EkoYapı Dergisi - Ekolojik Yapılar ve Yerleşim Dergisi

Yüksek Ahşap Yapılar ile Sürdürülebilirlik Mümkün

Kajstaden Yüksek Ahşap Bina / C.F. Møller Architects

Kajstaden - Yüksek Ahşap Yapı, sürdürülebilir inşaat ve iklim bilincine sahip mimariye dönüşümün mümkün olduğunu gösteren bir referans projesi olarak önemli bir dönüm noktasıdır. Araştırma projeleri ve çeşitli aktif ahşap projeleri vasıtasıyla C.F. Møller Architects, inovasyonun yanı sıra masif ahşap çerçeveli çok katlı binalar geliştirmeye ve uygulamaya odaklanmış. 

Kajstaden'de, inşaat sektörünün çevre ve iklim değişikliği üzerindeki etkisini üzerinde fark yaratmak ve bu konuda sorumluluk almak için endüstriyel ahşap tekniklerini öncelik vermeye yönelik aktif bir karar alınmış. Ahşabın önemli bir avantajı, diğer yapı malzemelerinin aksine, malzeme üretim zincirinin sınırlı miktarda karbondioksit emisyonu üretmesidir. Ahşap kullanımı karbonun bina çerçevesinde muhafaza edildiği kapalı bir döngü sağlar.

Araştırmalar ayrıca ahşap çerçeveli binaların daha iyi hava kalitesi ve akustik nitelikler sayesinde insan sağlığına ve refahına olumlu katkıda bulunduğunu göstermektedir.

Kajstaden binası yükseltilmiş zemin üzerine inşa edilmiş dokuz kattan ve çift tavan yüksekliğine sahip bir çatı katıdan oluşuyor. CNC’den geçirilmiş yapıştırma tabaka unsurlu masif ahşapta yer alan yüksek hassasiyet teknolojisi, duvarlarda gereksiz malzemeler olmadan hava geçirmez ve enerji tasarruflu evlerin ortaya çıkmasına olanak tanıyor. Malzemenin düşük ağırlıklı olması sayesinde şantiyeye yapılan teslimat miktarı azalıyor ve inşaat sırasında daha verimli, daha güvenli ve daha sessiz bir çalışma ortamı oluşuyor. Vidalı mekanik bağlantılar sayesinde malzemeler geri dönüşüm için demonte edilebilecek. Beton yerine masif ahşap kullanıldığında toplam karbondioksit tasarrufunun 550 ton CO2 olduğu tahmin edilmektedir.

Kajstaden, Västerås'ın Öster Mälarstrand bölgesinde kıyıya yakın merkezi bir yerleşim bölgesidir. Yeni mahalle bir şehir bloğu olarak tasarlanmış ve Västerås şehir merkezinin doğal bir uzantısı olacak. Birbirine bağlanan Malarparken ve Notuddsparken yeşil bir alan oluşturuyor; bölgede ayrıca Malaren Gölünün manzarasını görmek mümkün. Projenin içerisine bir de elektrikli bot ve MatHem’den gelecek yiyecek siparişlerinin muhafaza edileceği soğutma odası dahil edilmiş.


Mimarlar: C.F. Møller Architects
Alan:
7500.0 m²
Sene:
2019
Fotoğraflar:
Nikolaj Jakobsen


Yorum yaz...

Teşekkür ederiz. Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Üzgünüm. Yorumunuz gönderilemedi. Lütfen tekrar deneyin.
  • (Yayınlanmayacak)