New York’ta Kamusal Tuvalet Krizi

Dünyanın en kalabalık ve en çok yürüyen şehirlerinden biri olan New York City, ironik biçimde kamusal tuvalet konusunda en cimri metropollerden biri. Parkta, sokakta, meydanda uzun uzun gezmek serbest; ama temel bir ihtiyacı karşılamak çoğu zaman tam bir macera. İşte bu kronik sorun, şimdi modüler mimarlıkla çözülmeye çalışılıyor.

Kent Konseyi Üyesi Zohran Mamdani’nin öncülüğünde gündeme gelen yeni girişim, prefabrike ve modüler kamusal tuvalet üniteleri için bir tasarım ve uygulama çağrısı içeriyor. Ama mesele yalnızca “bir yere tuvalet koymak” değil. Hızlı kurulum, düşük bakım maliyeti, vandalizme dayanıklılık ve erişilebilirlik gibi başlıklar, tasarımın merkezine yerleştiriliyor. Yani estetikle hijyen, mimarlıkla kamusal ihtiyaç aynı cümlede buluşuyor. Bu yaklaşım, New York’un klasik altyapı reflekslerinden belirgin biçimde ayrılıyor. Yerinde inşa edilen, yıllar süren projeler yerine; taşınabilir, gerektiğinde sökülüp başka bir noktaya kurulabilen yapılar öneriliyor. Kentin farklı mahallelerinde, farklı yoğunluklara göre uyarlanabilen bu modüler sistemler, kamusal mekânın “esnek” olabileceğini hatırlatıyor.

Elbette soru işaretleri de var. Modüler tuvaletler gerçekten güvenli ve temiz tutulabilecek mi? Kamusal alanlarda “geçici” görünen yapılar kalıcı bir çözüm sunabilir mi? New York’un karmaşık sosyal dokusu bu tasarımları nasıl karşılayacak? Ama şu kesin: Şehir, ilk kez kamusal tuvaleti mimari ve politik bir mesele olarak açık açık masaya yatırıyor.


Yorum yaz...

Teşekkür ederiz. Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Üzgünüm. Yorumunuz gönderilemedi. Lütfen tekrar deneyin.
  • (Yayınlanmayacak)