Mimaride Yapay Zekanın Kullanımı

Nüshet Çamuşoğlu / nushet@ekoyapidergisi.org
Mimari alanda sürdürülebilirlik uzun bir süre teknoloji ile eş anlamlı olarak kullanıldı. Verimlilik, binaları aygıtlarla süsleyen yenilikçi teknolojik cihazlarla doğrudan bağlantılıydı. Ancak günümüzde sürdürülebilirlik, yerel tekniklerin ve yerel malzemelerin sürdürülebilir ve karbon-nötr binalar yaratmak için çok önemli olduğunu kabul etmeyi de içeren farklı stratejileri giderek daha fazla kapsıyor.

Bununla birlikte, kullanılan teknik veya malzemeden bağımsız olarak, ortak payda mimarimizin karbon ayak izini azaltma arayışıdır ve bu da binaların nasıl tasarlandığı, inşa edildiği ve işletildiği konusunda değişiklikler gerektirmektedir. Başka bir deyişle, ister yerel yöntemlere geri dönülsün isterse en yeni uygulamalar kullanılsın, bu stratejiler aynı hedefe ulaşmayı amaçlamaktadır ve bu nedenle, büyük ölçüde farklı olmalarına rağmen eşit derecede geçerlidir.

Özellikle yapay zeka (YZ), aydınlatma, güvenlik ve diğer cihazlar için otomatik kontrollerle başlayıp bir binanın enerji verimliliğinin hassas hesaplamalarına kadar ilerleyerek birkaç on yıldır yaşam tarzımızda devrim yaratıyor. Dahası, YZ bu uygulamaların ötesine geçerek, bir yapının enerji verimliliğini ve toplumun onunla nasıl etkileşime girdiğinin dinamiklerini ve yapının çevre ile nasıl etkileşime girdiğini daha derinlemesine anlamak için uygulanmaktadır.

mimari ve yapay zeka

Mimariyi karbonsuzlaştırmak için yapay zeka uygulaması, daha iyi alan optimizasyonu ve termal konfor üretimi için değerli veriler sağlayarak konsept tasarım aşaması kadar erken başlar. Uygulamada yapay zeka, binanın yönünü, pencere boyutlarını ve gölgelendirmeyi optimize etmek, doğal ışığı ve havalandırmayı en üst düzeye çıkarmak için pasif tasarım teknikleriyle iş birliği yapabilir. Bu nedenle, yapay zeka tabanlı pasif tasarım, doğal olarak enerji tasarruflu binaların oluşturulmasına yardımcı olabilir, enerji tüketimini ve karbon emisyonlarını azaltabilir. Ayrıca, yapay zeka algoritmaları karbon ayak izi, geri dönüştürülebilirlik, dayanıklılık ve enerji verimliliği gibi faktörleri göz önünde bulundurarak sürdürülebilirlik kriterlerine göre en uygun malzeme seçimlerini analiz edebilir ve önerebilir.

Araştırmalar, inşaat sektörünün küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık üçte birinden sorumlu olduğunu göstermektedir. Buna karşılık, binaların karbon ayak izini azaltmak için yapay zekanın (AI) gelişen rolü de dahil olmak üzere çeşitli stratejiler uygulanmaktadır. Yapay zeka sadece konsept tasarım aşamasını etkilemekle kalmıyor, aynı zamanda inşaat aşamasında da önemli adımlar atıyor. Gelişmekte olan yazılım uygulamaları, yakıt yanmasını optimize ederek ve klinker oranlarını azaltarak çimento ve çelik üretiminden kaynaklanan emisyonları azaltmak için test edilmektedir. Ayrıca yapay zeka, daha düşük karbon ayak izi için beton karışımlarının optimize edilmesine ve yeni malzemelerin keşfinin hızlandırılmasına katkıda bulunuyor.

Bununla birlikte, yapay zekanın tasarım ve inşaat süreçlerinde mimariyi karbonsuzlaştırmaya yönelik katkılarının ötesinde, binaların adaptasyonunda ve günlük işleyişinde de önemli bir ilerleme görülmektedir.

Mimaride karbonsuzlaştırma söz konusu olduğunda enerji verimliliği çok önemli bir noktadır. Uluslararası Enerji Ajansı'na göre, binaların çalışır durumda tutulması, 2022 yılında enerjiyle ilgili küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık %26'sına katkıda bulunmuştur. Bu bağlamda, yapay zekâ ile uğraşan şirketlerin yaptığı çağrı nettir: "Önemli olanı ölçemezseniz, değişimi gerçekleştiremezsiniz." Bu nedenle, önerilen, cihazların etkinleştirilmesine veya devre dışı bırakılmasına olanak tanıyarak, bina sakinlerinin geçmiş düzenlerini ve günlük alışkanlıklarını haritalamak için yapay zekadan yararlanmaktır. Bu yaklaşım, mimariyi çevresine duyarlı ve uyarlanabilir hale getirerek binaya "hayat" verir.

mimari ve yapay zeka

Entegre bir sensör sistemi ile ortamlarda ısıtma ve soğutmayı hassas bir şekilde kontrol etmek mümkündür. Ayrıca aydınlatma ve enerji ile ilgili diğer faaliyetlerin ayarlanması da mümkün olup yıllık enerji tüketiminde %20 veya daha fazla bir azalma elde edilmesine yardımcı olur. Sonuçlar gerçekten de umut verici; ancak, yapay zekanın temelde verilere dayalı olarak çalıştığını ve bu verilerin doğru şekilde toplanmaması durumunda - kötü konumlandırılmış veya yetersiz algılayıcılarla - tüm teknolojik cihazların boşa gideceğini belirtmek çok önemlidir.

Bu örneklerin ötesinde, yapay zekanın mimarideki uygulaması çeşitli yönlere uzanmaktadır. Uygulama şekli veya aşaması ne olursa olsun, bunun bir tür sihir değil, mimarinin karbonsuzlaştırılmasına katkıda bulunabilecek kararlara yardımcı olmak için insanlar tarafından oluşturulan bir yazılım olduğunu göz önünde bulundurmak çok önemlidir. Gezegeni tek başına yapay zeka yazılımlarıyla kurtaramayız, ancak bulmacayı tamamlamak için temel bir araç olabilir.


Yorum yaz...

Teşekkür ederiz. Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Üzgünüm. Yorumunuz gönderilemedi. Lütfen tekrar deneyin.
  • (Yayınlanmayacak)