EkoYapı Dergisi - Ekolojik Yapılar ve Yerleşim Dergisi

​Kutu Kutu Yaşam Konteyner Mimarisi

Konteynerların kullanım alanlarını ilgi çekici bulan ve projelerinde onlara yer veren pek çok mimar var. Üstelik sayıları da her geçen gün artıyor. Sadece ev mimarisinde değil, geniş bir çerçevede yaşam alanı oluşturmaya yönelik projelerde kullanılan konteynerler sürdürülebilirlik, yeşil politikalar ve geri dönüşüm konularında da artı bir değer olarak kurgulanıyor.

2006 yılında, Güney Kaliforniya asıllı mimar Peter DeMaria, Redondo Beach House adını verdiği iki katlı konteyner temelli ev projesini hayata geçirdi. Amerika Birleşik Devletleri’nin yoğun prosedür sürecini aşıp projesini bir ev olarak kabul ettiren DeMaria ile yaptığımız röportajı ilerleyen sayfalarımızda bulabilirsiniz.

Fakat konteynerlerin kullanım alanlarını ilgi çekici bulan ve projelerinde onlara yer veren pek çok mimar var.

Üstelik sayıları da her geçen gün artıyor. Sadece ev mimarisinde değil, geniş bir çerçevede yaşam alanı oluşturmaya yönelik projelerde kullanılan konteynerler sürdürülebilirlik, yeşil politikalar ve geri dönüşüm konularında da artı bir değer olarak kurgulanıyor.

Flaman asıllı bir şirket olan Tempohousing yine 2006 yılında dünyanın en büyük konteyner köyü ünvanını kazanan projesiyle adından söz ettirirken Çin’de gemi konteynerlerinin modifiye edilmesi sonucu elde edilen binden fazla öğrenci evi bulunuyor.

Dahası; Urban Space Management, 2000 yılında Londra’nın Trinity Buoy Wharf bölgesinde Konteyner Şehir adlı bir çalışmaya imza atmış durumda. Geçişleri, katları ve çeşitlendirilmiş kullanım tarzları ile bir yaşam kompleksi olarak işlev gören Konteyner Şehir’in kurulumu için gereken süre sadece 4 gün. Ardından gelen 5 aylık süreçte planlamaya göre iç mekanları tasarlanan birbirinden bağımsız konteynerler, işlevsellik anlamında fantastik boyutu olan bir ağaç ev sistemi gibi çalışırken hem zamandan hem de maliyetten büyük kazanım sağlıyorlar.

Eski Sovyetler Birliği üyesi birçok ülkede konteyner pazarlara rastlamak mümkün. Bu ülkelerde genelde iki katlı formlarda kullanılan konteynerlerin ilk katı mağaza, ikinci katı ise depo olarak kurgulanıyor.

Bir detaylar paleti oluşturmak, devlet müessesini konteynerları bina bloğu olarak kabul etmeye ikna etmek ve daha önce yüzülmemiş suları keşfetmek görevimiz haline geldi.

AVANTAJLARI VE DEZAVANTAJLARI

Sağladığı kolaylıklarla birlikte dikkat edilmesi gereken birçok hususu da bünyesinde barındıran konteynerlerin afet sonrası dönem inşasından toplu konut projelerine kadar pek çok farklı alanda kullanılabileceğini öğrenmiş durumdayız. Peki avantajları ve dezavantajları kağıt üstüne döktüğümüzde karşımıza ne çıkıyor?

Gemicilik konteynerleri ideal bir inşaat malzemesi olarak çeşitlendirilmeye müsait bir yapıya sahip. Fazla miktarda yük taşımaya ve yüksek sütunlar halinde dizilmeye uygun olmalarının yanı sıra okyanus aşan gemilerde seyahat gibi zorlayıcı çevresel faktörlere karşı da dayanıklılar. Fakat unutulmaması gereken bir nokta var; her ne kadar konteynerlerin iki yanları son derece güçlü olsalar da tavanları zayıf. Aksi belirtilmeyen durumlarda üstlerine bindirilebilecek yük sınırı 300 kg olarak kabul edilmeli. Üstelik, hizmette oldukları süreç boyunca hasar almış konteynerlerin mimari öğe olarak kullanılmaması gerekiyor. Bundan kaçınmak için inşaat firmaları, mühendisler ve mimarların konteynerleri çatlaklara, yerinden oynamış çerçevelere, deliklere ve diğer kusurlara karşı dikkatle kontrol etmeleri öneriliyor.

Ayrıca; çeliğin ısı geçirgenliği oldukça yüksek. Yaşam alanı olarak kullanılacak konteynerin bu sebeple ahşap ya da tuğla bazlı yapılardan çok daha iyi bir yalıtım sistemine sahip olması gerekiyor. İç mekan hava kalitesinin düzgün projelendirilmediği konteyner bazlı yaşam alanlarında rutubet sonucu paslanma yaşanıyor. Bundan kaçınmak için çeliğin uygun biçimde sırlanması ve yalıtılması şart koşuluyor.

Tüm konteynerler aynı genişlik ölçüsüne göre üretilir. Uzunluk ve yükseklik için ise iki farklı boyut vardır. Ölçüleri sayesinde modüler elemanlar olarak büyük inşa planlarında kullanılmak üzere bir araya getirilebiliyorlar. Bu; tasarımı, planlamayı ve ulaşımı kolaylaştırıyor. Yolculukları sırasında dizilimlerini kolaylaştıracak kilit sistemleri ile üretildiklerinden strüktürel açıdan bir araya getirilmeleri oldukça kolay. Fakat ağırlıkları ve boyutları sebebiyle tuğla, blok ve kereste gibi geleneksel inşa malzemeleri üst katlara elle bile taşınabilirken pek çok konteyner çalışmasında forklift ya da vinç kullanılması gerekiyor.

Ayrıca üretimleri sırasında kuvvetli yapısı ve dayanıklılığı sebebiyle çelik tercih edilen konteynerler, endüstriyel bina projeleri için tercih edilse de çelik rezidans tipi binalarda çok yaygın kullanılmıyor. Bu sebeple, kimi coğrafi bölgelerde ve ülkelerde inşaat izni almak, yetkililer bu tarz bir başvuru ile daha önce karşılaşmamış olabileceğinden zorlu bir sürecin başlangıcını işaret edebiliyor.

Kullanılmış konteynerların mimari projelerde kullanılması hem inşa hem de inşa temeli açısından kiremit merkezli çalışmalara oranla maliyet açısından avantaj sağlıyor.

Üretim amaçları taşımacılık olan konteynerlerin zemini çoğu zaman yaşam alanlarına belli bir orandan fazla alınmaması gereken bileşenlerden üretiliyor. Ortalama bir konteyner zemininde yüzde 23 ila 25 arasında bakır, yüzde 38 ila 45 arasında krom, yüzde 30 ila 37 arasında arsenik yer alıyor. Bu sebeple projelendirme aşamasında, içerisinde yaşam başlamadan önce, zemin plakasının tercihen çelik bazlı zemin öğeleriyle değiştirilmesi gerekiyor.

Dünyanın dört bir yanında bulunması mümkün olan kullanılmış gemi konteynerleri taşımacılık standartlarına uygun olarak üretildikleri için şantiye alanına ulaştırılmakta bir sıkıntıya sebep olmuyorlar. Prefabrikasyon ile hazırlanmış modüllerin taşımacılığı son derece kolay.

Çelikle çalışmak; form vermek ve kesmek bir uzmanlık alanı. Bu nedenle bu işi yapacak kişilerin işe alınması ekstra bir maliyeti işaret etse de konteynerlerle çalışmak alışılageldik bina inşa etme yöntemlerinden çok daha hesaplı. Ahşap çerçeveli yapılardan farklı olarak eklenecek parçaların çelik üzerine işlenmesi gerekiyor; bu ise biraz daha uzun zaman ve farklı bir çalışma ekipmanı ihtiyacı demek.

Kullanılmış konteynerlerin mimari projelerde kullanılması hem inşa hem de inşa temeli açısından tuğla merkezli çalışmalara oranla maliyet açısından avantaj sağlıyor. İnşaat dahilinde kullanılmadan önce ufak modifikasyon işlemleri dışında başka bir şeye gerek duymayan konteynerler büyük taşımacılık şirketlerinden bin 200 dolara satın alınabildikleri gibi hiç kullanılmamış halleri nadiren 6 bin dolardan fazla fiyatlandırılıyor.
Kurulum -bina temeli- açısından da pozitif yanları olan konteynerler dört köşelerinden de destek alacak şekilde tasarlanmış olmalarının faydalarından yararlanıyorlar. Aynı zamanda taşıma sürecinde diğer konteynerleri de destekleyecek biçimde düşünülmüş olmaları kat çalışmalarında büyük kolaylık sağlıyor. Yine de elbette, ek güvenlik önlemleri ile ilgili incelemeler yapılması öneriliyor.

Son olarak; konteynerlerin kargo taşımacılığında kullanıldıkları süreçte dökülmüş ya da atık olarak bulaşmış olabilecek öğelerin alanda yaşam başlamadan önce temizlenmesi gerekiyor. İdeal olarak iç yüzeyin zımparalanıp zehir salınımı yapmayan boya ile tekrar renklendirilmesi iç mekan kalitesini arttırıyor.


Yorum yaz...

Teşekkür ederiz. Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Üzgünüm. Yorumunuz gönderilemedi. Lütfen tekrar deneyin.
  • (Yayınlanmayacak)