Atık, Sanat ve Tasarımın Yeni Ham Maddesi

Dilhan Hız

Atık, gündelik hayatın en hızlı gözden çıkarılan parçası. Bir kez çöpe gitti mi, hikâyesi de bitmiş sayılıyor. Oysa çok disiplinli sanatçı Rhea Gupte, COMPOST adlı serisinde tam tersini öneriyor: Atılan şeylerin aslında hâlâ anlatacak çok sözü olduğunu.

Gupte’nin pratiği mutfakta başlıyor. Günlük yaşamdan arta kalan yiyecekler — kabuklar, saplar, yarım kalmış yemekler — dondurucuda biriktiriliyor, ardından donmuş hâlleriyle fotoğraflanıyor. Bu donmuş bloklar, renkleri, katmanları ve dokularıyla neredeyse soyut resimleri andıran kompozisyonlara dönüşüyor. İlk bakışta estetik bir yüzey gibi duran işler, yaklaştıkça son derece tanıdık bir gerçeği hatırlatıyor: Bunların hepsi, biraz önce attıklarımız.

COMPOST, Londra’da gerçekleşen sergide izleyiciyle buluşurken yalnızca bir fotoğraf serisi olarak kurgulanmadı. Sergi mekânı zaman zaman sofra etrafında toplanılan, yemeğin, paylaşımın ve sohbetin parçası olduğu bir deneyim alanına dönüştü. Böylece atık, yalnızca görsel bir mesele olmaktan çıkıp sosyal bir ritüelin de parçası hâline geldi.

Gupte’nin yaklaşımı ne nostaljik ne de didaktik. Atığı romantize etmiyor, kimseye ders vermiyor. Bunun yerine sakin ama rahatsız edici bir soru soruyor: Bu kadar kolay vazgeçtiğimiz şeyler gerçekten değersiz mi, yoksa biz bakmayı mı bıraktık? COMPOST, geri dönüşümü teknik bir süreçten çok, farkındalık yaratan bir tasarım pratiği olarak ele alıyor.



Sanat ve tasarım dünyasında giderek güçlenen bu yaklaşım, “yeni olanı üretme” takıntısına da ince bir itiraz niteliğinde. Belki de mesele daha fazlasını yapmak değil; zaten yaptıklarımıza daha dikkatli bakmak. Rhea Gupte’nin işleri, atığın bir son değil, düşünsel bir başlangıç olabileceğini gösteriyor.


Yorum yaz...

Teşekkür ederiz. Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Üzgünüm. Yorumunuz gönderilemedi. Lütfen tekrar deneyin.
  • (Yayınlanmayacak)