EkoYapı Dergisi - Ekolojik Yapılar ve Yerleşim Dergisi

Kendimizi Topluma ve Çevreye Karşı Sorumlu Hissediyoruz...

Umut Bey 15 yıldır Akçansa bünyesinde farklı sorumluluklar aldınız. Bugün ise Akçansa Genel Müdürlüğü görevini başarıyla yürütüyorsunuz. Sizi biraz tanımak ve Akçansa’yı birde sizden dinlemek isteriz.

1998 yılında Manisa Anadolu Lisesi’nden, 2003 yılında Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun oldum. 2010 yılında Boğaziçi Üniversitesi’nde İşletme Yüksek Lisansı (Executive MBA) yaptım.

Üniversite eğitimimi ara dönemde mezun olarak 3,5 yılda tamamladım; bu da benim iş hayatına erken atılmamı sağladı. 2003-2004 yılları arasında enerji sektöründe İş Geliştirme Uzmanı olarak çalıştım, 2004 yılının sonunda da Akçansa bünyesine Management Trainee programıyla katıldım. 2005-2008 yılları arasında Satış Uzmanı, Pazarlama ve Satış Planlama Yetkilisi pozisyonlarında çalıştım. 2009-2011 döneminde Strateji ve İş Geliştirme Müdürü, Ocak 2011 – Haziran 2013 döneminde Strateji, İş Geliştirme ve Pazarlama Müdürü olarak görev yaptım. Temmuz 2013 – Ocak 2015 döneminde Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcılığı görevini üstlendim. Şu an Akçansa’nın Genel Müdürü olarak iş hayatıma devam ediyorum.

Akçansa Genel Müdürü, Umut Zenar

tarafına gelecek olursak... Akçansa, Akçimento (1967) ile Çanakkale Çimento’nun (1974) 1996 yılında birleşmesi sonucunda kuruldu. Sabancı Holding ve HeidelbergCement ortak kuruluşu olarak Türkiye’nin önemli projelerinde geniş ürün portföyümüzle çözüm ortağı olarak yer alıyoruz. İnovasyonu çimento sektörüne taşıyarak üretimden pazarlamaya kadar kendimizi tüm iş süreçlerinde sürekli yeniliyor ve büyük altyapı projelerine imza atıyoruz.

İstanbul-Büyükçekmece, Çanakkale ve Samsun-Ladik’teki üç fabrikamızda çimento ve klinker üretimi gerçekleştiriyoruz. Ayrıca İstanbul-Ambarlı, İzmir-Aliağa, Yalova, Marmara Ereğlisi, Derince, Trabzon ve Hopa’da kurulu yedi çimento terminalimiz var. Hazır beton markamız Betonsa ise Karadeniz, Marmara ve Ege bölgelerine yayılmış 30’a yakın hazır beton tesisinde üretim yapıyor. Agrega üretim faaliyetini de ‘Agregasa’ markası altında 4 tesiste sürdürüyoruz.

Yeni yatırımlarımızı özel ürünler ve sürdürülebilir çevre alanına yönlendiriyoruz. Bu doğrultuda yenilenebilir enerji kaynakları ve atık yönetimi uygulamalarıyla verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı çalışıyoruz.

Mega projelerde Akçansa’yı görüyoruz. Projelerin ihtiyacı olan özel ürünleri geliştirmek üzerine yoğunlaştığınızı biliyoruz. Bu durum üretim prosesi açısından zor olmuyor mu? 

Akçansa, Türkiye’nin en önemli projelerinde geniş ürün portföyüyle çözüm ortağı olarak yer almaktadır. İnovasyonu çimento sektörüne taşıyarak üretimden pazarlamaya kadar kendimizi tüm iş süreçlerinde sürekli yeniliyor ve büyük altyapı projelerine imza atıyoruz.

Gelibolu ile Lapseki’yi birbirine bağlayacak ve ‘Dünyanın en büyük orta açıklıklı asma köprüsü’ unvanını taşıyacak 1915 Çanakkale Köprüsü projesinin tedarikçileri arasında yerimizi aldık. Akçansa’nın uzun soluklu Ar-Ge çalışmaları sonunda, proje için özel olarak geliştirilen ‘1803 Çimento’, 1803 Beton” adlı ürünler, 100 yıl bakım gerektirmeksizin dayanım gücüne sahip olacak ve köprü ayaklarının denizin içinde kalan kısmında kullanılacak. Projede toplam 300 bin metreküp beton kullanılacağını öngörüyoruz.

Çanakkale Limanı

mega projelerinden biri olan İstanbul Boğazı’nın zorlu koşullarında zamana karşı yarışılan ve dünya literatürüne geçen ilklere sahip Yavuz Sultan Selim Köprüsü için de çevresel etkilere karşı yüksek dayanımlı beton ürettik. Projeye özel tasarlanan beş hazır beton tesisinde üretilen 100+Beton, bakım gerekmeksizin 100 yılın üzerinde dayanım gücüne sahip ve asırlarca kullanılacak özel bir ürün olarak piyasaya sunuldu.  Proje ile Amerikan Beton Enstitüsü (ACI) tarafından düzenlenen Concrete Construction Yarışması’nda ‘mükemmellik ödülü’nün sahibi olduk. 

Yeni yatırımlarımızı ve odağımızı da katma değerli ürünler ve dijitalleşmeye yönlendiriyor, ayrıca verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı projeleri tüm fabrikalarımızda yönetiyoruz.

Kurum olarak çocuklar ve gençleri önemsiyor ve bunu yaratıcı projeler ile ortaya koyuyorsunuz. Kurumsal olarak bu yaklaşımın altında yatan nedenleri öğrenebilir miyiz?

Kendimizi hem topluma hem de çevreye karşı sorumlu hissediyor, sadece bugünkü değil gelecek kuşaklar için de değer yaratmaya odaklanıyoruz. 

Bu çerçevede, yeni neslin ve onları yetiştiren ebeveynlerin birbirleriyle daha iyi iletişim kurmasını sağlamayı ve yarınlara sağlam temeller atmayı hedefleyerek, ‘Benim Mahallem’ sosyal sorumluluk projesini hayata geçirdik.

Faaliyet gösterdiğimiz Büyükçekmece’de yaklaşık 30 bin kişiye ulaştıktan sonra, Çanakkale, şimdi de Ladik’te 6,7 ve 8. Sınıf ve Lise öğrencilerine TOÇEV’in uzman eğitmenleri ile psikolojik destek ve kişisel gelişim eğitimi veriyoruz. 

1915 Çanakkale Köprüsü İnşaatı

için sürdürülebilirlik neyi ifade ediyor? Bu kapsamda yaptığınız çalışmalar hakkında bilgi alabilir miyiz?

Türkiye’nin lider yapı malzemeleri şirketi Akçansa olarak, çimento sektörünün geleceğini sürdürülebilir kalkınma çerçevesinde üstlenilmesi gereken sorumlulukla özdeşleştiriyor, iş stratejilerimizi bu doğrultuda kurguluyoruz.

Akçansa’da sürdürülebilirlik kapsamında hayata geçirdiğimiz ve sektörde öncülük ettiğimiz birçok çalışma ve proje var. Çünkü biz sürdürülebilirliği, sosyal, çevresel, ekonomik boyutlarıyla ele alıyor; yönetim anlayışımıza, çalışma kültürümüze entegre ediyoruz.  

2030 sürdürülebilirlik hedeflerimizi, ekonomik güç ve inovasyon, iş sağlığı ve güvenliğinde mükemmeliyeti sağlama, çevresel ayak izimizi azaltma, döngüsel ekonomi sağlama, iyi bir komşu olma ve şeffaflık üzerine kurguladık.

Çimento üretimi, maden sahalarından elde edilen hammaddenin işlenmesine dayalı bir faaliyet alanı. Biyolojik çeşitliliğin korunması ve ekosistem yönetimi, sektörümüzün geleceği adına da kilit role sahip. 

Kullandığımız kaynakların daha fazlasını tekrar geri sunmak için çalışıyoruz. 2011 yılından bu yana CDP İklim Değişikliği ve Su Programları’na gönüllü olarak katılıyoruz. İklim değişikliği ve su yönetimi ile ilgili strateji, hedefler ve yol haritasının paylaşıldığı programlarla, bu yıl iklim değişikliği programında B- puan, su programında ise B puan aldık.

Akçansa’nın Büyükçekmece Fabrikası, geçtiğimiz yıl, Uluslararası Beton Sürdürülebilirlik Konseyinin belirlediği kurallar doğrultusunda, Türkiye Hazır Beton Birliği Kalite Güvence Sistemi İktisadi İşletmesi tarafından bağımsız denetimden geçerek başarıya imza attı ve CSC “Kaynakların Sorumlu Kullanımı Sürdürülebilirlik Belgesi'ni Türkiye’de alan ilk çimento üretim tesisi oldu. Akçansa’nın Betonsa markasıyla faaliyet gösterdiği Gebze Hazır Beton Tesisi ise “Kaynakların Sorumlu Kullanımı Belgesi”ne sahip olurken, son olarak Betonsa Kemerburgaz Tesisi de Türkiye’de bir ilk olan GOLD sertifikayı alarak başarımızı tescilledi.

Bu yolda gerçekleştirdiğimiz tüm çalışmalar ve projelerde elde edilen performansı gayet şeffaf bir yaklaşımla düzenli olarak Sürdürülebilirlik Raporu yayımlayarak kamuoyuyla paylaşıyoruz. Türk çimento sektöründe sürdürülebilirlik raporu yayımlayan ilk şirket unvanına sahibiz.

Yavuz Sultan Selim Köprüsü

hızla gelişiyor dolayısıyla dünyamız, ihtiyaç ve beklentilerimiz de değişiyor. Şirket olarak bu hızlı değişime ayak uydurmak için ne gibi önlemler alıyorsunuz?

Dijitalleşme tüm sektörlerde olduğu gibi içinde bulunduğumuz sektörün de öncelikleri arasında yer alıyor. Biz de Akçansa olarak, sektörümüzün dijital dönüşümüne yön verecek uygulamalara imza atıyoruz ve dijitalleşmeyi tüm iş süreçlerimize dahil etmeyi hedefliyoruz. 

2021 yılı vizyonumuzda devam eden AR-GE süreçlerimiz sonrasında üretimini tamamlayacağımız sektöre özgü dijital ürün ve yazılımları yurt dışına ihraç etme hedefimiz bulunmaktadır. Bu hedefimiz bize önemli bir gelir potansiyeli sağlayacaktır.

Bunun yanında, insan kaynakları sürecimize dahil ettiğimiz sanal gerçeklik teknolojisi ile özel olarak tasarlanan ‘Akçansa Evreni’nde yeni işe başlayan Akçansalılar, üç boyutlu evrende sadece tek bir noktadan çok kısa bir sürede hem fabrikamızı gezebiliyor hem de departmanlarımızı tanıyabiliyorlar.  Fabrikamızın havadan ve fabrika sahasında çekilen görüntüleriyle yeni işe başlayanlar üretim sahalarına girmeden iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini alabiliyor, üç boyutlu ve orijinal haliyle fabrikayı gezebiliyor.

Ülkemiz bir süredir siyasi ve ekonomik olarak istikrarsız ve zor bir dönemden geçiyor. Ancak görüyoruz ki Akçansa hız kesmeden büyümeye ve yatırım yapmaya devam ediyor. Akçansa bunu nasıl başarıyor? 

Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği verilerine göre, konut ve altyapı yatırımlarının azalmasına bağlı olarak sektör 2019 yılı ilk yarısında %40 oranında daraldı. Biz ise yönümüzü ihracata çevirerek, ihracatın toplam çimento satışlarımızdaki payını da artırarak daralan pazarda %5 oranında büyüdük. 

2019 yılının ilk yarısında sattığımız katma değerli ürünlerimizle en önemli ihracat pazarlarımızdan biri ABD pazarı olmuştur. 

AkçansaPort markasıyla ise Ambarlı Limanımızda kaliteli ve müşteri odaklı hizmet anlayışımızla liman satış gelirlerimizi %45’in üzerinde bir oranla artırdık.

Sektörel açıdan 2019 yılının son çeyreğini nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce 2020 yılında ülkemizi ve yapı sektörünü neler bekliyor? 

Sektörde artan üretim kapasiteleri ve daralan iç pazarın etkisiyle Türkiye çimento sektörünün ihracat alanında 2020 yılında da çok iştahlı olacağını ön görüyoruz. 

2020 yılı ihracat rakamının 2019 yılının üzerinde 25 milyon ton seviyelerinde olmasını öngörüyoruz.


Yorum yaz...

Teşekkür ederiz. Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Üzgünüm. Yorumunuz gönderilemedi. Lütfen tekrar deneyin.
  • (Yayınlanmayacak)