Frida Escobedo’dan Doha’ya Diplomatik Sahne

Dilhan Hız

1985 tarihli Genel Postane binasını da içine alan teraslı bir kampüs olarak hayata geçecek Frida Escobedo imzalı proje, avlular, gölgeli geçişler ve yatay bir siluetle, ülkenin diplomasi vizyonunu kentin günlük ritmine daha görünür ve erişilebilir bir yüzle taşımayı amaçlıyor.

Aslına bakarsanız Katar, bu projeyi sadece bir bina yenileme işi olarak görmüyor; yeni projeyi doğrudan ülkenin dünyaya kendini anlatma biçimiyle ilişkilendiriliyor. Bu nedenle de proje öncesinde, Doha Körfezi’ni saran Corniche hattında yer alacak kampüs için uluslararası bir yarışma açıldı ve davet edilen 40 ofis arasından Meksikalı mimar Frida Escobedo’nun teklifi seçildi. Escobedo’nun ekibi, mühendislikte Buro Happold, peyzajda ise Studio Zewde ile birlikte çalışıyor. Böylece projenin sadece ofislerin dizildiği kapalı bir devlet bloğu değil, kentle temas kuran büyük bir diplomasi alanı olması fikri çıkıyor.

Corniche’de…

Amiri Diwan’dan başlayan ve Körfez boyunca uzanan sahil şeridinin önemli bir noktasında konumlanacak olan yeni genel merkezin bulunduğu bölge, bugün ulusal kutlamalar, yürüyüşler ve gündelik sahil kullanımıyla tanınan Corniche bölgesi. Corniche bu projeyle beraber, aynı zamanda ülkenin dış politikada üstlendiği rolün de vitrini haline gelecek gibi. Proje, denize bakan tek bir yüksek kule yerine, kademeli olarak yükselip alçalan, teraslı kütlelerden oluşan bir kampüs önermekte. Böylece manzaraya eşlik eden daha yatay bir siluet elde edilirken çalışanlar, ziyaretçiler ve konuk heyetler için dış mekânla iç içe geçen yarı açık alanlar ortaya çıkarılıyor.

Arazide uzun yıllardır yer alan Genel Postane binası, projenin temel karakterini belirleyen unsurlardan biri olmuş. 1985 tarihli bu modernist yapı, derin açıklıklı cephesiyle Doha’nın mimari hafızasında oldukça özel bir yere sahip. Yeni proje için postane yıkılmıyor, aksine hem fiziksel hem de sembolik olarak kampüse dahil ediliyor. Cephe elemanlarının bir kısmı yeni bloklarda yeniden yorumlanırken, zemin kat ise sergi, buluşma ve gölgeli bir iç bahçe olarak kurgulanıyor. Böylece geçmiş dönemin kamu yapısı, yeni diplomasi kampüsünün giriş eşiğine dönüşerek “eski” ile “yeni” arasında görünür bir bağ kuruyor.

Tasarım Dili

Escobedo’nun tasarım dilinde öne çıkan avlu ve geçişli mekân kurgusu, Doha’daki projede de belirleyici. Kampüs içinde birbirine eklemlenen avlular, teraslar, gölgelikli koridorlar, Körfez’den gelen rüzgârı zarifçe içeri taşıyorlar.

Katar’ın bu projede Escobedo’yu tercih etmesi, son yıllarda izlediği kültürel ve mimari stratejiyle de oldukça uyumlu. Ülke, müzelerden kültür merkezlerine kadar pek çok önemli yapı için uluslararası ölçekte tanınan mimarlarla çalışıyor ve Escobedo da Serpentine Pavyonu ve New York’taki Metropolitan Müzesi’nin yeni kanadı gibi projelerle, modern mirasa ve kamusal alana duyarlı yaklaşımıyla öne çıkan bir isim. Proje tamamlandığında, Doha Körfezi boyunca yürüyen biri için bu yapı sadece “arka planda kalan bir bakanlık binası” olmayacak. İçeride resmi görüşmeler, basın toplantıları ve yoğun diplomasi trafiği sürerken, dışarıdan bakıldığında kentle teması tamamen kopmamış, kontrollü ama görünür bir devlet yapısı algısı yaratılacak. Katar, bu projeyle mimari mirasına sahip çıkarken uluslararası rolünü daha açık ve çağdaş bir dille anlatan bir diplomasi ortamı kurmayı hedefliyor.


Yorum yaz...

Teşekkür ederiz. Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Üzgünüm. Yorumunuz gönderilemedi. Lütfen tekrar deneyin.
  • (Yayınlanmayacak)