EkoYapı Dergisi - Ekolojik Yapılar ve Yerleşim Dergisi

Projelerimizin Bir Değer Yaratmasını Hedefliyoruz

XL Mimarlık+Mühendislik, Arda Işık röportajı WEBER Sponsorluğunda hazırlanmıştır.


BİZ; MİMARLIK PRATİĞİ İÇİN STRATEJİK PLANLAMA, TASARIM ODAKLI DÜŞÜNME VE SANAT YOLUYLA BÜTÜNSEL BİR YAKLAŞIM ÖNERİYORUZ. BÖYLELİKLE PROJELERİMİZİN HEM YATIRIMCI HEM KULLANICI HEM DE KENTLİ İÇİN ELLE TUTULABİLEN BİR DEĞER YARATMASINI HEDEFLİYORUZ.


Arda Bey öncelikle sizi daha yakından tanımak ve XL Mimarlık+Mühendislik hakkında bilgi almak isteriz. 

XL Mimarlık+Mühendislik’i 2004 yılında İzmir’de kurdum. Mimarlığı sadece yapı yapma sanatı olarak değil aynı zamanda kültürel, sosyal bir düzenleyici, bir yatırım aracı ve kentleşmenin bizzat kendisi olarak görüyorum. Dolayısıyla biz; mimarlık pratiği için stratejik planlama, tasarım odaklı düşünme ve sanat yoluyla bütünsel bir yaklaşım öneriyoruz. Böylelikle projelerimizin hem yatırımcı hem kullanıcı hem de kentli için elle tutulabilen bir değer yaratmasını hedefliyoruz.

Proje süreçlerinin her aşamasında tasarım problematiklerini değişen durumlar/kullanım biçimleri/ arzular doğrultusunda tekrar tanımlayabiliriz ama nihai çözümlemenin tarafımızdan yapılması yegane çalışma şeklimizdir. 

Arda Işık

Gelişen teknoloji dolayısıyla dönüşen dünyada mimarlık mesleğinde iş yapış şekillerinde nasıl bir süreç yaşanacağını öngörüyorsunuz?

Mimarlığın temsil ve yapı bileşenleri ile kısa zaman içinde dönüşeceğini öngörüyorum. Mimarlığın -diğer iş birliği halindeki mühendislik projeleriyle birlikte- BIM (Bina Bilgi Sistemi) ile uyumlu temsillerle ifade edileceğini düşünüyorum. BIM bina ve inşa süreçlerinin her noktasının sayısal parametrelerle denetlenebildiği bir ortamı sunmakla birlikte, halen pek çok mimarlık ofisi sunum-temsil araçları için BIM ile uyumlu çizim programlarını kullanma hazırlığındadır.

Yine binaya ait yapı bileşenlerinin üretiminin sayısal modellerle tasarlanıp/modellenip/denetlenebildiği araçlara, şimdilik 3 boyutlu yazıcılar ile rastlamaktayız. Yakın zamanda ağırlıklı yapı bileşenlerinin benzer araçlarla üretilip/denetleneceğini düşünüyorum.  

Yapı sektöründe sürdürülebilirlik eğilimi görülmekte. Siz bu eğilimi nasıl görüyor ve değerlendiriyorsunuz?

Sürdürülebilirlik iki konuyla ilintilendirilebilir; ilki, tasarlanan yapının tasarlandığı veya öngörüldüğü sistematik yapıyla varlığını devam ettirmesi. Diğeri, insanoğlunun varlığının devamı için doğaya ait veya  tüketimi en aza indiren yapı sistemlerinin tatbiki. Her iki durum da kaçınılmaz olarak medeniyetimizin ilerleme hedeflerinde yer almakla birlikte bu eğilimin bir temsil veya nihai durak değil onlarca alt sistemden oluşan, mimari yapıları destekleyen veya kuran bir araç olarak ele alınmasının daha doğru bir yaklaşım olacağını düşünüyorum.  

İRME Elektrik
İRME Elektrik

Sizin için malzeme nedir, malzeme seçim süreçleriniz nasıl işliyor? Sizin kullanmayı en çok sevdiğiniz yapı malzemeleri hangileri?

Medeniyetin ve şehirlerin kurulması, gelişmesi sürecinde yapı malzemeleri de hem değer katan hem de sürekli evrilen yapılarını korumuşlardır. Dolayısıyla mimarlığımızda hem bu değerleri hem de malzemelerin evrilen veya sanal/olası yapılarını mümkün olduğu kadar öne çıkaran, teknik buluşlar içeren bir yaklaşımımız söz konusu edilebilir. Bu değer ve olasılıkları vurgulamak için hem doğal hem de insan yapımı malzemeleri ayrı ayrı veya bir arada kullandığımız projeler bulunuyor. 

Malzeme sektörü son yıllarda yeşil sertifika sistemlerine yatırım yapıyor. Bu sertifikalar uygulama aşamasında ve uygulama sonrasında beklenen karşılığı buluyor mu?

Bence tasarımcılar, yatırımcılar veya kullanıcılar binalara dürüst yaklaştıkları sürece bu sertifika sistemleri de onlara gereken karşılığı vereceklerdir. Diğer taraftan 7/24 enerji tüketen, rengarenk ışıklarıyla gece gökyüzünü aydınlatan binaların, ceplerinde taşıdıkları sertifikaların kullanıcı nezdinde akılda kalan bir değer ürettiklerini düşünmüyorum.

The DNA Paris Design Awards 2020’de “İrme Elektrik Genel Merkez Binası” ve “Withco Coworking Space” projeleri ile iki ayrı ödülün sahibi oldunuz. Bu projeleri ödüle taşıyan süreç ve ödüllerin siz – ekibinizde yarattığı motivasyon hakkında neler söylersiniz? 

Öncelikle sorunuzun kendi içinde çok açıklayıcı olduğunu belirtmeliyim. Keza, projeleri ödüle taşıyan süreç büyük oranda yatırımcıların vizyonudur. Daha önce İZKA İnşaat için yaptığımız İZKA Arena projesinin 2016 yılında Dünya’nın en büyük gayrimenkul buluşması olan MIPIM’de, MIPIM Awards finalistlerinden olması gibi, WITHCO Coworking Space kurucusu Övünç Emre ve İRME Elektrik firmasının sahibi Mehmet İlhan’ın sahip oldukları binalar için kendilerine, bina kullanıcılarına, çevrelerine ve şehre değer katma istekleri bu türden tasarımların varolmasını kolaylaştırmıştır. Tabii ki, Paris Tasarım Haftası ve Tasarım Konferansları’ nın son gününde verilen bu tasarım ödülünü almak ofisi kurarken hayal ettiğim global söylem ve eylem kabiliyeti olan global bir ofisin varlığına bizi bir adım daha yaklaştırdığı için çok mutlu olduğumu belirtmeliyim.      

WITHCO Paylaşımlı Ofis ve Ortak Çalışma Alanı
WITHCO Paylaşımlı Ofis ve Ortak Çalışma Alanı

Bu iki projenin tasarım kararları hakkında kısaca bilgi alabilir miyiz?

İrme Elektrik Genel Merkez Binası’nı tasarlarken “hayal etmek” ve “ilham vermek” prensipleriyle yola çıktık. Projenin bulunduğu çevreye, kente ve çalışanların hayatına değer katacak bir ofis yapısı olması, tasarımın başlıca hedefleriydi.

Halihazırda eski bir depo binası olarak kullanılan yapı, perakende, toptan satış, depolama, ofis ve ağırlama alanı ile eğitim ve rekreasyon alanlarının bir arada çalıştığı; elektrik, mekanik ve otomasyon sistemleriyle her parçası kontrol edilen, yüksek standartlarda bir genel merkez binası haline dönüştürüldü.

Binayı zarf gibi çeviren ve Panasonic, Osram ve General Electric’e ait kurumsal renklerle tanımlanan kaplama panelleri, mavi-turuncu-gri arasında geçiş yaparak hem bina sınırları hem de kendi tanımlı bölgeleriyle ilgili “yeni” ilişkiler yaratmış ve “olası” ilişkileri çağırır hale geldi.

XL Mimarlık+Mühendislik olarak tasarım yaklaşımımızı oluşturan “paylaş” anlayışı ile bina içi ve dışında kolektif hafızaya yönelik toplanma ve paylaşma alanları oluşturulurken, “başkalaştır” ile zamanla anlamı değişen ilişkiler ve ortamlar, “özgürleştir” ile de algısal ve görsel sınırlar çözülerek karşılaşmalar yarattık. “Aç” ile tüm hacim tanımlandı ve bu bağlam anlamlı hale getirilecek şekilde düzenlendi.

Ayrıca uyguladığımız “kutu stratejisi” ile de mekânın kullanım, üretim, işletim ve tüketimiyle ilgili yeni ve yaratıcı çözümler önerdik, arka bahçe ve cephedeki ilavelerle baştan yaptığımız çatı katı gibi çözümler, plakaların illüzyonik etkisiyle bütünün dışa açılan-büyüyen ifadesi olarak algılanır hale geldi.

WITHCO Paylaşımlı Ofis ve Ortak Çalışma Alanı
WITHCO Paylaşımlı Ofis ve Ortak Çalışma Alanı

WITHCO Paylaşımlı Ofis ve Ortak Çalışma Alanı projemizde Çınarlı’da çiçekçilik firması tarafından depolama amacıyla kullanılan 3 katlı bina kiralanarak paylaşımlı ofis ve ortak çalışma alanı olarak projelendirildi.

2019 yılının sonunda faaliyete geçen işletmede 75 müstakil ofis, 45 masa ünitesi, 98 kişilik amfi, toplantı odaları, girişim hızlandırıcı kampüs alanı, YouTube stüdyosu, kafe, sağlıklı yaşam restoranı ve ortak alanlar bulunuyor.

Gerek ortak alanların kiralanabilir müstakil ofislere oranı gerekse ana kurgu kullanıcıyı ortak aktivitelere katılım için yönlendiriyor ve teşvik ediyor.

XL Mimarlık + Mühendislik olarak bu binanın tasarımında da beyan ettiğimiz temel mimari prensip ve tasarım araçlarını takip ettik, bunlarla birlikte, stratejik planlama, tasarım odaklı düşünme ve sanat yoluyla bütünsel bir yaklaşım önerdik. 

WITHCO Paylaşımlı Ofis ve Ortak Çalışma Alanı
WITHCO Paylaşımlı Ofis ve Ortak Çalışma Alanı

Tüm dünyayı etkisi altına alan COVID 19 salgınından sonra artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı konuşuluyor. Bu bağlamda önümüzdeki dönemde mimarlık mesleğini neler bekliyor?

Öncelikle konunun iki boyutu olduğunu düşünüyorum. İlki; bireyin bu salgına verdiği tepkiyle alakalı. Her türden hastalığı önlemek için bireyin bağışıklık sistemi ile fiziksel ve zihinsel yapısının kuvvetlendirilmesi gerekliliği daha fazla spor ve rekreasyon alanı, daha fazla dış mekân ve doğa faaliyeti, daha dengeli bir yaşam döngüsü demek olduğu için buna uygun çalışma, yaşam, eğlence ve spor alanları düzenlemeleri anlamına gelebilir. Yaşam ve çalışma alanlarında daha fazla biyofilik düzenlemeler, havalandırma ve klimatizasyon standartları, kolektif yaşam ortamları ile spor/rekreasyon alanları ve imkânlarının arttırılması öncelikler haline getirilebilinir.

İkincisi; toplumun, kurumların, devletin bu salgına verdiği tepkiyle alakalı. Salgın durumunun önlenmesiyle alakalı hijyen, temizlik ve dezenfeksiyon standartları artırılabilinir. Afet planları kapsamında şehir içinde ve dışında oluşturulabilecek toplanma alanlarıyla ilgili daha nitelikli çözümler ve uygulamalar geliştirilebilinir. Afet durumunda kurulacak geçici sağlık üniteleriyle ilgili tasarım ve proje yönetimi süreçleri tamamlanır ve sürekli güncellenir.

Tabii ki, bu düzenlemeler ölümcüllük düzeyi düşük COVID-19 gibi salgınlar için söz konusu olabilir. Ölümcüllük düzeyi yüksek ve aşısı bulunmamış salgınlar için -yeni bir Dünya Savaşı ya da meteor çarpması gibi- belki global bir stratejiden söz etmek daha doğru olur.

Özgürce üretmek için sabırsızlandığınız bir hayaliniz ve bu hayalin bir öyküsü var mı?  

Açıkçası, belirttiğim şartlar altında tasarladığım her proje benim için ayrı bir hayaldir ve bu hayal de yıllardır aldığım eğitim, bilgi ve tecrübenin öyküsüdür.


Yorum yaz...

Teşekkür ederiz. Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Üzgünüm. Yorumunuz gönderilemedi. Lütfen tekrar deneyin.
  • (Yayınlanmayacak)