Mimarlıkta Öze mi Dönüyoruz?
Betonun soğuk kusursuzluğundan sıkılan modern mimari, çareyi yine ayağının altındaki kadim hazinede buldu sanki. 2026, toprağın en asil yapı malzemesi olduğunu hatırladığımız bir milat olabilir mi?
Betonun soğuk kusursuzluğundan sıkılan modern mimari, çareyi yine ayağının altındaki kadim hazinede buldu sanki. 2026, toprağın en asil yapı malzemesi olduğunu hatırladığımız bir milat olabilir mi?
Günümüzde mimarlık, sensörler, biyomalzemeler ve yapay zekâ destekli sistemlerle; çevresini algılayan, kullanıcıyla etkileşime giren ve kendi performansını izleyebilen bir organizmaya dönüşüyor.
2026 yılında, şantiyeler artık sadece toz ve gürültü merkezi değil; biyolojinin, yapay zekânın ve dairesel ekonominin flört ettiği birer inovasyon üssü. Peki ya mevsimsel trendler neler?
Doğru radyatör, yalnızca evi ısıtmaz; enerji tüketimini dengeler, yaşam konforunu da belirler. Uzmanlara göre seçim aşamasında gözden kaçan detaylar faturaya doğrudan yansıyor.
Kentleri serinletmesi beklenen yeşil alanlar, her iklimde aynı etkiyi yaratmıyor. Yeni bulgular a göre kent planlamasında asıl belirleyici, yeşilin miktarından çok türü, konumu ve iklimle kurduğu ilişki...
Akıllı termostatlardan çok önce, Elizabeth dönemi İngiltere’sinde mimarlık zaten “sıcak tutma” işini çözmüştü. BBC Future’ın dikkat çeken araştırmasını sizler için derledik...
Biyofilik tasarım, dekorasyondan sistem tasarımına doğru yön değiştiriyor; mimarlık, doğayı bir referans değil, işleyen bir model olarak ele almaya başlıyor.
Bazı mekânlar vardır; yalnızca bir yere gitmiş olmazsınız, başka bir iklime geçersiniz. Swissôtel Chalet, İstanbul’un merkezinde, kışı bir dekor değil bir mekânsal deneyim olarak kurgulayan nadir örneklerden biri.
Yapay zekâ destekli tasarım ve bina yönetimi çözümleri, doğru kurgulandığında binalarda enerji tüketimini yüzde 40’a varan oranlarda azaltma potansiyeli sunuyor.
Sürdürülebilirlik ve insani mimarlık dendiğinde akla gelen ilk isimlerden Shigeru Ban, bu yıl American Institute of Architects’in (AIA) Altın Madalya’sına uzandı.
Dünyada sürdürülebilir mimarlık büyük laflarla değil, doğru detaylarla ilerliyor. Çatı altı, drenaj ve taşıyıcı katmanlarda yapılan malzeme seçimi, yapıların geleceğini sessizce belirliyor...
ProjedeFırsat verilerine göre 2025’in ikinci yarısında yatırım amaçlı konut aramaları yüzde 27 azalırken, oturum odaklı talepler yüzde 34 yükseldi.
Carsten Höller’in pembe aynalı atlıkarıncası, mimarlığın her zaman “daha büyük, daha hızlı” olmak zorunda olmadığını hatırlatıyor; sanki bazen tek yapması gereken şey, bizi yavaşlatmak.
Katar Dışişleri Bakanlığı’nın Doha Körfezi kıyısında konumlanan yeni genel merkezi, Frida Escobedo imzasını taşıyor.
Paris merkezli Zbeul Studio, zanaati geçmişe ait bir referans olmaktan çıkarıp, çağdaş tasarım ve mimarlık tartışmalarının içine taşırken, sürdürülebilirliği malzemeyle kurulan ilişki üzerinden yeniden tanımlıyor.
İşin doğrusu ben bir mimar değil editörüm. Ama 2025’in en berbat mimari projesi hakkında da fikir beyan edebilirim ve bence yılın en kötüsü hiç şüphesiz ki Mısır’daki Iconic Tower’dı…
Mimarlık dünyasında açık kaynak yazılımlar artık “alternatif” değil, ciddi bir seçenek. Üstelik ücretsiz olmaları, yaratıcılığın önünde engel de olmuyor.
İklim değişikliğiyle birlikte artan düzensiz yağışlar, akıllı bina tasarımında yeni bir eşiği işaret ediyor. Akıl yüklü karbon fiber yüzeyler, yağmur damlalarını elektriğe dönüştürüyor.