İzmir’den Okyanusa Uzanan Bir Mimarlık Fikri

Türkiye’de mimarlık tartışmaları çoğu zaman kent, yapı ve kamusal alan etrafında dönerken, İzmir çıkışlı bu proje rotayı doğrudan okyanusa çeviriyor. Denizhan Şallı’nın bitirme projesi, Endonezya’daki mercan resiflerinin hızla yok olmasına mimarlık disiplini üzerinden yanıt arıyor. Ama bunu romantik bir “doğa teması” ile değil; modüler, uygulanabilir ve bilimle temas halinde bir tasarım diliyle yapıyor.

Projenin merkezinde, deniz ekosistemine zarar vermeden yerleştirilebilen yapay resif modülleri yer alıyor. Bu modüller, mercanların tutunabileceği yüzeyler sunarken aynı zamanda su altı yaşamı için yeni mikro habitatlar oluşturmayı hedefliyor. Tasarım, tekil bir obje üretmek yerine çoğalabilen, uyarlanabilen ve zamanla ekosistemin parçası haline gelen bir sistem öneriyor. Yani mimarlık burada “inşa eden” değil, iyileşmeye alan açan bir araç olarak konumlanıyor. Su üstünde ise projeye eşlik eden hafif ve düşük etkili yapılar dikkat çekiyor. Araştırma, gözlem ve çevresel eğitim amacıyla kurgulanan bu birimler; bilim insanları, yerel topluluklar ve ziyaretçiler arasında bir temas noktası oluşturmayı amaçlıyor. Böylece proje, yalnızca ekolojik bir müdahale değil, aynı zamanda farkındalık ve bilgi paylaşımını da içeren çok katmanlı bir sistem haline geliyor.

Jürinin projeyi ödüle değer görmesinde, tasarımın estetik iddiasından çok etik duruşu ve uygulanabilirliği öne çıkıyor. İklim krizi, okyanus ısınması ve biyoçeşitlilik kaybı gibi küresel sorunlara karşı mimarlığın nasıl bir rol üstlenebileceğine dair net bir öneri sunması, projeyi yerel bir öğrenci çalışmasının ötesine taşıyor.


Yorum yaz...

Teşekkür ederiz. Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Üzgünüm. Yorumunuz gönderilemedi. Lütfen tekrar deneyin.
  • (Yayınlanmayacak)