BIG Londra Ofisinde Sesler Yükseliyor!

Dilhan Hız

Dünya çapında ikonik projelere imza atan Bjarke Ingels Group (BIG), bugünlerde iddia yüklü mimari projeleriyle değil, Londra ofisindeki çalışanların yükselen sesiyle gündemde. Ofisin küçülme kararı ve beraberinde gelen işten çıkarma planı, çalışanların örgütlü bir protesto hazırlığına girişmesine neden oldu. Bu durum, dev ofislerin sürdürülebilirliği üzerine inşa edilen o kusursuz imajın, ekonomik dalgalanmalar karşısında ne kadar savunmasız olduğunu da acı bir biçimde kanıtlıyor. Londra gibi yüksek maliyetli bir merkezde, tasarımcıların sadece estetik üretimle değil, temel iş haklarıyla verdikleri bu mücadele, endüstrinin geleceği için bir dönüm noktası niteliğinde.

Sorgulayıcı Bakış: Tasarım Gücü mü, Operasyonel Zafiyet mi? 

Mesele sadece birkaç mimarın işini kaybetmesi değil tabii; asıl konu, dev ölçekli ofislerin "büyüme odaklı" modellerinin kriz anlarında nasıl birer "yıkım projesine" dönüştüğü. BIG gibi markalar, yaratıcılığı kurumsal bir hiyerarşi içinde paketlerken, bu sistemin en alt katmanındaki üreticilerin feda edilebilir hale gelmesi mesleki etiği sorgulatıyor. Londra ofisindeki bu direniş, mimarlık pratiğinin sadece çizim masasında değil, sosyal ve ekonomik adalet zemininde de yeniden tasarlanması gerektiğini haykırır nitelikte.


Yorum yaz...

Teşekkür ederiz. Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Üzgünüm. Yorumunuz gönderilemedi. Lütfen tekrar deneyin.
  • (Yayınlanmayacak)