EkoYapı Dergisi - Ekolojik Yapılar ve Yerleşim Dergisi

Önemli Olan Sertifikalar Değil, İnsanların Mutlu Olabileceği Mekânlar Yaratmak

Sponsorluğunda Hazırlanmıştır.

Burcu Hanım öncelikle sizi ve Swanke Hayden Connel Mimarlık ofisini daha yakından tanımak isteriz. 

Lisans ve yüksek lisans eğitimimi İTÜ Mimarlık Fakültesi’nde aldım. 1996 yılından 2006 yılına kadar Doğuş Yapı’da farklı sorumluluklar üstlendim. Sonrasında 2 yıllık bir freelance proje yürütme deneyimim oldu ve 2008 yılında Swanke Hayden Connell Mimarlık ile birlikteliğimiz başladı.

Swanke Hayden Connell Architects global bir tasarım ofisi ve İstanbul’da da Swanke Hayden Connell Mimarlık olarak 1996 yılından beri faaliyet gösteriyor. 2013 yılında yapılan bir birleşme, uluslarası faaliyet gösteren iki firma olan Aukett Fitzroy Robinson ve Swanke Hayden Connell Architects’i bir araya getirdi ve grup artık Aukett Swanke olarak hizmet veriyor. İki firmanın tasarım alanındaki geçmişleri ise 1955 ve 1906’ya kadar dayanıyor. İstabul ofisinde ben, Zeynep Orberk ve Bülent Dündar ile birlikte, Aukett Swanke Group ortaklığında çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 

Uzmanlaşmış ve tamamı Türk mimarlardan oluşan İstanbul ekibimiz ile özellikle ofis yapıları, kentsel dönüşüm alanları, karma kullanımlı yapılar, ofisler, konut projeleri ve kurumsal iç mimari projeler üzerine çalışmaktayız. Masterplan, mimarlık ve iç mimarlık alanlarında, fizibilite çalışmalarının başından konsept tasarıma ve uygulama projelerinin teslimine kadar tüm projelendirme sürecinde hizmet veriyoruz.

Ben ekibe katıldığımdan günden bu güne Londra ekibi ile çalışıyoruz. Eskisi kadar olmasa da projelerimizin konsept aşamalarında oradaki meslektaşlarımız ile iletişim halindeyiz.  Zaman içinde bu iletişim azaldı çünkü İstanbul’daki çekirdek kadromuz çok uzun zamandır birlikte çalışıyor ve dolayısıyla grubun çalışma yöntemini ve tasarım anlayışını çok iyi biliyoruz ve uygulamaya devam ediyoruz. 

Zeynep Orberk -  Burcu Şenparlak - Bülent Dündar

Biliyoruz ki geniş bir alanda hizmet veriyorsunuz? Ofis yapılanmanız ve proje geliştirme sürecinizden bahsedebilir misiniz? Ekibiniz ve temel çalışma prensipleriniz hakkında kısaca bilgi alabilir miyiz?

Çağdaş ve dinamik bir tasarım ortaya koyabilmek için kollektif bir sürecin yaşanması gerektiğine inanıyoruz. Ekibimiz ile sürdürülebilir çevre oluşturmak amacıyla masterplan çalışmalarından iç mimari tasarımlara kadar tüm farklı ölçeklerde projeler tasarlıyoruz. Araştırma ve tasarımlarımızda işveren ve diğer proje ortakları ile interaktif bir süreç yürütmeye gayret ediyoruz. Bünyemizde yaratıcı ve her ölçekte yüksek kalitede proje üretebilecek kapasitede mimar ve iç mimar arkadaşlarımız var. Yaratıcılığın yanı sıra müşteri bütçelerinin dengelenmesi ve bilgi paylaşımının sağlanması konusunda da azami gayret gösteriyoruz. Ekip olarak uzun yıllardır birlikteyiz dolayısıyla kurumsal bir şirketten ziyade aile gibi olduk, herkes işini gönlünü koyarak yapıyor ve bu da projelere olumlu yönde katkı sağlıyor. Zorlu süreçleri birlikte atlatıyor, başarıları birlikte kutluyoruz. 

Palladium Tower

Evet çok geniş bir yelpazede çalışıyoruz. Bugüne kadar master plan, mimari projeler - ofis, konut, karma kullanım ve otel - projeleri geliştirdik. Ayrıca çok sayıda iç mimari projesi gerçekleştirdik. İstanbul ofisimizde çok kalabalık bir ekip değiliz. O yüzden herkesin yaptığı iş biraz iç içe girmiş durumda. Proje geliştirme sürecinde işverenle birlikte hareket etmeye özen gösteriyoruz. İşverene proje tasarımı ile birlikte yatırımı yapma konusunda mümkün olduğunca destek olmaya gayret ediyoruz. Yapılacak fizibilite çalışmalarına dâhil olmayı önemsiyoruz. Projelerimizin uygulama süreçlerinde de mesleki kontrollük görevlerimize devam ediyoruz. İnşaat devam ettiği sürece uygunluğunu gözlemliyor, ortaya çıkabilecek revizyonlar, aksilikler konusunda sürece dahil olarak projemizi takip ediyoruz. 

Bomonti Apartmanı

Türkiye’de hayata geçirdiğiniz projeler hakkında bilgi alabilir miyiz?

Türkiye’de New York ofisi ile birlikte çalıştığımız, Tekfen Tower projesi ofisimizin tanınması anlamında önemli bir proje oldu. Belçikalı yatırımcı Extensa için Bomontide Bomonti Apartman projemizi hayata geçirdik. Bu projenin amacı, imar planında blok yapılaşma ile sınırlandırılmış arsada, maksimum alanda optimum konut çözümleri geliştirirken, bir yandan da bölgedeki kentsel ve tarihi dokuya uyumlu, yatay ve alçak katlı bir yapı tasarlamaktı. 70 metre uzunluğundaki bina cephesi, bu cadde üzerinde düşeyde daha küçük apartman bloklarına bölünerek, tasarımıyla çevredeki geleneksel konut biçimlenişine ve bu biçimlenişin en güçlü öğelerinden biri olan sıra ev yaklaşımına gönderme yaptı.

Bomonti Modern Palas

Yine aynı yatırımcı için Bomonti'de tasarladığımız ikinci konut projemiz Bomonti Modern Palas oldu. Bu projenin tasarımında, çevresel verileri önemle dikkate alırken, müşteri tarafından belirlenen kriterler doğrultusunda bir ve iki yatak odalı daire tipleri oluşturduk. Tasarımda yüksek verimlilik oranı ve sürdürülebilirlik yaklaşımı ortaya koyduk. Apartman bloğunun yönelimi kuzey-güney ekseninde konumlandırılarak, tüm dairelerin göreceli olarak eşit şekilde günışığı alacak şekilde doğu ve batıya yönelmesi sağlandı. Cepheye konumlandırılan güneş kırıcılarla, oluşan ısı geri kazanımları azaltılmaya çalışıldı. Dış cephede yer alan cam takviyeli beton paneller uygun maliyetli ve uzun ömürlü çözümler sağlarken, aynı zamanda yüksek ısı izolasyon değerleri sundu.

Bir başka projemiz ise Ataşehir’de yer alan Palladium Tower idi. 180 metre yüksekliğinde ve 43 kattan oluşan ofis projesi LEED Gold sertifikasına sahip. Proje sürdürülebilirlik kriterlerine uyum sağlayacak şekilde tasarlandı ve inşaa edildi. 

Allianz Genel Müdürlük

40 katlı Allianz Tower’ın 20 katında yer alan Allianz Türkiye genel merkezinin iç mimari tasarımını gerçekleştirdik. Projedeki amacımız kurumsal hedefleri destekleyen, iş stresini minimuma indiren, çalışanların ihtiyaçlarına karşılık veren ve işbirliği, etkileşim, konsantrasyon ve dinlenme imkânı sunan, açık alanları ile verimli ve efektif, sürdürebilir ofis alanları yaratmak oldu. Sürdürülebilir tasarım kriterlerinin kullanıldığı Allianz Türkiye genel merkezi projemiz LEED Gold CI sertifikası almaya hak kazandı.

Allianz Genel Müdürlük

Allianz Türkiye’nin büyüme hedefleri doğrultusunda İzmir’de yatırım yaptığı 20.000m2 alana sahip Operasyon Merkezi projesi olan Allianz Kampüs İzmir’i hayata geçirdik. Bu projede yapının yerleştiği arazi içinde açık ve yarı açık mekânları ile mümkün olduğunca fazla rekreasyon ve spor alanları ile desteklenmesi amaçlandı. Kampüs az katlı ve yatay bir plan kurgusu ile tasarlandı. Şehrin sahip olduğu iklim ve sosyal yaşam biçimleri bunu destekledi. Bu proje ile köklerini İzmir’e salan Allianz, yapılaştığı alana değer katacak ve buradaki kalıcılığını teyid edecek şekilde tasarımı yönlendirdi. 

Allianz İzmir Kampüs

LEED Gold sertifikası sahibi olan Allianz Kampüs İzmir Projesi’nde tasarımın önemli bir unsuru sürdürülebirlik oldu. Bu kapsamda, perfore metal kabuk binanın estetik değerlerini oluşturmasının yanı sıra, kullanıcı konforunu arttıracak ve enerji verimliliği sağlayacak şekilde geliştirildi. Yenilenebilir enerji kaynağı yaratmak amacıyla çatıda güneş panelleri kullanıldı ve kampüsten çıkan tüm organik atıklar kompost makinası ile tekrar kampüs içindeki yeşil alanlarda gübre olarak kullanılmakta.

Allianz İzmir Kampüs

Bir diğer önemli projemiz Nidakule Ataşehir ofisleri oldu. İstanbul’un Anadolu yakasındaki, Uluslararası Finans Merkezi’nin karşısında yer alan Nidakule Ataşehir Ofisleri, TOKİ ve Emlak Konut ile yürütülen bir kamu özel sektör ortaklığı olarak hayata geçti. Proje üç adet A sınıfı ofis binasından meydana geliyor. Nidakule Ataşehir Kuzey, zemin üstünde 31 kata sahipken, Güney 16 adet daha küçük kat alanına sahip bir ofis yapısıdır. Her iki bina da güçlü bir podyum yapısı üzerine oturmakta. 2016’nın son çeyreğinde tamamlanan  proje LEED Gold sertifikasına sahip.

Nidakule Ataşehir Güney

İç mimari projelerimizde genellikle hep global markalar ile çalıştık; Microsoft, Vodafone, Sanofi, KPMG, Allianz’ı bunlara örnek olarak verebilirim. Bu markaların bir çoğu ile çalışma sürekliliğimiz devam etmekte.

Çok katlı ofis binaları tasarımı konusunda da Tahincioğlu sürekliliği olan işverenlerimizden. Aslında baktığınızda çalıştığımız işverenler ile sonrasında yeni projeler geliştirmeye devam ediyoruz. Bunun nedeninin ofisimizin yüksek enerjisini işverenlere de yansıtabildiğimiz olduğunu düşünüyorum.

Neredeyse tüm projeleriniz LEED sertifikası sahibi. Gelişen sertifika sistemlerinin sürdürülebilir kentlere bir katkı sunacağına inanıyor musunuz?

Aslında çevreci tasarım anlayışı olması gerekenlerden oluşan bir kurallar listesi. Sertifika hedefiniz olsun ya da olmasın kullanıcıya fayda sağlayacak bir yapı ortaya koymak için tasarımınıza dahil etmeniz gereken uygulamalar bunlar. Çok çeşitli sertifika sistemleri var, ileride daha farklı sistemler de olabilir. Ancak önemli olan bu sertifikalar değil, insanların yaşama ve çalışma alanlarında sağlıklı ve mutlu olabilecekleri mekânlar yaratmak. Bizim en büyük şansımız bugüne kadar hep bu konulara önem veren işverenler ile çalışma imkânı bulmamız oldu. Bu konularda işverenin yaklaşımı çok önemli, bu uygulamaların geri dönüşlerinin farkında olan yatırımcılar zaten o bilinçle projeye başlıyorlar.

Nidakule Ataşehir Kuzey

Türkiye’nin dinamikleri çok değişken ve farklı, ofisinizin merkezi tarafından bu değişkenlik nasıl algılanıyor?

Biz yabancı ortağı olan bir Türk mimarlık ofisiyiz. Tabii ki marka gücünü kullanıyoruz ama ağırlıklı olarak Türkiye’de hizmet verdiğimiz ve tasarladığımız projelerimizin altında imzalarımızın olması gerektiği için Türk mimarlık ofisi olmamız gerekiyor. Biz o yüzden kurulduğumuz günden beri mimarlık “A.Ş.” olarak hizmet veriyoruz. Londra ofisi hep yanımızda, olması gereken kurumsal yapıda.

Londradaki meslektaşlarımız ile çok uzun süredir birlikte çalışıyoruz bu nedenle Türkiye’deki sistemi tanıyorlar. Çalışma sistemlerimiz arasındaki en büyük fark proje süreleri diyebilirim. Ülkemizde proje süreçleri çok hızlı ilerliyor onlar ise bizdekinin neredeyse iki katı süreyi proje için kullanıyorlar. Avrupa’da ya da İngiltere’de tasarladığınız bir binanın yönetmelikleri ya da imar şartları buradakinden çok daha farklı olabiliyor. Her coğrafyaya göre yönetmelikler, kanunlar, kültürel ihtiyaçlar vs. değişiyor. Tasarım sürecini Londra ile birlikte yürüttüğümüz dönemlerde bizim onlara bu kuralları anlatmamız gerekiyordu. Bunları hep birlikte masaya koyup ona göre tasarımı hep birlikte yapıyorduk. Her dönemde güncel ve güçlü teknolojik altyapımız sayesinde 15 yıldır tüm dünyadaki ofislerimizle iyi ve hızlı bir iletişim içindeyiz 

Tasarım konusunda geçmişte Londra ofisinden daha fazla destek alıyorduk, 5-6 yıldır ise neredeyse tüm tasarımlar İstanbul ofisinde gerçekleşiyor. İyi, sürdürülebilir tasarım olması, hizmet edeceği kültüre cevap vermesi, bunların hepsi zaten global tasarım anlayışının bir parçası. 

İleriye dönük projeleriniz nelerdir?

Yerel ve uluslararası tecrübelerimizi en iyi şekilde kullanabileceğimiz verimli ve kaliteli projelerin içinde yer almayı hedefliyoruz.


Yorum yaz...

Teşekkür ederiz. Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Üzgünüm. Yorumunuz gönderilemedi. Lütfen tekrar deneyin.
  • (Yayınlanmayacak)