Terk Edilmiş Altyapının Dönüştürülmesi Mümkün Mü?

Nüshet Çamuşoğlu / nushet@ekoyapidergisi.org
2000'li yılların başında Manhattan'da terk edilmiş bir demir yolu hattı çürümeye yüz tutmuştu - yük trenlerinin şehrin içinden geçtiği zamanlardan kalma bir anı. Çoğu vatandaş için burası yıkılmaya mahkum bir yerdi. Ancak, birkaç vizyoner sakin bu ihmal edilmiş alanda bir fırsat gördü ve buranın toplum için kamusal bir yeşil alana dönüştürülmesini savundu. Projenin başarısı bir “High Line Etkisi” yarattı ve diğer Amerikan şehirlerine de modası geçmiş demir yolları, kara yolları ve sanayi bölgelerinde sivil altyapı çalışmaları yapmaları için ilham verdi.

Amerika Birleşik Devletleri genelinde şehirler terk edilmiş altyapıyı yeniden tasarlıyor ve canlandırıyor. Sahipsiz alanlar üzerine inşa edilen parklar ve toplumsal alanlar, mahallelerde ekonomik canlanmayı tetikleme potansiyeline sahiptir. New York'taki High Line, şehrin peyzajı içinde doğal yaşam alanlarını yeniden yaratmasıyla ünlüdür ve terk edilmiş altyapının bu şekilde kamusal bir alana dönüştürülmesinin en erken ve en yüksek profilli örneklerinden biridir.

Ancak High Line'ın muazzam popülaritesi, Chelsea ve Hell's Kitchen gibi çevredeki mahallelerde hızlı kentsel dönüşüm ve yerinden edilmeye de katkıda bulundu. Gayrimenkul değerlerinde patlama yaşanmış ve uzun süredir burada yaşayan pek çok kişi ve iş yeri yerinden edilmiştir. Bu durum ekonomik faydalar getirse de, etkiler mevcut toplumla eşit bir şekilde paylaşılmadı. Amerika Birleşik Devletleri genelinde, bu tür bir altyapısal yerinden edilme Siyah, Latin, Amerikan Yerlisi ve Asyalı mahalleleri orantısız bir şekilde harap etti. Altyapı yeniden kullanım projeleri ilerledikçe, marjinal grupların daha fazla zarar görmesini önlemek için eşitlik ön planda olmalıdır.

“High Line Etkisi”nden kaynaklansa da, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki pek çok proje atıl alanları eşitlik odaklı bir bakış açısıyla ele almaktadır:

The Underline - Miami, FL

High Line'dan esinlenen Miami, Metrorail sisteminin altındaki araziyi 10 millik doğrusal bir parka ve kentsel patikaya dönüştürmek için bir plan başlatıyor. The Underline olarak adlandırılan 120 dönümlük yeşil alan, 2026 yılında tamamlandığında kentin farklı mahallelerini birbirine bağlayan “sosyal ve sivil bir omurga” görevi görecek.

The Underline

The Underline'ın geliştiricileri, eşitlik ve toplum katılımını temel öncelikler haline getirerek çevre düzenlemesini, olanakları, sanat enstalasyonlarını ve programlamayı yerel toplulukların kimliklerini onurlandıracak şekilde tasarladı. Üç ayda bir yapılan toplantılar ve mahalle örgütleriyle kurulan ortaklıklar gibi sosyal yardım çabaları, tasarımın mahalle sakinlerinin seslerini yansıtmasını ve onların ihtiyaçları ve kültürleriyle ilgili alanlar yaratmasını sağlıyor. Underline ekibi, yeşil dönüşümün savunmasız nüfusları yerinden etme riskinin farkındadır, bu nedenle bölge boyunca uygun fiyatlı konutları korumak için arazi ortaklıkları gibi stratejileri araştırmaktadır.

Buffalo Bayou - Houston, TX

Houston'da Buffalo Bayou Partnership, uzun süredir bölünmüş olan toplulukları birbirine bağlamak için şehrin ana su yolu ile ilişkisini yeniden tasarlıyor. On yıllar boyunca Buffalo Bayou bir drenaj hendeği olarak değerlendirildi, betonla kaplandı ve tarihi Afro-Amerikan topluluğu Fifth Ward gibi mahalleler ile şehir merkezindeki daha zengin bölgeler arasında fiziksel bir engele dönüştü. Yeşil alanları ve yaya köprüleri sayesinde 58 milyon dolarlık Buffalo Bayou Parkı, çok ihtiyaç duyulan park alanı, yürüyüş ve bisiklet parkurları sağlarken bu bölgelerin yeniden bir araya gelmesine yardımcı oldu.

Buffalo Bayou

Proje, parkın yerel kültürleri ve ihtiyaçları yansıtmasını sağlamak için hedeflenen sosyal yardımları gerçekleştirerek ve bir topluluk danışma kurulu oluşturarak ırksal eşitlik merceği kullanmıştır. Yakındaki azınlık toplulukları için iş gücü eğitimi ve inşaat işi fırsatlarına öncelik vermiştir. Kentsel dönüşüm baskısı devam ederken, Buffalo Bayou planı uygun fiyatlı konutlar geliştirmeye, azınlıklara ait işletmeleri desteklemeye ve yetersiz hizmet alan mahalleleri yerinden etmek yerine iyileştirmek için altyapıyı geliştirmeye odaklanmıştır.

The Rail Park - Philadelphia, PA

İddialı bir şekilde planlanan 3 millik doğrusal “ Rail Park” ve rekreasyon yolu, bir zamanlar şehrin en çeşitli mahallelerinden bazılarına yük taşıyan terk edilmiş yükseltilmiş demir yolu hatlarının üzerine inşa ediliyor. Rail Park tamamlandığında, Chinatown ve Callowhill gibi viyadüğün devasa varlığıyla tarihsel olarak bölünmüş olan toplulukları fiziksel olarak birbirine bağlayacak.

The Rail Park

İlk aşama, yerel kültürleri kutlama, endüstriyel niteliği koruma ve toplanma ve kamusal programlama için esnek alanlar sağlama ilkeleri etrafında tasarımı şekillendiren kapsamlı bir topluluk katılım sürecinin ardından 2018 yılında açıldı. Kar amacı gütmeyen Friends of the Rail Park'taki proje liderleri, uygun fiyatlı konut stokunu korumak için bir topluluk arazi fonuna katkıda bulunmak gibi stratejilerle kentsel dönüşüm ve yerinden edilme baskılarına karşı koymak için yoğun çaba sarf etti. Ayrıca, uzun süredir bölgede yaşayanların ve işletmelerin Rail Park'ın teşvik ettiği mahallenin yeniden canlandırılmasından adil bir şekilde yararlanmasını sağlamak için “değer elde etme” politikalarını araştırıyorlar.

11th Street Bridge Park - Washington, DC

Washington DC'deki “11th Street Bridge Park”, yerinden edilmeyi en başından önlemeye yönelik stratejiler geliştirmek için bir model oluşturuyor. Planlanan park, eski bir otoyol köprüsünü, Capitol Hill ve Anacostia'nın çeşitli mahallelerini birbirine bağlayan bahçeler, gösteri mekanları ve rekreasyon alanlarıyla yükseltilmiş bir kamusal alana dönüştürecek.

11th Street Bridge Park

Parkın geliştiricileri, 60 milyon dolarlık projenin mevcut sakinlere fayda sağlaması için en başından itibaren toplum katılımına ve “eşitlikçi bir kalkınma planına” öncelik verdi. Bu plan, mülk edinmek ve uygun fiyatlı konut birimlerini korumak için bir topluluk arazi ortaklığının yanı sıra iş eğitimi, küçük işletme desteği ve gençlik programları sağlamak için yerel kar amacı gütmeyen gruplarla ortaklıkları da içeriyor. İnşaat planlarında uygun fiyatlı konutların korunması, yerel istihdam ve müteahhitlik eşitliği için kesin hedefler bulunmaktadır. Proje, kamuya açık sanat eserleri, tarihi sergiler ve etkinlikler aracılığıyla bölgenin zengin kültürel mirasını kutlamak için toplum odaklı bir süreci kolaylaştırmıştır. Başından itibaren eşitliği merkeze alan 11th Street Bridge Park, parktan faydalanması gereken insanları yerlerinden etmeden gerçek bir sivil yaşam alanı yaratmayı amaçlıyor.

Eşitlik İçin Tasarlamak

Gerçek bir toplum katılımı ile yapıldığında, atıl altyapının kamusal alanlara dönüştürülmesi ekonomik ve sosyal adaletsizliklerin onarılması için bir fırsat olabilir. Bu altyapı yeniden kullanım projelerinde yer alan kuruluşlar, en erken planlama aşamalarından inşaat ve işletmeye kadar eşitliğe öncelik vermek ve toplum ihtiyaçlarını ilk sıraya koymak zorundadır. Bu da onlarca yıllık yatırımsızlık, ayrımcı politikalar ve yerinden edilmenin yol açtığı zararlarla hesaplaşmayı gerektirmektedir. Kamusal alan planlamacıları, bu tarihi anlayarak ve etkilenen toplulukların seslerini merkeze alarak, kaynakları bilinçli bir şekilde yönlendirebilir ve gerçek anlamda sivil bağlayıcılar olan alanlar yaratabilir.

Eşitliğin sağlanması, net hedefler ve ölçülebilir sonuçlarla yönlendirilen bilinçli bir süreç olmalıdır. Kamusal alan kuruluşları istihdam ve ekonomik fırsat, uygun fiyatlı konut, mahalle bağlantısı, sağlık ve refah, kültürel koruma ve demografik çeşitlilik ile bağlantılı ölçütler oluşturmalıdır.


Yorum yaz...

Teşekkür ederiz. Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Üzgünüm. Yorumunuz gönderilemedi. Lütfen tekrar deneyin.
  • (Yayınlanmayacak)