EkoYapı Dergisi - Ekolojik Yapılar ve Yerleşim Dergisi

Ofis Tasarımlarına Ekolojik Yaklaşım

Geçmişten bugüne değişen ofis alışkanlıklarında katılımcı, ne istediğini bilen, ‘ofis hiyerarşisi’ yerine ‘kolektif yapıyı ve ifade özgürlüğünü ön planda tutan’ Y kuşağı büyük rol oynuyor.

Ekolojik yaklaşımla planlanan çalışma alanları, ofis yaşantısına, yapı sahibine ve iş yeri sahibine ayrı ayrı avantajlar sağlar. Ekolojik kriterlere uygun olarak tasarlanan ofislerde, enerji tüketiminin az olması, uzun vadede yatırımcıya ve işyeri sahibine daha az masraflı mekânlar sunuyor. Doğal ve sürdürülebilir malzeme kullanımı ve yeşil ile iç içe yaşam, projelerimizde öne çıkardığımız en önemli tasarım parametreleri. Çalışanların kendilerini huzurlu ve konforlu hissedeceği, rahat iletişim kurabilecekleri, doğal malzeme ve dokuların sıcaklığı ile harmanlanmış mekânların çalışan psikolojisine de önemli katkılar sağladığını düşünüyoruz.

Slash Architects, İpek Baycan ve Şule Ertürk Gaucher

Ekolojik ve sürdürülebilir tasarım yaklaşımı dünya genelinde en çok ofis yapılarında karşımıza çıkıyor. Enerji tüketiminin minimize edilmesinden, çalışanların nefes alabileceği açık mekânlara kadar pek çok ekolojik yaklaşım ofis yapılarının olmazsa olmazı. Çift cephe tasarımlarında arada sadece cephenin bakımı için bırakılan boşluklardan ziyade, çıkılabilir kat bahçeleri yaratarak her katta kolay ulaşılabilir dış mekânlar yaratılabiliyor. Çalışanların ‘dış mekân’ ve ‘açık hava’ ile kurdukları ilişki yaşantılarını zenginleştiriyor.

Ofislerde doğal ışığı içeriye maksimum derecede almak ve maksimum verim alınacak cephelere uygun bir işlev dağılımı yapmaya özen göstermek, planlama anlamında bir mimarın yapması gereken en ekolojik müdahalelerden biri. Güneş kırıcıları en verimli olacak noktalarda, doğru konumlandırmak yapının kontrollü ısınma ve soğumasına katkıda bulunuyor. Enerji tüketiminin en yoğun olduğu yapı tipolojilerinden biri olan ofislerde akıllı bina uygulamalarının ve otomasyon sistemlerinin kullanımı da oldukça önemli.

Eski Alışkanlıklar Y kuşağıyla Değişiyor. 

Günümüzde teknoloji ve medya araçlarının ofis mekânlarının dönüşümünde büyük etkisi var. Mekânların eskiye oranla daha interaktif olmasını ve ofis çalışanlarının konforunun daha çok önemsenmesini de bu sürecin bir getirisi.

Yakın geçmişte ofis yapıları denince akla plazalar, gökdelenler geliyordu. Ortalama 2 m2’lik çalışma alanı sunan açık ofis sistemleri, yüksek katlı yapılar, temiz havadan faydalanamamak gibi olumsuzlukları beraberinde getiriyordu. Açık ofislerde ise akustik problemler ve arka arkaya dizili oturma biçimleri göze çarpıyordu. Kurumsallık adına daha steril ve parlak malzemelerden oluşan, etkileşimden uzak mekânlar ve ‘yönetici odası’, ‘genel müdür odası’ gibi ayrımlar göze çarpıyordu.

Yeni Nesil Ofis Tasarımlarında Çalışan Psikolojisi ve Sağlığı da Ön Planda.

Çalışan psikolojisi için verimli çalışma süreciyle birlikle odaklanma, sosyalleşme, öğrenme ve işbirliği kurma önemli parametreler. İş yerindeki performansı optimize etmek; mekânlarda iş için gereken odaklanmayı sağlamanın yanı sıra kolektif kimlik ve verimli iş etkileşimlerinin gerçekleştiği sosyalleşme mekânlarını sunması ile mümkün olabiliyor. Soğuk kurumsal yapıların aksine tüm çalışanların bir ekip ruhu içinde var olması önemseniyor. Bu ruhun mekâna; kontrollü açık ofisler, iletişim platformları ve ortak alanlar ile yansıması çok önemli. Bu durum, ofisin işleyişi her ne olursa olsun daha yaratıcı ve aktif rol alan ofis kullanıcılarını arttırıyor ve ofis yaşantısını dinamikleştiriyor. Ofis kültürünün geçmişten günümüze değişen bütün ihtiyaçları ile farklı bir noktaya geldiğini görüyoruz. Bu noktada dinamik ve yaratıcı Y kuşağının rolü büyük. Daha katılımcı, ne istediğini bilen, “ofis hiyerarşisi”nin yerine kolektif ve ifade özgürlüğünü ön planda tutan Y kuşağı, ofislerde kendi yerlerini kendileri oluşturmaya meyilli. Bu potansiyellerin ortaya çıkabilmesi için ofis mekânlarının sunduğu imkânlar da bu bağlamda değişiyor.

Geleceğin Ofislerindeki Mutlu Çalışanlar.

Özellikle gün geçtikçe artan home-ofis çalışanları için network ağlarının güçlü olduğu sistemlerin kurulması, ortak paydada buluşulan ortamların entegrasyonu ile daha dinamik yapılara hizmet eden yapıların oluşturulması gelecekte ofis tasarımını etkileyecek unsurlardan bazıları. Bütün bu parametreler mobil çalışabilme imkânını yarattığını ve iş organizasyonlarının da daha hızlı ve verimli ilerlemesine katkıda bulunduğunu ifade ediyor.

Ofis yaşantılarında co-working alanlarının önem kazanmasıyla birlikte; ortak çalışma alanları, tekil çalışan kişilere yönelik disiplinler arası çalışma ortamları, kiralanabilir toplantı odaları ve dinlenme/sosyalleşme alanları gibi oluşumlar ortaya çıkıyor. Ofis tasarımlarında eski soğuk kurumsal yapıdan uzaklaşmaya ve çalışanların sosyalleşebileceği, kısa süreli de olsa rahatlayıp dinlenebileceği, eğlenebileceği alanları projelerine entegre ediyor. Böylece çalışanların kendilerini daha mutlu ve özgür hissetmelerini sağlayarak yaratıcılığı arttırmaya yönelik öğeleri projelerimize yerleştirmeye özen gösteriyoruz.θ


Yorum yaz...

Teşekkür ederiz. Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Üzgünüm. Yorumunuz gönderilemedi. Lütfen tekrar deneyin.
  • (Yayınlanmayacak)