Man Ray'in “Revolving Doors” Tapiserileri New York’ta

Dilhan Hız

Modern sanat tarihinin en özgür ruhlarından biri olan Man Ray, New York’taki Boccara Gallery’de açılan “Revolving Doors Tapestries” sergisiyle bu kez eline kamerayı değil, dokuma tezgâhını alıyor. Sergi, sanatçının 1916 tarihli kolajlarından yola çıkılarak 1970’lerde Atelier 3 tarafından dokunmuş 10 büyük ölçekli tapiseriyi ilk kez ABD’de bir araya getiriyor. Bu işler ilk bakışta sanat tarihine ait gibi duruyor ama biraz yaklaştığınızda başka bir şey fark ediliyor: Bu tapiseriler aslında sadece duvara asılan resimler değil, mekânla ilişki kuran yüzeyler. Renk blokları, geometrik formlar ve Art Deco’ya göz kırpan kompozisyonlar, tekstili dekoratif bir unsur olmaktan çıkarıp neredeyse mimari bir katman gibi ele alıyor.

“Revolving Doors” adı da boşuna değil. Orijinal kolajlar zamanında döner paneller üzerinde sergilenmiş; izleyici müdahalesiyle yön değiştiren işler olarak tasarlanmış. Bugün hareket yok, ama ritim hâlâ yerinde

Bu sergi, tasarım ve mimarlık dünyası için önemli bir hatırlatma yapıyor: Modernizm yalnızca cam, çelik ve betonla değil; iplik, doku ve yüzeyle de konuşabiliyor. Man Ray’in tapiserileri, günümüz iç mekân tasarımında yeniden yükselen tekstil yüzeyleri, duvar kaplamaları ve sanatsal dokular için şaşırtıcı derecede güncel duruyor.

Şunun altı çizilmeli bence; bu sergi bir “nostalji turu” değil. Daha çok, sanat ile zanaat arasındaki sınırların ne kadar erken ve ne kadar cesurca aşıldığını gösteren, tasarımcılar için kafa açıcı bir arşiv açılımı. Sanalda da olsa gezmelik, görmelik.


Yorum yaz...

Teşekkür ederiz. Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Üzgünüm. Yorumunuz gönderilemedi. Lütfen tekrar deneyin.
  • (Yayınlanmayacak)