İstilacı Türden Mimari Şifaya: Aranyani Pavyonu

Dilhan Hız

İnşaat sektörü genellikle doğa koruma projelerinde çok iyi olarak anılmasa da, Yeni Delhi’deki Sunder Nursery’de açılan Aranyani Pavyonu bu algıyı tersyüz ediyor. Koruma bilimci Tara Lal tarafından hayata geçirilen proje, mimarinin sadece bir barınak değil, aynı zamanda bir ekolojik onarım aracı olabileceğini kanıtlar nitelikte.

Pavyonun ana kahramanı olan Lantana camara, aslında 18. yüzyılda İngiliz sömürgeciler tarafından Hindistan'a getirilen ve bugün milyonlarca hektar ormanlık alanı "boğan" istilacı bir tür. Bu bitkiyi bir yapı malzemesine dönüştürmek, Lal’e göre mimariyi bir dekolonizasyon eylemi haline getiriyor. Protest bir duruş açıkçası...

İlkel Fütürizm

Londra merkezli TM Space stüdyosu tarafından tasarlanan yapı, "ilkel fütürizm" (primitive futurism) felsefesini takip ediyor. Mimarlar, yüksek teknolojili görsel betimleme (scripting) yazılımları kullanarak kurguladıkları karmaşık formu, sahadan elde edilen tamamen doğal biyomateryallerle inşa ettiler. Yapının spiral formu, Hindistan'ın antik kutsal koruluklarına ve oradaki mistik patikalara bir saygı duruşu niteliğinde. Ziyaretçi, geçirimli ve dokulu duvarların arasından merkeze doğru ilerlerken, mimari ve doğa arasındaki sınırların eridiği özgün bir yolculuğa çıkıyor.

Yaşayan Bir Strüktür Olarak Mimari

Pavyonun tavanında yer alan ve 40 yerli bitki türünden oluşan "mikro-habitat", yapıyı sadece bir sergileme alanı olmaktan çıkarıp yaşayan bir organizmaya dönüştürüyor. Tıbbi ve kültürel önemi olan bu bitkiler, pavyonun sergileme süresi dolduğunda kentsel bahçelere nakledilerek ekolojik döngüye geri kazandırılacak. Lantana dallarının sağladığı doğal havalandırma ve ışık oyunları, mekana hem mistik hem de sürdürülebilir bir karakter katıyor. Oldukça ilginç bir ekolojik proje.


Yorum yaz...

Teşekkür ederiz. Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Üzgünüm. Yorumunuz gönderilemedi. Lütfen tekrar deneyin.
  • (Yayınlanmayacak)