Dünyanın En Büyük Pasif Ev Konut Binası: Sendero Verde
Handel Architects - Sendero Verde
Fotoğraflar: Albert Vecerka/Esto
Sendero Verde, Pasif Ev (Passive House) teknolojisinin büyük ölçekli ve uygun fiyatlı konutlar için mümkün olduğunu dünyaya gösteren bir örnektir. Proje, New Yorklular için tasarım kalitesinden ödün vermeden uygun fiyatlı konutlar yaratmayı amaçlayan Şehrin SustainNYC programı aracılığıyla finanse edilmiştir.
Topluluk Vahasından Dönüşüm Alanına
New York şehrinin East Harlem bölgesinde, Park Avenue’nun batısında 111. ve 112. caddeler arasındaki blok yaklaşık elli yıl boyunca boş kalmıştır. Başlangıçta kamu konutları inşaatı için temizlenen arazi, zamanla bölge sakinleri tarafından sahiplenilmiş; hobi bahçeleri ve küçük yapılarla birlikte, hareketli düşük gelirli mahallede yeşil bir vahaya dönüşmüştür. Ne var ki alanın fiilen kamusal bir mekâna evrilmesi, yeniden yapılanma sürecinde ciddi bir eşiği de beraberinde getirmiştir: Komşular ve yerel siyasi figürler, uygun fiyatlı konut için bile olsa, neden değerli bir topluluk varlığından vazgeçmeleri gerektiğini sorgulamıştır.

En Yüksek Sürdürülebilirlik Standardında %100 Uygun Fiyatlı Konut
2019 yılında Handel Architects, Jonathan Rose Companies tarafından bu alan için bir proje üzerinde iş birliği yapmaya davet edilmiştir. Ekiplerin ortak vizyonu, en yüksek sürdürülebilirlik standartlarını karşılayacak, tamamen uygun fiyatlı bir konut projesi geliştirmek olmuş.
Mahalle Önceliklerine Yanıt
Tasarım ekibi, Sendero Verde’yi fikir birliği oluşturmak ve projeyi ilerletmek amacıyla çok sayıda topluluk grubu ve kuruluşa sunmuştur. Tasarım, sosyal hizmetlere erişim ve yerinden edilmiş dört topluluk bahçesinin yeniden entegrasyonu dahil olmak üzere mahalle önceliklerine doğrudan yanıt vermiştir. Yalnızca konut üretmenin ötesinde, proje temel topluluk hizmeti mekânlarını entegre ederek aidiyet duygusunu güçlendirmeyi hedeflemiştir.

Yoksulluk Döngüsünü Kırmak İçin Mekânsal Bir Model
Sendero Verde’nin arkasındaki temel fikir, tek bir çatı altında çeşitli fırsatlar ve destek hizmetleri sunarak yoksulluk döngüsünü kırmaya yardımcı olmaktır. Bu yaklaşım “Fırsatlar Topluluğu” olarak tarif edilir; yalnızca sunulan mekânların çeşitliliğinde değil, bu mekânların düzenlenme biçiminde de kendini gösterir. Birbirinden farklı ancak birbirine bağlı mekânlar, parçalarının toplamından daha büyük bir bütün oluşturacak şekilde kurgulanmıştır.
Yeşil Alan mı Konut mu? İkilemi Aşmak
Jonathan Rose Companies, L+M Development ve Acacia Network ile birlikte ekipler, uzun süredir devam eden yeşil alan ve konut ikilemine, bir seçim yapmak yerine, her ikisini de sağlama kararlılığı ile çözüm aramıştır.
Bu karar, projenin mekânsal omurgasında da net biçimde okunur. Sendero Verde’nin kalbinde kıvrımlı bir ana yol yer alır. Bir zamanlar bu alandan geçen tarihi bir Lenape patikasından ilham alan bu aks, yalnızca alan planını ve dolaşım stratejisini şekillendirmekle kalmamış; ortak bir avlu içinde eğitim, sağlık, esenlik ve bahçecilik gibi topluma hizmet eden önemli programları birbirine bağlayan bir kentsel bağlayıcıya dönüşmüştür. Park Avenue’den Madison’a uzanan ve dışa doğru dallanan bu yol, nesiller arası günlük karşılaşmaları teşvik ederken, gelişmeyi mahallenin ritmine yeniden entegre eder.

“Park İçindeki Kule” Yerine “Kule İçinde Park”
Yapının kütlesi, merkezi geçidi çevreleyen üç ayrı hacme bölünmüştür. Sendero Verde, kamu konutlarında tarihsel olarak kullanılan yüzyıl ortası “park içindeki kule” modelini tersine çevirerek, farklı katlara yayılan bölmeler ve nişler aracılığıyla sakinlerin ve topluluk üyelerinin ortak bahçeler oluşturabileceği bir avluya sahip “kule içinde park” yaklaşımını benimser.
Proje, 709 uygun fiyatlı konutun yanı sıra geniş ortak kullanım alanları, perakende mekânları, açık hava bahçeleri ve yeni bir okul içerir. Union Settlement, destekleyici programlar sunmakta ve New York Şehri Çocuk Hizmetleri İdaresi’nin 2017 girişimi kapsamında Manhattan’ın ilk Aile Geliştirme Merkezlerinden birini işletmektedir. Daha önce evsiz olan sakinler için ayrılan özel bir hibe; yerleşik bir Sosyal Hizmetler Direktörü, meslek terapistleri, konut uzmanları, sanat ve dans dersleri ile 24 saat güvenlik gibi unsurları kapsayan güçlü bir sosyal hizmet programını finanse etmektedir.

Girişler ve Cepheler Üzerinden Kamusal Yaşamı Güçlendirmek
Alanın kenarlarındaki halka açık girişler, çevredeki sokakları canlandırır. Harlem Çocuk Bölgesi’nin aydınlık ve davetkâr lobisi Park Avenue’ye açılarak topluluk için bir işaret işlevi görür. 111. ve 112. caddeler boyunca uzanan camlı girişler, birden fazla yönden etkileşime olanak tanır. Madison Avenue üzerindeki ticari alan, çok ihtiyaç duyulan perakende kullanımlarını sağlarken, Union Settlement ve topluluk bahçelerine erişim noktaları da cadde görünümünü daha da canlı kılar. Bu unsurlar birlikte, sokağa dönük yaşamı güçlendirir, güvenliği artırır ve komşuları ortak bir deneyime dâhil eder.
Dünyanın En Büyük Pasif Ev Sertifikalı Konut Projesi
Dünyanın en büyük Pasif Ev sertifikalı konut projesi olarak Sendero Verde, enerji verimli tasarımın bir modeli niteliğindedir. Uygun fiyatlı konut kısıtları içinde Pasif Ev sertifikasyonunu erişilebilir kılmak için tasarım ekibi, inşaat ekibiyle erken aşamada iş birliği yaparak detaylandırmayı tipik inşaat yöntemleriyle uyumlu hâle getirmiştir. Sıvı olarak uygulanan geçirgen buhar bariyerleri ve düşük maliyetli, hava geçirmez dış cephe çözümleri gibi yenilikler, bütçe hedeflerini aşmadan yüksek performans sağlamaya yardımcı olmuş; Sendero Verde’yi sürdürülebilir ve uygun fiyatlı konut için ulusal bir modele dönüştürmüştür.
Bu performans düzeyine ulaşmak, yüksek katlı bina inşaatına özel olarak tasarlanmış, yenilikçi ancak maliyet bilincine sahip stratejiler gerektirmiştir. Proje, uygun fiyatlı konutlar için ekonomik olarak uygulanabilir kalırken titiz çevresel performans standartlarını karşılayacak biçimde tasarlanmıştır. Pasif Ev standardına göre sertifikalandırılan yapı, geleneksel binalara kıyasla termal enerji ihtiyacını %60’a kadar azaltarak hem kiracılar hem de mülk sahipleri için uzun vadeli işletme maliyetlerini düşürmektedir.

Cephede Geleneksel Malzemelerle Yeni Bir Performans Standardı
Sendero Verde, yeni bir bina standardı oluşturmak için geleneksel cephe malzemelerini farklı bir şekilde kullanır. Cephe; yerel ustalar tarafından yerinde monte edilebilecek, Pasif Ev kriterlerini karşılarken bütçeyi aşmayacak hazır bileşenlerle tasarlanmıştır. Mineral yün izolasyon, destek rafı açıları, paslanmaz çelik tuğla bağlantıları, UPVC ısı yalıtımlı pencere çerçeveleri, üçlü camlama ile hava/buhar bariyerleri ve bantları bu sistemin parçalarıdır. Isı sürekliliğini sağlamak amacıyla AAC blokları ve yapısal ısı yalıtım şimleri gibi ek önlemler kullanılmış; tasarım ve inşaat ekipleri arasındaki erken iş birliği, detayları tipik inşaat yöntemleriyle uyumlu hâle getirmeyi kolaylaştırmıştır.
Havalandırma ve VRF ile 7/24 İç Hava Kalitesi
Maliyet tasarrufu amacıyla merkezi bir havalandırma dağıtım stratejisi geliştirilmiştir. Dairelere temiz hava girer ve VRF ünitesine doğru çekilir; ardından şartlandırılan temiz hava, havalandırma kanalları aracılığıyla oturma odasına ve her yatak odasına dağıtılır. Bu yaklaşım, Pasif Ev Enstitüsü’nün incelemesini ve dikkatli değerlendirmesini gerektirmiştir. Tüm odalar 7/24 havalandırılır.

Yağmur Suyu Hasadı ve Düşük Akışlı Armatürler
Sendero Verde’de sürdürülebilirlik enerji performansının ötesine uzanır. Yağmur suyu toplanarak sulama için yeniden kullanılır; böylece peyzaj desteklenirken alanın uzun vadeli çevresel dayanıklılığı da güçlendirilir. Fazla su, yeraltındaki bir depolama tankında saklanır ve belediye kanalizasyon sisteminin aşırı yüklenmesini önlemek amacıyla kademeli olarak tahliye edilir. İç mekânlarda tüm su armatürleri düşük akışlıdır ve Enterprise Green Communities standartlarına uygundur; banyo armatürleri WaterSense etiketlidir. Bu bütüncül yaklaşım, genel su tüketimini önemli ölçüde azaltır.
Uygun Fiyatlı Ama Nitelikli Malzeme Paleti
İç mekânda da proje misyonunu sürdürür. Özenle tasarlanmış, uygun fiyatlı evler ile saygınlığı, konforu ve bağlantıyı önceleyen davetkâr topluluk alanları sunar. Yapı genelindeki malzeme seçimleri, hem ekonomikliğe hem de tasarım kalitesine olan bağlılığı yansıtır. Konut ve ortak alanlarda sıcak ahşap kaplamalar ve dayanıklı karo yüzeyler, üst düzey malzemelerin görünümünü çağrıştırır. Lobi tavanları ve duvarları bükülmüş ahşap panellerle kaplanmış; asansör kabinleri ise korten çelik panelleri taklit edecek şekilde tasarlanmış büyük formatlı karolarla tamamlanmıştır.

Sağlıklı Yaşam, İletişim ve Aidiyet Sağlayan Ortak Alanlar
Ortak alanlar, iyilik hâlini, iletişimi ve topluluk duygusunu destekler. Sağlıklı yaşamı ve sosyal bağlantıyı teşvik etmek üzere tasarlanan bu mekânlarda sakinler ücretsiz bir fitness merkezine, etkinlik salonlarına ve bilgisayar laboratuvarına erişebilir. Bina genelindeki tabelalar sağlıklı alışkanlıkları teşvik ederek merdiven kullanımını önerir. Ortak alanlar, toplanmak, mola vermek ya da sadece rahatlıkla vakit geçirmek için davetkâr, çok amaçlı mekânlar olarak ele alınmıştır.
Ferah, Yaşanabilir ve Gerçekten Uygun Fiyatlı Konutlar
Her daire ferah, şık ve gerçekten yaşanabilir olacak şekilde kurgulanmıştır. Sendero Verde, çeşitli gelir gruplarına hitap eden %100 uygun fiyatlı konutlar sunar; bu konutlardan 89’u daha önce evsiz olanlar için ayrılmıştır.
Sendero Verde, farklı gelir seviyelerindeki çok çeşitli hane halkları için uygun fiyatlı konut sağlar. Hane halkı gelirini New York City bölgesi medyan gelirinin yüzdesi olarak ölçen her AMI (Bölge Medyan Geliri) aralığında mevcut olan konut sayısını gösteren grafik; eski evsizlere (FH) yardım etmek için ayrılan 89 konut da dâhil olmak üzere geniş gelir yelpazesini ortaya koyar. Bu çeşitlilik, Sendero Verde’nin kapsayıcı bir topluluğa hizmet edebilmesini sağlar.

Sağlık ve Konfor Üzerindeki Etki
Bölge sakinleri deneyimlerini CBS New York ile paylaşmıştır. Binanın ilk sakinlerinden Michelle, binanın temiz havasının oğlunun astımını nasıl önemli ölçüde iyileştirdiğini anlatırken “Pencerelerin normal pencerelerden daha iyi olduğunu asla anlayamazsınız ve aldığınız her nefes daha temizdir” diyerek hayranlığını dile getirmiştir. Üç çocuklu Rebecca ve Jermaine çifti ise dar bir tek odalı daireden geniş üç odalı bir daireye taşınmıştır. Bu değişikliği değerlendirirken “Nihai hedefimiz ailem için daha iyi bir ortam yaratmaktı. Bu kadar güzel bir yere sahip olacağımı hayal bile edemezdim” demişlerdir.
Ödüller ve Takdirler
Sendero Verde, çığır açan başarıları nedeniyle birçok kuruluş tarafından takdir edilmiştir. Urban Land Institute, projeyi Uygun Fiyatlı Konutlarda İnovasyon dalında Terwilliger Center Ödülü ve ULI New York - Uygun Fiyatlı Konutlarda Mükemmellik Ödülü ile onurlandırmıştır.
Metropolis Dergisi projeye 2025 Planet Positive Ödülü vermiştir. Amerikan Mimarlar Enstitüsü, Sendero Verde’yi Uygun Fiyatlı Konutlarda Mükemmellik dalında AIA Konut Ödülü ile ödüllendirmiştir. Chicago Athenaeum: Mimarlık ve Tasarım Müzesi, Avrupa Mimarlık, Sanat, Tasarım ve Kentsel Çalışmalar Merkezi ile birlikte projeye hem Amerikan Mimarlık Ödülü hem de Green GOOD Tasarım Ödülü vermiştir.
New York Eyaleti Enerji Araştırma ve Geliştirme Kurumu (NYSERDA) da Sendero Verde’yi Mükemmellik Binası Ödülü ile onurlandırmış; The Architect’s Newspaper projeyi En İyi Tasarım Ödülü ile ödüllendirmiştir.
Projenin aldığı diğer ödüller arasında USGBC Connecticut Şubesi’nden Çok Aileli Konut Başarı Ödülü ve Associated Builders and Contractors, Empire State Chapter tarafından verilen Uygun Fiyatlı Konut Kategorisi İnşaat Mükemmellik Ödülü de bulunmaktadır.
Son derece sürdürülebilir bir tasarıma ve düşük ve orta gelirli geniş bir kesime hitap eden uygun fiyatlı konutlara sahip Sendero Verde, Doğu Harlem topluluğunun yerinde kalmasına ve gelişmesine olanak tanırken kültürel köklerini koruyarak aynı zamanda da yaşadıkları mahallede yeni büyümeyi de destekler.
EKOYAPI YORUMU
Sendero Verde’nin ortaya koyduğu model, sürdürülebilirlik söyleminin yalnızca “enerji verimliliği” ile sınırlı olmadığını; sosyal adalet, kamusal fayda ve mekânsal kalite ile birlikte ele alındığında gerçek anlamına kavuştuğunu gösteriyor. Üstelik bu yaklaşım, yüksek bütçeli ve ayrıcalıklı projelere mahsus bir ideal değil: düşük gelir grupları için geliştirilen uygun fiyatlı konutlarda dahi mümkün.
Türkiye’de ise kentsel dönüşüm süreci uzun süredir devam ediyor. Ancak bu kadar kapsamlı kriterlerin — çevresel performans, kullanıcı sağlığı ve konforu, kamusal alan niteliği, sosyal destek altyapısı ve tasarım kalitesi — aynı çatı altında sağlandığı güçlü örneklere rastlamak zor. Bu durum ister istemez şu soruyu gündeme getiriyor: Gerçekten çok mu zor?
Sendero Verde bize başka bir şey söylüyor: Hayır, zor değil. Hem çevreyle dost hem de kullanıcılarına saygı duyan bir yapılaşma mümkün. Üstelik iyi mimarlık ile uygun fiyat arasında seçim yapmak gerekmiyor. Asıl belirleyici olan; hedefin doğru tespiti, standartların en baştan netleştirilmesi ve mimarlık ile mühendisliğin yatırım ve uygulama ekibiyle erken aşamada iş birliği içinde çalışabilmesi.
Kentsel dönüşüm, yalnızca yapı stoğunu yenilemek değil; daha sağlıklı, daha adil, daha dayanıklı yaşam çevreleri üretme fırsatıdır. Bugün ihtiyacımız olan şey, daha fazla metrekare değil; daha yüksek yaşam kalitesi, daha düşük çevresel etki ve daha kapsayıcı bir kent vizyonudur. Sendero Verde, bunun mümkün olduğunu kanıtlayan güçlü bir referans olarak önümüzde dururken, rant kaygısıyla neden yanlış uygulamalar ile kaynaklar boşa harcanıyor?