EkoYapı Dergisi - Ekolojik Yapılar ve Yerleşim Dergisi

Yeşil Çatılar, Yaşayan Duvarlar

Gary Grant
Yeşil Çatı Danışmanı

Ekolojik yaşam alanı oluşturma ve restorasyonu ile yeşil altyapı planlaması, saha tasarımı ve yönetimi üzerine 30 yıllık bir deneyime sahip bağımsız bir ekolojist olan Gary Grant, çalışmalarına 1980’lerin başında Londra Wildlife Trust’da başladı. 1989 yılında uzman olduğu konularda danışmanlık yapmaya başlayarak 1990’lı yıllarını Hong Kong’da geçirdi. 2009 yılına kadar, Bedford River Valley Park, Londra 2012 Olimpiyat Parkı, Eğitim Şehri Doha, Katar, Zavidovo Resort, Rusya, Saadiyat Island, Abu Dabi ve Whitehill-Bordon Eco Town, Hampshire gibi büyük ölçekli planlama ve projeler üzerinde çalışan AECOM Tasarım + Planlama’da direktörlük yaptı.

“Ecosystem Services Come to Town: Greening Cities by Working with Nature” kitabının da yazırı olan Gary Grant’ın üzerinde durduğu güncel konular; yeşil altyapı planlaması ve iklim değişikliğine uyum projelerinin yanı sıra binalara entegre bitki örtüsü (yeşil çatılar ve yaşayan duvarlar) tasarımı gibi bireysel projeler ve bu konular üzerine düzenlenen organizasyonlar ile yaptığı işbirlikleri...

Şehirlerin ve kasabaların çöller ile benzer bir durum içinde olması herkesin farkına varabileceği bir durum değildir. Su çatılardan sokaklara ve kaldırımlara, oradan yağmur borularına, kanalizasyona ve su yataklarına akmaktadır. Bu ise çevre kirliliğine sebep olduğu gibi aynı zamanda binalarımızın ve sokaklarımızın içinde ve çevresinde çok az nemin muhafaza edilmesine sebep olmaktadır.

Çöller sıcak ve kurak olurlar. Topraklarından organik materyali kaybederler ve su süratle tahliye olur ya da buharlaşır. Şehirlerin ve kasabaların da çöller ile benzer bir durum içinde olması herkesin farkına varabileceği bir durum değildir. Su çatılardan sokaklara ve kaldırımlara, oradan yağmur borularına, kanalizasyona ve su yataklarına akmaktadır. Bu ise çevre kirliliğine sebep olduğu gibi aynı zamanda binalarımızın ve sokaklarımızın içinde ve çevresinde çok az nemin muhafaza edilmesine sebep olmaktadır.

Koyu ve yoğun materyaller ile su sızdırmayacak hale getirilmiş yüzeylere yansıyan güneş ışığı, enerjinin bu materyaller tarafından yutulmasına ve ısı olarak depolanmasına sebep olmaktadır.

Sıcak yaz günlerinde alınan termal görüntüler öğleden sonra çatı yüzeylerinde sıcaklığın 70 dereceye kadar ulaşabildiğini göstermektedir. Bu ısının büyük bir kısmı geceleri tekrar ışınmakta ve şehirlerin kırsal bölgelere kıyasla 10 santigrat derece kadar daha sıcak olmasına sebep olabilen bir ısı adası etkisine sebebiyet vermektedir.

Şehirlerde ısı adaları binlerce insanı öldürebilecek ısı dalgaları tahminleri ile beraber gelen iklim değişimi ile daha da kötü olmaktadır. Yüksek katlarda, sıcak gri çatıların hemen altında yaşayan ve klima kullanmayan, özellikle yaşlı insanlar korunmasız durumdadırlar ve ciddi tehdit altındadırlar.

Yeşil çatılar ve yaşayan duvarlar, insanların en çok etkilendiği yerler olan evler ve iş yerlerinde bize bu sorun karşında maliyet etkinliği olan bir çözüm sunmaktadır.

Yeşil çatılar ve yaşayan duvarlar, insanların en çok etkilendiği yerler olan evler ve iş yerlerinde bize bu sorun karşında maliyet etkinliği olan bir çözüm sunmaktadır.

Bitkilenme gölge oluşturarak, diğer türlü bir çatıya ya da duvara çarpacak güneş ışığının bir kısmını yansıtmaktadır. Bu da çatının ya da duvarların çok fazla ısınmasının önüne geçmektedir. Ancak, gerçek soğutma etkisi toprakta oluşan buharlaşma ya da bitkilerin yapraklarındaki terleme yoluyla olmaktadır.

Berlin Teknik Üniversitesi’nden Marco Schmidt’in yaptığı araştırma gösteriyor ki; yeşil çatılardan buharlaşan suyun gizli ısısı çatıdan ışıyan ısı miktarını geçmektedir. Bunun karşısında ise geleneksel bir çatıdan ışıyan ısının buharlaşma yolu ile soğutma miktarından on beş kat daha fazla olduğu görülmektedir.

Yeşil çatılar ve yaşayan duvarlar; çatılarımızı daha soğuk tuttuğu ve bu yolla sıcak yaz aylarında daha rahatlatıcı alanlar yarattığı gibi, klima kullanımını da azaltarak enerji tüketimimizi düşürmektedir. Bu durum klimaların açık tutulmasına ihtiyaç duyulan süreyi azaltıp, iç ısıyı istenen seviyede tutmak için harcanması gereken enerjiyi azaltarak gerçekleşmektedir. Örnek olarak Şikago Belediyesi’nin 5 yılda enerji maliyetinde 25.000 dolar tasarruf ettiği bildirilmektedir.

Yeşil çatıların ve yaşayan duvarların bir başka faydası ise; binalara ısı kaybının önüne geçmeye yardımcı olan ikinci bir yalıtım katmanı ekliyor olmasıdır. Toprakta değişen nem miktarı yüzünden (su kötü bir yalıtkan) çatılarda bu durum değişiklik gösterebilir; ancak çatılarda genellikle hava aralıkları bulunmaktadır, bu da yalıtıma katkıda bulunur. Yaşayan duvarlar ile çoğu sistem bitkilenme ya da bitkilenmeyi tutan birimler ile binanın duvarları arasında boşluk bırakmaktadır. Binaların yalıtım derecelerinin İngiltere’den çok daha yüksek olduğu Viyana’da araştırmacılar yaşayan bir duvar ile korunan bir binada beklenen yaz soğutmasının yanı sıra enerji sarfiyatında da kayda değer bir azalma görerek şaşırmışlardır. Yaşayan duvar ile duvarlardaki ısı akışı %50 azalmıştır.

Yeşil çatılar ve yaşayan duvarlar; çatılarımızı daha soğuk tuttuğu ve bu yolla sıcak yaz aylarında daha rahatlatıcı alanlar yarattığı gibi, klima kullanımını da azaltarak enerji tüketimimzi düşürmektedir.


Yorum yaz...

Teşekkür ederiz. Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Üzgünüm. Yorumunuz gönderilemedi. Lütfen tekrar deneyin.
  • (Yayınlanmayacak)