Çevre Dostu Narlife

Satış ve Pazarlama Müdürü, Berna Erkartal

US Green Building Council (USGBC) verİlerİne göre Türkİye, 2013 yılında LEED sertİfİkalı projeler açısından dünyada İlk 10 ülke arasında.

Ülkemizde son yıllarda daha fazla gündemde olan Yeşil Bina üretimi hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Türkiye’de yeşil binalar konusunda yapılan çalışmalar son yıllarda giderek daha fazla oranda gündeme gelmeye başladı. Bu alanda ülkemizdeki gayrimenkul sektöründe çevreci ve pozitif bir farkındalık olduğunu söyleyebiliriz. US Green Building Council (USGBC) verilerine göre Türkiye, 2013 yılında LEED sertifikalı projeler açısından dünyada ilk 10 ülke arasında. Ülkemizdeki bu yaklaşımın devam etmesi ve mevcut çabaların artmasıyla bu sıranın yükseleceğini düşünüyorum.



Yeşil Bina yatırımı yapan bir kurum olarak LEED ve BREEAM sertifika sistemlerinin ülkemizde uygulanması hakkında yorumlarınız nelerdir? Yerel bir sertifika sistemine ihtiyacımız var mı?

LEED ve BREEAM sertifika sistemleri Amerikan ve İngiliz kaynaklı olsalar da uluslararası kriterler göz önüne alındığında ulusal sertifikası olmayan ülkelerin en çok tercih ettiği sertifikaların başında geliyor. Yerel bir sertifika sistemi ile binalarımız hem daha yeşil ve çevreci hem de yerel kaynakları daha iyi kullanabilir düzeye gelecektir diye düşünüyorum. Bununla ilgili çalışmalar, gerekli kurum ve kuruluşlar tarafından sürdürülmekte olduğunu biliyor ve çalışmaları yakından takip ediyoruz.

LEED Sertifikalı projelere yatırım kararı alırken çıkış noktanız, öngörüleriniz, beklentileriniz nelerdi?
Tepe İnşaat, yurtiçi ve yurtdışında hayata geçirmekte olduğu tüm projelerde kalite ve müşteri memnuniyetini bir arada sunuyor. Bu önemli misyonla mimarideki uzmanlığımızı marka değeri ve inşaat kalitesi ile birleştirerek yüksek standartlarda konut projeleri üretmeye devam ediyoruz. Bu hedef ve bilinçle yola çıktığımız Narlife’da da yaklaşımımız, sakinlerimize doğa ve deniz ile iç içe bir yaşam sunarken, aynı zamanda geleceğimizi de korumak üzerine kuruldu.

LEED Çevre dostu değerlendirme sistemi, binaların tasarım sürecinden tamamlanışına kadar devam eden uzun bir süreç. Biz de bu süreçte temel kriter olan çevre dostu malzemelerin kullanılması ile doğal yaşamın korunmasına azami ölçüde dikkat ediyoruz. Çevre dostu binalar tasarlanırken çevreye duyarlı malzemelerin kullanılmasına, çevre düzenlemesinde doğal peyzaj yaratılmasına, su verimliliği sağlayan armatürler kullanılmasına ve aydınlatma sisteminde enerji tasarrufuna dikkat ediliyor. Narlife’ta her adım bu bilinçle atılıyor. Hedefimiz, tüm sakinlerimize keyifli ve huzurlu bir yaşamın yanında, sağlıklı bir gelecek de sunmak.

Ülkemizde yeşil binalara yatırım yapmanın avantajları ve dezavantajları nelerdir?

Yeşil binalar, bilindiği üzere temelde enerji ve su verimliliği sağlayarak doğanın korunmasını yardımcı olmak fikriyle doğuyor. Bugün dünyadaki enerji tüketiminin yüzde 40 binalar tarafından yapılıyor. Amaç hem enerjiyi daha az harcamak hem de enerji üretimini sağlamak. Bu çevreci misyonun yanında bir de bina sakinlerinin sağlığı ve konforu söz konusu. İç mekanlardaki hava kalitesi, doğal yapıya uygun aydınlatmalar, sıcaklığın ve nemin düzenli olarak kontrol edilmesi, etkin atık yönetimi gibi uygulamalar, insan sağlığını doğrudan etkiliyor. Bu yapılarıyla yeşil binalar, doğanın ve insanların sürdürülebilir bir dengeyi korumasına yardımcı oluyorlar.

ÜlkemizdeYeşil Bina sertifikasına sahip proje yatırımı konusunda finansal teşvikler var mı? Var ise yeterli mi?

Teşvikler henüz istenilen düzeyde maalesef ki değil. Ulusal sertifikamızın tam anlamıyla sisteme dahil olmasıyla birlikte finansal teşviklerin de bu yönde artmasını umut etmekteyiz.

Ünlü mimar Nevzat Sayın imzasını taşıyan Narlife, renk uzmanları ile oluşturulan özel konsept dış mimarisi ve çevre dostu misyonuyla, Amerikan Yeşil Binalar Konseyi tarafından geliştirilmiş “Yeşil Bina Değerlendirme Sistemi” olarak bilinen LEED Altın Sertifikası’na da aday. LEED Çevre Dostu Değerlendirme Sistemi’nde altın adaylığı olan projenin, tasarım ve inşaat aşamasında LEED kriterlerine uyum sağlaması ve yapılaşmanın çevreye verdiği olumsuz etkilerin önlenmesi hedefleniyor.

Tepe İnşaat Satış ve Pazarlama Müdürü Berna Erkartal, dünya iklim sisteminde değişikliklere neden olan küresel ısınmanın başı çektiği pek çok ekolojik sorunun takip ettiği günümüzde, bu olumsuzluklarda yapı sektörünün büyük oranda rol oynadığının farkına varılması gerektiğini ifade ediyor:
“Ekolojik sürdürülebilirlik kavramını, yeşil bina oluşumlarını, değerlendirme kriterleri ile resmi bir prosedür dahilinde çevrenin korunmasını garanti altına alma çabalarını yaygınlaştırdı. Tüm bu yaygınlaşmalar bina bazında yapısal oluşumların dahi, yaşam döngüsü çerçevesinde ele alınmasının ve üretim-işletim süreçlerinin bu çerçevede düzenlenmesinin sorunların çözüm sürecine sağlayacağı katkı hakkında bir farkındalık yaratması açısından önem kazandı.”

LEED Sistemi kapsamında, NARLIFE projesinde uygulanması öngörülen çözümlerden birkaçı şunlardır:

• Proje kapsamında bina sakinlerinin %15’i için bisiklet park yerleri ayrıldı.

• Narlife yanında yer alan park alanı da düzenlenerek arazinin %55’inin doğal ve adapte olmuş bitkiler kullanılarak yeşil alan olması sağlandı, yürüyüş yolları ile birlikte arazi içerisinde %76 oranında açık alan oluşturuldu.

• Otopark kapasitesinin %3’u kadar (29 araç için) elektrikli araç şarj istasyonu yerleri tespit edilerek alt yapısı oluşturuldu.

• Otoparklar yeraltına alınarak, çatı ve teraslarda açık renkli kaplama malzemeleri ve yeşil çatılar tasarlanarak ısı adası etkisinin oluşması minimuma indirildi.

• Düşük su tüketimli batarya ve rezervuar kullanılarak LEED’in tanımladığı su tüketimlerine oranla %38 su tasarrufu sağlandı.

• Peyzaj sulamasında toplanan yağmur suyunun kullanılması ve az su isteyen yerel & adapte olmuş bitkiler ile peyzajda su verimliliği sağlanması hedeflendi.

• Işık kirliliğinin azaltılması adına gökyüzüne ışık kaçırmayan verimli dış aydınlatma armatürleri seçilerek yapılacak olan fotometrik plan ile arazi dışına taşan ışık miktarları Uluslararası standartlarda izin verilen limitlerin altında tutulması hedeflendi.
• Bina içerisinde bina kullanıcılarının da aktif olarak kullanabilecekleri geri dönüşüm kutuları yerleştirilerek atık alanına giden çöp miktarının minimize edilmesi hedeflendi.

• İzolasyon kalınlıkları, enerji verimli aydınlatma armatürleri, verimli mekanik cihazlar ve hareket sensörleri ile LEED’in tanımladığı baz binaya oranla %23 enerji tasarrufu sağlandı. Enerji tüketiminin belirlenebilmesi için gelişmiş modelleme programları ile bina verileri modellemeye yansıtıldı. ( Bu oran standart bir binaya göre çok daha yüksek olacaktır.)

• Binada kullanılan İnşaat malzemelerinin toplam bütçesinin minimum %30’unun yerel ve geri dönüştürülmüş içerik kriterlerini sağlaması hedeflenmektedir. (İnşaat tamamlanana kadar malzeme tedarikçilerinden beyan yazısı alınmaya devam edecektir.)

• Kullanıcı alanlarında gün ışığı simülasyonu yapılarak toplam devamlı kullanılan mekanların %96’sında yeterli gün ışığı alınabildiği raporlanmıştır.

• Kullanıcı alanlarının %99’u oturduğu yerden göz hizasında manzaradan faydalanabilmektedir.


Yorum yaz...

Teşekkür ederiz. Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Üzgünüm. Yorumunuz gönderilemedi. Lütfen tekrar deneyin.
  • (Yayınlanmayacak)