Küresel İnşaat Sektörünün Karbon Ayak İzi Katlanıyor

Dilhan Hız / dilhan@ekoyapidergisi.org
Küresel inşaat sektörü, çevresel etkileri açısından kritik bir dönemece girmiş durumda. Uluslararası araştırmacıların yürüttüğü kapsamlı çalışma gösteriyor ki, 1995’ten 2022’ye kadar inşaat kaynaklı karbon emisyonları neredeyse iki kat artmış durumda. İşin gerçeği, mevcut gidişat değişmezse 2050’de bu artış yeniden yaşanacak gibi gözüküyor. Üstelik sektör bugün bile dünya toplam CO₂ emisyonlarının yaklaşık üçte birini tek başına oluşturuyor!
İnşaat Sektörü Tek Başına Faktör
Sunulan rapora göre, emisyonların yarısından fazlası beton, çelik ve tuğla gibi yoğun karbonlu malzemelerden geliyor. Geri kalan payı ise ulaşım, şantiye makineleri ve diğer operasyonel süreçler almakta. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde nüfus artışı ve kentleşme baskısıyla inşaat hacmi büyürken, malzeme kullanımındaki bu geleneksel yapı hâlen hâkimiyetini koruyor. İşin asıl kaygı verici yanı, sektörün mevcut seyri devam ederse 1,5 °C ve 2 °C sıcaklık hedefleri için kalan küresel karbon bütçesinin hızla tükenme potansiyeli. Yani, inşaat sektörü bugün, tek başına, iklim yol haritasını sekteye uğratabilecek bir ağırlığa ulaşmış durumda.

Araştırma, çözüm için “malzeme devrimi” gerektiğini vurgularken, daha düşük karbonlu, döngüsel ve biyolojik temelli malzemeler öne çıkarılmadığı sürece bu eğilimin kırılması pek de kolay gözükmüyor. Yeni bina yapımının yanı sıra mevcut yapı stokunun dönüştürülmesi, verimli yeniden kullanım stratejileri ve yerel malzeme politikaları da bu sürecin kritik adımları arasında.
Küresel inşaat sektörü bir eşikte. Önümüzdeki 25 yıl, karbon yoğunluğunun ya iki katına çıkacağı ya da dönüştürücü bir malzeme ve tasarım yaklaşımıyla düşüşe geçeceği bir dönem olacak. Araştırmanın işaret ettiği şey ise son derece net: İnşaat dünyası bugünkü alışkanlıklarıyla devam ederse 2050’nin karbon tablosu oldukça ağır olacak!