin sayısı bugün 25 ülkede 73’e ulaşmıştır. Bu birimlerde yaklaşık 4650 profesyonel tasarımcı gönüllü olarak görev almaktadır. Bu gönüllülerin çoğunun, büyük şirket müşteri- leriyle çalışmaktan bezmiş genç tasarımcılar olduğunun vurgulamakta yarar var.

TED ÖDÜLÜ VE OPEN ARCHITECTURE NETWORK

Yıllar boyunca insanlık için tasarım çözümlerine destek veren AFH görmezden gelinmedi ve pek çok ödüle değer görüldü. Bu ödüllerin AFH’nin geleceği adına belki de en önemlisi 2006’da Cameron Sinclair’e verilen prestijli TED Ödülü’dür. Bu ödül gereği, Sinclair’in TED (Technology, Entertainment, Design – Teknoloji, Eğlence, Tasarım) katılımcılarına bir dilek belirtmesi gerekiyordu. Dileği şu oldu: “Herkesin yaşam koşullarını iyileştirecek ‘yenilikçi ve sürdürülebilir tasarım’ı kucaklayan bir topluluk geliştirmeyi diliyorum.” Bu dileği hayata ge- çirmek için farklı disiplinlerden gelen – hepsi de alanında uzman– TED katılımcılarından destekçilerle bir yıllık bir çaba sonucu internet üzerinde Open Architecture Network (Açık Mimarlık Ağı) yaratıldı. Bu ağ, çözümlere ihtiyacı olan toplulukların ve sivil toplum kuruluş- larının, tasarımcılarla ya da kendilerine uygun tasarımlarla buluşabildiği bir tür “eş arama” sitesidir. OAN sayesinde proje yönetimi, dosya paylaşımı, bilgi veritabanları, online tasarım araçları, projenin inşaatına dair belgelere kadar her şey açık bir şekilde sistemde paylaşıl- maktadır. Böylece dünyanın dört bir yanındaki tasarımcılar ve fikirler etkileşebilmekte, çözüm önerileri zenginleşmektedir. Bugün bu sistemi kullanan 15.000 kayıtlı profesyonel, 5000 civarında proje vardır.

Bu sistemde kayıtlı olan bir projenin ilk uygulanmasında, tasarımcısının fikir hakları AFH tarafından hukuken korumaya alınmaktadır. İlk uygulamasından sonra proje, kullanıma açık hale gelmekte, yani gelişmemiş ya da gelişmekte olan ülkelerde, ihtiyacı olan herhangi bir grup projenin tüm belgelerine ücretsiz ulaşıp, bunları dilediğince kullanabilmekte, yapıyı ister aynen, ister uyarlayarak inşa edebilmektedir. Bunu yaparken AFH’den uzman desteği de alabilmektedirler.

ULUSLARARASI YARIŞMALAR

AFH, internet üzerinden artık her yıl 7’den 70’e açık, hiçbir önkoşulu olmayan uluslararası bir tasarım yarışması düzenlemektedir. Cameron Sinclair’in “Ütopik hayalperestlere yer yok, ama pragmatik deneycilere kesinlikle yer var,” sözleri bunların sadece fikir yarışmaları olmadıklarını, beklentinin gerçekten uygulanabilir projeler olduğunu vurgulamak- tadır. Yarışmanın para ödülünden kazanan projenin tasarımcısının değil de kullanıcısı olan topluluğun faydalanması, AFH’nin ihtiyaç sahibi toplumların iyileştirilmesi konusundaki ideallerini kanıtlamaktadır. 2010 yılındaki “sınıf” konulu yarışmayı ABD’de Idaho’daki bir okulun sorunlarına çözüm getiren proje kazanmış ve uygulanmıştır.

AFH, bu OAN üzerinden düzenlediği tasarım yarışmasının yanı sıra, işbirliği yapılan veya sponsor olan grup ve örgütlerle birlikte de yarışmalar düzenlenmektedir.

GÖNÜLLÜ TASARIMCILAR ORDUSU

AHF, toplumların yaşam şartlarını iyileştirecek her projeye gerekli finansal destek fonları bulmak için sürekli mücadele vermektedir. Bu fonlar sayesinde dünyanın dört bir yanındaki AFH projelerine kaynak sağlanmaktadır. Proje-erin başında ise, becerilerine uygun projelerle eşleştirilen gönüllü tasarımcılar bulunmaktadır. Çoğu projede tasarımcının, tasarım sürecinin başından yapım sürecinin sonuna kadar, tasarımı yaptığı yerde yaşaması gerekmektedir. Bu nedenle, projenin bütçesine göre, gönüllü tasarımcıların yaşam masraflarını ancak karşılayabildikleri sınırlı gelirleri olabilmektedir. AFH projeleri finansal zenginlik değil, deneysel zenginlik sağlamakta; çünkü tasarımcılar sahada sürekli olarak –gerek çözüm üretmek olsun, gerekse iletişim olsun– deneyim ve beceri kazanmaktadırlar. Farklı kültürlerle etkileşim halinde olmayı öğrenmekte, uzun süre tek bir projeye odaklanarak belli bir topluluğun ihti- yaçlarını nasıl karşılayabilecekleri konusunda kendilerini geliştirmektedirler. Hatta bazıları, programları bittiği halde bölgeden ayrılmayıp, çözümler üretmeye devam etmektedirler. İşte, sorunlara yerinde müdahale edecek projeler üreten bu gönüllüler sayesinde afetler daha oluşmadan AFH’nin çatısı altında çözüm önerileri ve yeterli donanıma sahip tasarımcılar hazır olabilmektedir.

%100 HALK KATILIMI

AFH’nin desteklediği projelerin bazı temel özellikleri var. Bunların başında projenin, çözüm isteğini belirten bir topluluğun sorunlarına odaklanması geliyor. AFH, afetler ve sorunlarda kurbanlar görmek yerine iş ortakları görmekte. Yani, o topluluğun her bireyi –bir tasarım ortağı olduğu için– sürece katılmalı ve projede onayı alınmalıdır. Ne tasarımcının ne de herhangi bir üst otoritenin çıkarcı veya keyfi tercihleri ve istekleri doğrultusunda bir çözüm kesinlikle kabul edilmektedir. Yani ‘on- lar için tasarım’ değil, ‘onlarla birlikte tasarım’ yapılması şarttır.

Tasarım süreci, ancak toplulukların tasarımda görüş bildirebilmeleri için, onlara mimari çi- zimleri ve görselleri okuma becerisi kazandırılmasından sonra başlamaktadır. Bu kullanıcılar, ister bir Güney Afrika köyünde yaşayanlar olsun, ister Hindistan’da bir kız yurdunun öğrencileri olsun, ister Afganistan’da bir anaokulu öğrencileri ve öğretmenleri olsun; hepsinin tasarım hakkında görüşleri alınmak zorundadır. İlginç bir örneğe Brezilya’da Santa Cruz’da rastlanıyor. Burada, uyuşturucu sorunlarıyla baş etmek ve suç oranını düşürmek için hedeflenen çalışmada bizzat uyuşturucu satıcıları tasarım masasına oturtulmuştur. Ülkedeki suç oranı %1 artış gösterirken, bu proje sayesinde Santa Cruz’da bu oran %20 düşmüştür. AFH’nin her fırsatta altını çizdiği bu yöntem, yani tasarımların kullanıcıları tara- fından yüz yüze görüşmeler sonucu seçilmesi, projenin benimsenmesi ve kullanımı açısından her zaman iyi sonuç verdiğini kanıtlamaktadır.

YERELLİK

Mimari projelerin yapımı aşamasında yerel malzeme, yerel üretim, yerel işçilik kullanımına özen gösterilmektedir. Yapıları, toplulukların kendilerinin inşa etmesi yeğlenmekte, ama bunu yaparlarken para kazanmalarına da önem verilmektedir. Böylece, üretim sürecinde hem iş olanakları yaratılmakta hem de yerel halka gelir sağlanmaktadır. Eğer toplulukta aranan yapım becerilerine sahip kimse yoksa, bu beceriler onlara eğitimle kazandırılarak, meslek sahibi olmaları da gözetilmektedir. Böylece topluluk, ekonomik olarak güçlen- mekte ve bu güçlenmeden kaynaklanan moralle projeyle çözülmeye çalışılan sorunlar için topluluğun mücadele direnci artmaktadır. Gerekirse küçük işletmeler, yerel federasyon- lar ve sivil toplum kuruluşları kurmaları da desteklenmektedir. Yani her proje, tasarımı sırasında olduğu kadar yapım sonrasında kullanımı süresince de kullanıcılarının hayatına değer katmalı ve yaşam koşullarını iyileştirecek kapılar açabilmelidir.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

Topluluklara daha iyi yaşam sunan kapıların açılmasının yenilikçi, akıllı ve düşük bütçeli tasarımların yanı sıra ancak sürdürülebilir tasarım anlayışıyla sağlanacağı öngörülmek- tedir. Cameron Sinclair, “Eğer günde 4 $’ın altında yaşıyorsanız, sürdürülebilir olmaktan başka çareniz yok. Bu hayatta kalmak için bir zorunluluk,” diyerek bu görüşü dile getirmek- tedir. Ona göre, küresel ısınmadan önce, artan nüfusun doğurduğu doğal kaynak krizlerini çözmek için sürdürülebilirlik çerçevesinde düşünmemiz gerekmektedir. Bu yaklaşımı nedeniyle yeterince çevreci bulunmayıp eleş- tirilmesine, Sinclair, elde edilemeyecek, ütopik bir çevrecilik anlayışı olamayacağı cevabını vermektedir. Çünkü insan faktörü ve onun getirdiği kültürel ve sosyal faktörler göz ardı edilerek sürdürülebilir refaha ulaşılamaz.

ARTAN DENEYİMLER

AFH’nin 2005’te bu özelliklerle uygulanmış sadece 12 projesi varken, 2011 yılının ilk aylarında bu sayı 250’nin üzerine çıkmış durumdadır. Bunun OAN’nin sağladığı geniş bilgi ağının yanı sıra bir nedeni de dünyada art arda meydana gelen büyük ölçekli afetler sonrasında AFH’nin aktif rol oynamasıdır. Her felaketin, yerine göre farklı bir çözüme ihtiyacı olduğunu, AFH tasarımcıları bizzat alanda afetzedelerle çalışarak deneyimlemektedirler. 2005 Katrina Fırtınası ve 2010 Haiti Depremi, farklı ortamlar sonucu bambaşka çözümlere yönelmek gerektiğini örneklemek açısından iki uç noktadır.

Katrina Fırtınası sonrasında selden çok fırtınanın gücünün evleri yerle bir ettiği bir yer olan– Mississipi bölgesinde halk, toprak sahibi olduğu; ama sigortasız oldukları kaderleriyle baş başa bırakıldı. Sistemin burada adeta çök- tüğünü belirten Sinclair, fırtınadan ağır hasar almış bölgeye artık bir 3. Dünya Ülkesi olarak yaklaşılmasını gerekli gördüklerini açıklamıştıt. (Nitekim, yardım kuruluşlarının buraya, sırf ABD’de bulunduğu için gelişmiş ülke olarak yaklaşarak uyguladıkları çözümlerin çoğu olumsuz sonuçlanmıştır.) İşte bu unutulmuş- luğun ve hatalı yaklaşımların halkta yarattığı dışa kapalılığı ve küskünlüğü, AFH, yerel dinamikleri kullanarak ve yerel örgütlenme- lerin tek çatı altında toplanmasını sağlayarak kırmayı başardı. Mimarlarla toprak sahiplerini bir araya getirdi.

2006’da Sinclair ve Stohr, AFH’nin kısa bir tarihçesiyle yapılan işleri Design Like You Give A Damn adlı kitapta topladılar. Kitapta AFH’nin işleri dışında yakın tarihte tasarlanmış çözüm önerilerine de yer verilmektedir.

sürecini olabildiğince şeffaf ve kullanıcıların ihtiyaçlarını ve mutluluğunu ön planda tutacak şekilde yürüttü. Bu sayede bölgenin yeniden yapımının %56’sını AFH üstlenmiş oldu.

Haiti’deyse durum çok farklıydı. Ordu olmadı-ğı için sistemli bir işgücünden de yoksun ülke- de enkaz kaldırma çalışmaları uzadı. Yöneticilerin içinde bulundukları binalar çöktüğü için otorite zaafları oluştu. Ayrıca Yas tutan halka, ‘Haydi kalkın, toparlanın, buraları temizliyoruz!’ demek de olanaksızdı. Dolayısıyla hala devam etmekte olan çalışmalar, yerel dinamikler göz önüne alınarak eğitim ve sağlık birimlerinin ön planda tutulmasıyla sürdürülmektedir.

JAPONYA’DA SON DURUM

Amerika Birleşik Devletleri Uluslararası Kal- kınma Ajansı’nın (USAID) mart ayı başında oluşturulan Gönüllü Dış Yardım Danışma Komitesi’ne (ACVFA) Cameron Sinclair’in davet edilmesinin üzerinden henüz bir hafta geçmişti ki, Japonya deprem ve tsunami afetiyle altüst oldu.

11 Mart’taki bu şiddetli depremin ardından Osaka, Kyoto ve Tokyo birimlerinden gelen yardım çağrılarıyla harekete geçen AFH, öncelikle bağış kampanyalarına başladı. Aynı anda da, Japonya’da aktif olan birimlerle sürecin kısa ve uzun vadede nasıl yürütüleceğiyle ilgili iletişime geçildi. Alandaki bu birimler öncelikle durum değerlendirmelerinden sorumlular. Onlardan gelen bilgilerin ışığında “acil”, “geçiş dönemi”, “yeniden yapılanma dönemi” planları tek tek yapılıp kamuya açıklanacak. AFH, yapısında pek çok Japon mimar bulunması nedeniyle, OAN’ü gözden geçirdiklerinde, zaten yerel çözümler içeren yüzlerce hazır projeyle karşılaşıldığını, bunun da Japonya’da işleri kolaylaştıracağının umulduğunu paylaştı. Örneğin, ilk aşamada bir yetimhane, bir ilkokul ve birkaç tane yeniden yapılanma projesi planlandığı sitede yer almaktadır.

ÖDÜLLER

2009 - Royal Society of Arts Bicentenary Medal
2009 - Treehugger: Best Humanitarian Designer
2008 - Smithsonian Cooper-Hewitt National Design Award
(Design Patron Award)
2007 - Zumtobel Group Finalist (Open Architecture Network) 2007 - AIA New York Foundation Award
2007 - AIA Arkansas Design Award (Marlon Blackwell Architect, Biloxi Model Home Program) 2007 - AIA Houston Design Awards On the Boards (MC2 Architects, Biloxi Model Home Program)
2007 - Travel + Leisure Global Vision Award
2006 - TED Prize
2005 - Index Award to Improve Life (community)
2006 - WIRED Rave Award for Architecture
2005 - AIA San Francisco Design Awards Special Achievement - Global Impact

KAYNAKLAR
» “About.”, “Project.”, “Competitions.”, Open Architecture Network. Architecture for Humanity. 16 Mayıs 2011. 18 Mayıs 2011
» “About.”, “Project.”, “Services.”, “Chapters.”, “Get Involved.” Architecture for Humanity. 17 Mayıs 2011. 18 Mayıs 2011.
» “USAID Launches Advisory Committee on Voluntary Foreign Aid.” U.S. Agency for International Development. 4 Mayıs 2011. 21 Mayıs 2011.
» 7 Concepts - Cameron Sinclair. Vimeo, 27 Ocak 2011. 20 Mayıs 2011. < http:// vimeo.com/19263735>
» Alter, Lloyd. “Cameron Sinclair and Architecture for Humanity Makes Play for Worldchanging.” Treehugger. 9 Aralık 2010. 21 Mayıs 2011.
» Architecture for Humanity’s Kate Stohr talks Dylan Ratigan. Dailymotion, Mart 2011. MSNBC. 20 Mayıs 2011.
» Cameron Sinclair about the humanitarian role of architecture. Vimeo, 15 Nisan 2011. Clear Village. 19 Mayıs 2011.
» Cameron Sinclair on Open Source Architecture. TED, Temmuz 2006. TED. 19 Mayıs 2011
» Entrevista a Cameron Sinclair (Architectures for Humanity). Vimeo, 10 Şubat 2011. Universitat Internacional de Catalunya. 21 Mayıs 2011.
» Helping Japan: Architecture for Humanity. Turner Broadcasting Systems, 14 Mart 2011. CNN. 19 Mayıs 2011.
» Kate Stohr on Architects Sharing Designs Online. Dailymotion, 9 Nisan 2008. The Commonwealth Club. 20 Mayıs 2011.
» Kaye, Leon. “Cameron Sinclair: Architecture For People, not Spaces.” Triple Pundit. 17 Şubat 2011. 20 Mayıs 2011.
» Schmelzer, Paul. “Pragmatic Experimentation: An interview with Cameron Sinclair.” Eyeteeth. 2 Mayıs 2006. 19 Mayıs 2011.
» Sinclair, Cameron. Design Like You Give A Damn: Architectural Responses to Humanitarian Crises. Londra: Thames & Hudson, 2006.


Yorum yaz...

Teşekkür ederiz. Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Üzgünüm. Yorumunuz gönderilemedi. Lütfen tekrar deneyin.
  • (Yayınlanmayacak)